Özellikle çocukların 5 yaşında okula gönderilmesi fikrini kabul etmeyen anneler, ortak mektuba attıkları imzayı Meclis’e ulaştırdı. 15 bine yakın imzanın atıldığı mektupta, yeni eğitim sisteminin sakıncalarına yer verildi.
‘İstemiyorum’...
Ağırlıklı olarak annelerin imza attığı “İstemiyorum” başlıklı mektup şöyle:
“Henüz 10 dakika yerinde duramayan çocuğumun, 40 dakika sırada oturmaya mecbur bırakılmasını istemiyorum. Kişisel ihtiyaçlarını beceremediğinde çocuğumun, kendine olan güveninin sarsılmasını-değersizleştirilmesini istemiyorum. Sosyal olgunluğunu tamamlamamış 5 yaşındaki çocuğumun, tek başına servisten inip eve girmesini istemiyorum. Çocuğumun, yıllık eğitim programını yetiştirmek zorunda olan sınıf öğretmeninin zorlamalarına maruz kalmasını istemiyorum. 5 yaşındaki çocuğumun kocaman bilinmez bir alanda yalnız kalmasını istemiyorum. 5 yaşındaki çocuğumun 12-13 yaşındaki abileri ve ablaları ile aynı alanda risklere açık olmasını istemiyorum. 7 yaşındaki çocuğun bile 1. sınıfta okumakta zorlandığını duyarken, 5 yaşındaki çocuğumun okula başlamasını istemiyorum. Çocuğumun bu baskılar altında psikolog ve çocuk psikiyatrları ile tanışmasını istemiyorum. Bana göre sosyal uyum, akademik olgunluk açısından, çocuklarımız ancak 6 yaşında anasınıfına başlayabilir. Okuma-yazma öğrenmek için en ideal yaşın 7 olduğu dikkate alınırsa, fırsat eşitliği açısından çocuklarımızın 6 yaşını doldurmadan ilköğretime başlamasını istemiyorum. Bütün bunlardan çıkan sonucun; ‘taşın sert, çimenin yeşil, suyun ıslak’ olduğunu inkâr etmekten başka bir şey olmadığını düşünüyorum. 60-72 ay okulöncesi okuma yazma hazırlık becerileri için anasınıfı, ilköğretime başlamak için akademik olgunluk yaşı 72 ay kalsın istiyorum.”
Annelerden mektup
Yazarın Son Yazıları
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın önleyici tedbir için yayımladığı genelge çözümden çok uzak.
Ankara Mamak Belediyesi'nin hazırladığı Ailenizin Başucu Rehberi'nden ilginç evlilik tespitleri...
Yaşamını yitiren sivillerin sayısı her geçen yıl artıyor. Türkiye son 22 yılda 98 masum yurttaşını teröre kurban verdi.
Sığınmaevinde kalan şiddet mağduru kadınlar, bayramı buruk karşılayacak. Mağdur kadınlar Cumhuriyet'e konuştu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca hazırlanıp 20 Mart'ta yaşama geçirilen kadını şiddetten koruyacak yasanın eksiklerle uygulandığı ortaya çıktı.
Şiddet gören kadın, başvurusu kapsamında ilk önce sığınmaevi yerine bulunduğu ildeki ŞÖNİM'e yönlendirilecek. Mağdur kadınların özellikle yakınları tarafından tanınmasının önüne geçilecek.