Sinsi saldırı: Bezdiri (mobbing)
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Sinsi saldırı: Bezdiri (mobbing)

12.01.2025 12:36
Güncellenme:
Takip Et:

İnsan yürümeye, konuşmaya, düşünmeye başladıktan az sonra üretmeye, kendini geliştirmeye ve ne yazık ki doğaya ve hemcinslerine saldırmaya başladı. Saldırganlık biyolojik yapısının ve hayatta kalma mücadelesinin bir parçasıydı. İnsanın saldırganlığı iki temel şekilde çıkar ortaya. Birincisi fiziksel veya sözel saldırganlık şeklindeki açık saldırganlıktır. Diğeri ise üstü kapalı sinsi bir saldırganlıktır. Bu sinsi saldırganlığa yabancı dillerde “mobbing” deniyor. Türkçemizde ise bu saldırganlık türü sıklıkla “duygusal taciz” veya “yıldırma” olarak adlandırılıyor. TDK’nin önerisi uyarınca mobbinge “bezdiri” demeyi tercih ediyorum.

Bezdiride görünür bir saldırganlık yokken bir kişinin veya grubun birtakım sinsi davranışlarla mağduru canından bezdirmesi söz konusudur. Bezdiren grubun neler yaptığına ilişkin birkaç örnek:

BEZDİRİ NASIL YAPILIR?  

İşyerlerinde, okullarda, büyük ailelerde bir veya birkaç kişi çoğunlukla bir kişiyi sessizce dışlamaya, yok saymaya başlar, örneğin selam vermezler. Bu örtülü saldırganlık giderek dozunu artırır, sonuçta fiziksel saldırganlığa veya işten atmaya dönüşebilir.* 

Bezdiriye uğrayan kişi bulunduğu grupta başlangıçta aleyhine bir atmosferin belli belirsiz şekilde oluşmaya başladığını hisseder. Grubu ona soğuk davranmaktadır, bir odaya girdiğinde ani suskunluk olur, aleyhimde mi konuşuyorlardı diye düşünmeye başlar. İşiyle ilgili bilgi akışında kesintiler olur, bazen nasıl olursa bütün grup onu bir toplantıya çağırmayı unutur. Kendisine görev tanımı dışında basit işler verilir, statüsü ondan düşük birisini onu denetlemekle görevlendirirler. Kimini binanın uygun olmayan bir yerinde kartondan, kontrplaktan derme çatma bir oda yapıp yerleştirirler. Konuştuklarında sıklıkla sözleri kesilir, söyledikleri eleştirilir, alay konusu yapılırlar.

Bezdiri türlerinden birisi taciz telefonlarıdır. Özellikle arayan numaranın gözükmediği dönemde mağdurun telefonu defalarca çalardı, açtığında konuşan olmazdı, sadece hışırtı duyulurdu. Bunu bir konferansımda söylediğimde bir çalışan, “Hocam bizde bir de telefonun içine üflerler” demişti.

Bezdirinin dozu artığında fiziksel saldırılar çıkar ortaya. Koridorlarda omuz atmalar, odasına girip masasının üzerindekileri yere atmalar, hatta cinsel tacizler olur.  

Bezdiri zorbalıktan farklı olarak açıkça görünmeyen, iletişim atmosferini kirleten sinsi bir şeydir. Mağdur kendisini bezdirenlere gidip “Bana bezdiri uyguluyorsunuz” derse, bezdiren grup, “Yok öyle bir şey, nereden çıkardın, sen alıngan oldun” der. 

BEZDİRİ KİME UYGULANIR?

Araştırmalara göre işyerlerinde mavi yakalı çalışanlar arasında kavga olabilir ancak bezdiri olmaz. Bezdiri beyaz yakalılar arasında ortaya çıkar. Bezdiriye uğrayan kişilerin ortak özellikleri, zeki, iyi eğitim almış ve kibar olmalarıdır. Büyük bir ihtimalle çevreleri onların yükselmelerini önlemek için yol yakınken önlerini kesmeye çalışmaktadır.

