Dahili ve harici bedhahlar
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Dahili ve harici bedhahlar

24.05.2026 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bizim kuşak bedhah kelimesiyle Atatürk’ün Nutuk’unda tanıştı. ‘Bedhah’ kötü niyetli insan demektir. Atatürk Gençliğe Hitabesinde dahili ve harici bedhahlarımızdan söz etmişti. Onun sağlığında ne dahili ne de harici bedhahlarımız Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar verebildi. Ona Sevr’i kabul ettiremediler, demir yolları, fabrikalar yaptırmasına engel olamadılar, uçak fabrikalarımızı kapattıramadılar. Ancak o fiziksel varlığıyla aramızdan ayrıldıktan sonra dahili ve harici bedhahlarımız ülkemiz üzerindeki olumsuz amaçlarında başarıya ulaşabildiler. Birkaç tanesine bakalım.

KÖY ENSTİTÜLERİMİZ

Köy Enstitüleri gerek ülkemiz gerek dünyamız için büyük bir buluştu. Bu enstitülerde öğrencilere okul yapmak, duvar örmek, kapı, pencere yapmak öğretildi. Ayrıca kız öğrencilere ebelik öğretildi. Eğer Köy Enstitüleri 1990’lı yıllara kadar kapatılmasaydı ülkemizdeki tarım ve hayvancılık çok daha iyi durumda olurdu, kadın cinayetleri böylesine artmazdı. Dünyanın en ileri ülkeleri arasında yer alırdık. Köy enstitülerini kim kapattırdı? Dahili ve harici bedhahlarımız kapattırdı.

UÇAK FABRİKALARIMIZ

Atatürk’ün sağlığında Kayseri’de ve İstanbul’da uçak fabrikalarımız vardı. Dünyanın uçak yapan ilk dört ülkesinden biriydik. 16 farklı tür uçak yapıyorduk. Dünyada ilk yolcu uçağını yapmıştık. 1950’lerde harici bedhahlarımız uçak fabrikalarımızı kapatmamızı söylediler. Dahili bedhahlar da kapattılar. (Uçak fabrikalarımızı her kim kapattıysa o vatan hainidir.) Eğer uçak fabrikalarımızı kapatmasaydık bugün dünyada çok daha farklı bir yerde olurduk.

ZEYTİNYAĞI, TEREYAĞI VE BASMA YASAĞI

1950’lerde İspanya bizden delice ağacından yapılmış odun kömürü istedi. Deliceleri kestik, kömür yaptık. Oysa deliceler aşılanıp zeytin ağacına dönüştürülürdü. Türkiye’deki bir büyük elçi deliceleri kesmenin yanlış olduğu konusunda yetkilileri uyardı ancak alıcı iyi para verdiği için bu uyarıyı ciddiye almadık. Böylece zeytin ağacı kıyımı o günlerde başlamış oldu. Dahili ve harici bedhahlar iş başındaydı.

Köy Enstitüleri kapatılınca, tarım hayvancılık bitince köyden kente göç başladı. Başlangıçta yöneticiler için sorun yoktu ancak gecekondular çoğalınca bu göçü tersine çevirmek amacıyla 1990’lı yıllarda bir arabeskçiye şarkı ısmarladılar. Şarkı “Haydi gel köyümüze geri dönelim, Fadime’nin düğününde halay çekelim” şeklindeydi. Kimse bu şarkıyı dinleyip köyüne dönmedi, Fadimelerin düğünleri gecekondu semtlerindeki düğün salonlarında yapıldı.

Benzeri mantıkla bir dönemde “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” şeklinde şarkı sürüldü piyasaya. Amaç zeytinyağının itibarını düşürmek ve Atatürk’ün açtığı basma fabrikasını köylü işi diye küçümsemekti. Cemil İpekçi güzellik kraliçelerimize basmadan fistan dikti. Bu, bedhahlara en güzel cevaptı.

1960’lı yıllarda ülkemizde dahili bedhahlar tarafından tereyağının çok zararlı olduğu yolunda kampanya başlatıldı. Ne tesadüf (!) hemen arkasından ülkemize margarinler girdi.

