Tuncay Mollaveisoğlu

Sarraf meselesi: 800 milyon dolar rüşveti hangi siyasiler aldı?

23 Eylül 2020 Çarşamba

Özetleyeyim:

İran’a yönelik ABD ambargosunu delmek “bahanesi” ile, içinde İranlı ve Türk üst düzey siyasetçi ve yöneticilerin yer aldığı bir ağ kuruluyor. Rıza Sarraf bu ağı yönetiyor.

Bahane” diyorum çünkü, sözde ABD karşıtlığı ve sözde milli duygular üzerine bir rüşvet çarkıydı ortalığa saçılan... “ABD’ye karşı İran’a destek verdik” diyenler; milyonlarca dolar rüşvet iddialarının da tam merkezindeydiler.   

Hatırlayın, 

Takke düşüp kel göründüğünde” AKP’li 4 bakan istifa ederken “Milli meseleler, ulusal çıkarlar, İran’a destek olmayalım mı?..” gibi sözler gevelemişlerdi... 

O bakanlar Yüce Divan’da aklanmadılar. TBMM’de AKP’nin oyları ile Yüce Divan’dan kurtarıldılar. 

*

Görüntüleri, belgeleri, itirafları ve tapeleri ile aylarca konuşulmuştu... Soruşturma raporuna göre, Rıza Sarraf aralarında AKP’li bakanların da olduğu geniş bir zinciri kontrol etmiş ve kirli operasyonun parçası, uygulayıcısı haline getirmişti.  

Dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler telefonda, “Sen rahat ol Rıza, gerekirse ben senin önüne yatarım” diyordu...

*

ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’nın (FinCEN) uluslararası kara para aklama trafiğinin belgeleri basına yansıyınca Sarraf yeniden gündeme geldi. 

Sarraf’ın kuryeliğini yapan Adem Karahan eşzamanlı olarak ABD basınına önemli itiraflar yaptı. Karahan, Sarraf’ın kendisine “Korkacak bir şey yok, Türk hükümeti de bu işin içinde” dediğini öne sürdü.

İlk tespitlere göre Sarraf, 20 milyar dolarlık bir para trafiğini kontrol etti. Kurye Karahan’ın açıklamasına göre Sarraf bu işten yüzde 8 komisyon alıyor ve yarısını Türk hükümetindeki etkili isimlere veriyordu. 

Yani Karahan’a göre yaklaşık 1 milyar dolarlık bir rüşvet hükümet yetkililerine dağıtılmıştı...

Peki, Sarraf kuryesine, “Hükümet de bu işin içinde, rahat ol”  derken doğruyu mu söylüyordu?

Şöyle düşünelim: 

- Kuryeler üzerinden 30 kiloluk çantalarla yüzlerce kez seyahat edilerek altın taşındı. 

- Bu trafikte zaman zaman altınlar ve paralar havaalanında ortalığa saçıldı, haber konusu oldu.

- Bizzat devletin bankası kullanılarak şüpheli işlemlere aracılık edildi.

- Sarraf’ın AKP’li bakanlar ve üst düzey bürokratlarla olan sıra dışı ilişkileri herkesin bildiği bir sırdı...

Sarraf, ABD mahkemesi ile anlaşıp itiraflarda bulunarak Türkiye’de nasıl korunduğunu anlattı.

Ayakkabı kutularından taşan, elbise kılıflarında taşınan dolarlardan söz etmiyorum bile...

Devleti yönetenlerin güçlü bir desteği olmadan bu trafiğin işlemesi mümkün mü?

*

İran’a destek veriyoruz, ABD ambargosunu kırıyoruz” sloganlarının altında olağanüstü bir para trafiği...

Girdabın ortasındaki isimlerin, itiraf ve iddiaları...

*

Peki, Türkiye ne yaptı? 

Bakanların ve çocuklarının adının karıştığı yolsuzluk ve rüşvet çarkı soruşturması kapatıldı. Operasyonu yapan savcılar ve Emniyet’teki isimler FETÖ bağlantıları nedeni ile meslekten atıldılar, tutuklandılar. 

Bu operasyonda yer alan isimler FETÖ’cü olabilir, yargı buna hükmetti... Peki, ortalığa saçılan ve ülke sınırlarını aşan bu vahim iddialar ne olacak?

ABD’deki Mali Suçları Araştırma Ağı’nın Türkiye’deki karşılığı MASAK... 

MASAK, Sarraf’ın kuryesi Adem Karahan’ın açıklamalarını duymazdan mı gelecek? 

*

Bakanlar Yüce Divan’dan kaçırıldı, soruşturma derinleşmeden kapatıldı, rüşvet çarkında adı geçen “bakara makara”cı bakan, büyükelçilikle ödüllendirildi. 

Türkiye, toplumun vicdanında aklanmayan bu sürecin üzerine toprak attı. Ancak dosyada adı geçen onlarca isim hâlâ ABD’ye giremiyor ve Beyaz Saray skandalın üzerini kapatmıyor. 

Şimdi en sır kurumlardan biri olan FinCEN’den nasıl olduysa bilgi ve belgeler sızdı... Trump’ın yeni bir pazarlığı mı? Göreceğiz.   


Yazarın Son Yazıları