ZOR ELAMAN

Bezdiri kurbanları kendilerine yapılanlar karşısında sinirli davranışlar ortaya koyarlar. Bezdirenler ise onların bu tavrına bakıp idaresi zor elaman oldukları sonucunu çıkarırlar. Oysa bu elaman işe girdiğinde zorluk sergilemiyordu, işe girdikten aylar sonra kendisine yapılanlardan huzursuzluk duymaya başladığında “zor elaman” tablosu sergilemeye başlamıştı. Bezdiren grup bu gerçeği dikkate almaz. Dilimize de çevrilmiş “Zor Elemanın Yönetimi” adlı bir kitap var. Aslında zor elaman yoktur, zorlaştırılmış elaman vardır.

Bu zor elamanlar bazen öylesine baskıya maruz kalırlar ki aşırı davranışlar sergilemeye başlarlar ve adları deliye çıkar. Aslında bu kişilerin ruh sağlıkları bozuk değildir. Ruh sağlıkları saldırgan grup tarafından bozulmuştur.   

Bazen aileler bir psikoloğa veya psikiyatriste gittiklerinde içlerinden birisinin evin delisi, çılgını olduğunu ima ederler. Uzmanlar, perde arkasındaki kişilerin o kişiyi çıldırttıklarını düşünmelidirler. 

OKULLARDA BEZDİRİ

Bezdiri okullarda da görülür. Bu bezdiri okul zorbalığından farklıdır, sinsice bir duygusal abluka söz konusudur. Çok güzel bazı okullarımızda bir öğrencinin dışlanmasına “Soyuta çekmek, soyuta atmak” denir. Bazen bütün bir okul o öğrenciyi görmemezlikten gelir, göz teması kurmazlar, okulda adeta yok ilan ederler. Bu çok acı verici bir durumdur. Soyuta atılmış öğrenci bankta tek başına otururken bir okul arkadaşı gelip “Bu bank boş” diyerek onun kucağına oturur. Mağdur kavga ettiğinde okul idaresi “Yine mi sen?” diye onu suçlar.

Birçok kitapta kimi az kimi yoğun düzeydeki bezdiriler dile getirilir. Örneğin Bob Rosner’ın “İşyeri Gazileri” ve Esra Akyol İnce’nin bize bize anlatan “İş Dünyasında Dönen Filmler” adlı kitapları. 

Haftaya bezdiri ile nasıl başa çıkılabileceğini anlatmaya çalışacağım. 

__________________

* Davenport, N., Schwartz, R. D., Elliott, G. P. (2003). Mobbing: İşyerinde Duygusal Taciz. İstanbul: Sistem Yayıncılık.

Yazarın Son Yazıları

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026
Dahili ve harici bedhahlar

Dahili ve harici bedhahlar

Devamını Oku
24.05.2026
Düşmana saygı insana saygıdır

Düşmana saygı insana saygıdır

Devamını Oku
17.05.2026
Kızılderili nikâhı

Bir süre önce eşimle birlikte Siyu (Sioux) Kabilesi’ne ait bir nikâh töreninde bulunmuştuk. Nikâhı bu kabileye mensup Şaya Hanım kıymıştı. Törenden sonra Şaya Hanım, “Size teşekkür ediyorum” dedi. Neden teşekkür ettiğini sorduk, “Genellikle Kızılderili olmayanlar bizim nikâhlarımızı izlerken bıyık altından gülüyorlar, siz gülmediniz, ciddiye aldınız” dedi.

Devamını Oku
10.05.2026
Pers ve İran kültürü

Birinden mi duydum, ben mi söyledim hatırlamıyorum fakat 2011 yılında aldığım “İran Tarihi” adlı kitabın kenarına “İran’ı işgal edebilirsiniz ancak ona sahip olamazsınız” yazmışım. Çünkü İran’ın edebiyatı ve sineması güçlüdür. Edebiyatları, müzikleri, sinemaları güçlü olan ülkeler bir dönem içeriden veya dışarıdan sıkıntı yaşasalar bile sonuçta suyun üstünde, tarihin içinde hayatta kalmayı başarırlar.

Devamını Oku
03.05.2026
23 Nisan çocukları

23 Nisan çocukları

Devamını Oku
26.04.2026