DEMİRYOLU YASAĞI

Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal, “Niçin demiryolu yapalım, biz komünist miyiz?” demişti. Rusya’daki Trans Sibirya Demir Yolu’nu kastediyordu. Bu benzetmede bir yanıltma vardı, demir yollarıyla örülü olan İngiltere veya Almanya komünist miydi? Değildi. Bu görüş doğrultusunda karayoluna, arabaya, lastiğe benzine yüklendik, uzun süre demir yollarımızı ihmal ettik.

LÖSEV

Lösemili çocukların tedavisinde bazı ülkeler yüzde 92 başarıyı yakalarken LÖSEV’in başarısı yüzde 94’tür. Üstelik LÖSEV tedavi sürecinde çocuğun ailesinden tek kuruş almamaktadır. Çocuk iyileşip evine döndükten sonra bağışıklık sistemi için bir yıla yakın süre kargoyla yiyecek takviyesinde bulunmaktadır.

Annem ve babam birer Cumhuriyet aydınıydılar fakat Köy Enstitüleri’nin, uçak fabrikamızın kapatılmasına, delicelerimizin kesilmesine engel olamadılar. LÖSEV vatandaşların bağışlarıyla ayakta durmaktadır. Diğer Cumhuriyet mucizelerinin ayakta kalmasını sağlayamadık ancak bugün LÖSEV’in ayakta kalmasını ve güçlenmesini hep birlikte sağlayabiliriz. Bir LÖSEV kuruluşu olan Lösante Hastanesi 400 yatak kapasitesine sahiptir ancak ilgili bakanlık sadece 200 yatak için ruhsat vermektedir. Oysa LÖSEV ve Lösante 400 yatağı hak etmektedir. Yapılan denetlemelerde 100 üzerinden 100’e yakın puan almıştır.

Yazarın Son Yazıları

Dahili ve harici bedhahlar

Dahili ve harici bedhahlar

Devamını Oku
24.05.2026
Düşmana saygı insana saygıdır

Düşmana saygı insana saygıdır

Devamını Oku
17.05.2026
Kızılderili nikâhı

Bir süre önce eşimle birlikte Siyu (Sioux) Kabilesi’ne ait bir nikâh töreninde bulunmuştuk. Nikâhı bu kabileye mensup Şaya Hanım kıymıştı. Törenden sonra Şaya Hanım, “Size teşekkür ediyorum” dedi. Neden teşekkür ettiğini sorduk, “Genellikle Kızılderili olmayanlar bizim nikâhlarımızı izlerken bıyık altından gülüyorlar, siz gülmediniz, ciddiye aldınız” dedi.

Devamını Oku
10.05.2026
Pers ve İran kültürü

Birinden mi duydum, ben mi söyledim hatırlamıyorum fakat 2011 yılında aldığım “İran Tarihi” adlı kitabın kenarına “İran’ı işgal edebilirsiniz ancak ona sahip olamazsınız” yazmışım. Çünkü İran’ın edebiyatı ve sineması güçlüdür. Edebiyatları, müzikleri, sinemaları güçlü olan ülkeler bir dönem içeriden veya dışarıdan sıkıntı yaşasalar bile sonuçta suyun üstünde, tarihin içinde hayatta kalmayı başarırlar.

Devamını Oku
03.05.2026
23 Nisan çocukları

23 Nisan çocukları

Devamını Oku
26.04.2026
Siber zorbalık

Siber zorbalık yalnızca dijital bir taciz değil, sınır tanımayan yeni bir şiddet biçimi. Üstelik yapay zekâ ile birlikte gerçek ile kurgu arasındaki çizgi her zamankinden daha tehlikeli biçimde bulanıklaşıyor. Siber zorbalık, yapay zekâ ile yeni bir evreye girmiş durumda. Çocuklarını siber zorbalıktan korumak için anne babalar, rahatsız edici olmadan onları gözlemeli, sergiledikleri değişiklikleri fark edebilmelidirler. Bir de internet kullanımını çocukla karşılıklı olarak anlaşarak sınırlandırmalıdırlar.

Devamını Oku
19.04.2026