Tuncay Mollaveisoğlu

Bahçeli savunuyor, Erdoğan susuyor...

26 Mayıs 2021 Çarşamba

Katıldığı TV programında bir kez daha istifa etmeyeceğini söyledi...

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarının hedefindeki isim İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendisi ile ilgili “tasarrufu” Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bıraktı...

Oysa daha bir yıl önce, nisan ayında, sokağa çıkma yasağını erken açıklayarak paniğe neden olduğu için Erdoğan’dan affını istemişti!

Hatırlayın;

Soylu’nun sürpriz istifası sosyal medya ve sokaklarda kendisine verilen büyük desteği ortaya çıkarmış, Erdoğan uzun bir sessizliğin ardından Soylu’nun istifasını kabul etmemişti...

O dönemde yazdım; Erdoğan, Soylu’nun bu “fevri” hareketini bir kenara not etmiştir diye...

*

Bugün, Sedat Peker, İçişleri Bakanı’nı çok ağır iddialarla suçluyor. 

Herkes konuşuyor, Erdoğan susuyor...

Soylu’ya AKP’den daha çok Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin, Devlet Bahçeli’nin sahip çıkışını izliyoruz. 

Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu’nun AKP içinde çok güçlendiği, Soylu’ya gelecekteki “başkan” adayı olarak bakıldığı ve bu isimlerin Bahçeli’ye yakınlığı sır değil...

Erdoğan’ın suskunluğunun bir nedeni; Peker’in iddiaları karşısında Ağar-Soylu-Bahçeli dayanışmasının ciddi yara alıyor olması olabilir...

Peker konuştukça ve Soylu iddialara yanıt vermek yerine gazeteleri, gazetecileri, siyasetçileri suçladıkça “başkanlık” hayali de suya düşüyor. 

Erdoğan’ın suskunluğunun bir başka nedeni ise Peker’in söylemedikleri karşısında duyulan endişe olabilir...

Peker, AKP iktidarı lehine milletvekili dövdürmekten korku iklimi yaratmaya, gazete basmaya kadar bir dizi suç işlediğini itiraf ediyor. 

İddia ve ifşalarının nereye uzanacağı, hangi partiden olursa olsun kimleri hedef alacağı kestirilemiyor...

Sistematik şekilde çıtayı yükselten Peker, Saray’ın surlarına da dayanacak mı? 

Öyle ya, Erdoğan’a en yakın isimlerden, Erdoğan’ın sözünü ikiletmeyen Binali Yıldırım’ın oğlunu ifşa etmesi, uyuşturucu ticaretinde Erkan Yıldırım’ın kilit rol aldığını iddia etmesi çemberin en tepelere doğru daraldığının işareti...

Peker duracak mı? Nerede duracak? 

Söylediklerinden çok söylemediklerini merak ediyorum diye yazmıştım. Buzdağının altını... 

Eski İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı dün “Peker bildiklerinin yüzde 10’unu anlatıyor” dedi. 

*

Bahçeli, Soylu’ya sahip çıkarken Erdoğan neden susuyor? 

Bu soru aslında hem AKP’de hem de Cumhur İttifakı’nın içinde kaynayan kazanın işaret fişeğidir...

PEKER’İN İDDİALARI SARRAF DAVASINA DÖNER Mİ?

Peker, Kolombiya’da 4.9 ton kokainin yakalanması sonucu uyuşturucu hattının Venezüella’ya kaydığını ve eski Başbakan Binali Yıldırım’ın, 21 yaşında armatör olan oğlunun bu trafiği yönetmek için Venezüella’ya gittiğini söyledi.

Yıldırım, oğlunun bu ülkeye yaptığı yolculuğu doğruladı, ancak uyuşturucu iddialarını reddederek Erkan Yıldırım’ın maske ve test kiti götürdüğünü ileri sürdü. 

Sedat Peker’in iddiaları ile ilgili; doğrudur, yanlıştır denilemez... Ancak bu ciddiyetteki iddialar titizlikle soruşturulmalıdır.  

Peki, savcılar “görmezden gelmeye” devam ederlerse ne olur?

Pazartesi akşamları TELE 1 TV’de yayımlanan Anında Manşet programında CHP’li eski vekil, avukat Haluk Pekşen söyledi:

“Peker’in iddiaları ile ilgili sağlıklı bir soruşturma yapılmaz ise uyuşturucu trafiği nedeniyle bu iddialar ve söz konusu kişiler, uluslararası yargılamanın konusu haline gelirler.” 

Yani Peker’in iddiaları, Sarraf davası gibi bir sürece evrilebilir... Peker’in yolculuğu da Sarraf’ın yolculuğuna dönüşebilir... 

Sarraf’ı koruma altına alanlar, Peker’i de aynı çatının altına alabilir...

Haluk Pekşen, “Türkiye’nin taraf olduğu GRECO sözleşmesi yani Avrupa yolsuzlukla mücadele suç sözleşmesi her an önümüze konulabilir. Ağır bedeller ödeyebiliriz... Yurtdışındaki paralara el koymak dahil adı geçen kişiler uluslararası suçlamalara maruz kalabilir ve süreç Türkiye’nin kontrolünden çıkabilir” diyor... 

*

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu... Cumhuriyet gazetesi adını Atatürk’ten alan, kökleri Kuvayı Milliye’ye dayanan, yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en saygın gazeteleri arasındadır. 

97 yıldır basın özgürlüğünün, halkın haber alma hakkının bayraktarıdır. 

Türkiye’nin aydınlanması için şehitler vermiştir. 

Bu gazetenin tarihsel derinliği, konumu, saygınlığı, demokrasi ve aydınlanma mücadelesi, sizden de iktidarınızdan da büyüktür. 

97 yıllık birikimi, eşsiz değerdeki Cumhuriyet markasını bizim de eleştirdiğimiz bir yönetimin birkaç manşeti ile karalamaya gücünüz yetmez. Cumhuriyet okurları her şeyin farkında...

97 yılda ne iktidarlar, hırsın gözünü kararttığı ne siyasetçiler gelip geçti. 

Bugüne kadar olduğu gibi Cumhuriyet bundan sonra da korkmadan, yılmadan yoluna devam edecektir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları