Veysel Ulusoy

Faiz indi, enflasyon düşmedi

10 Ekim 2021 Pazar

Son günlerde karar vericiler, enflasyon oranının yüzde 20’nin altında olduğunu halkın aklına koymak için büyük gayret gösteriyor. Neredeyse her konuşma, bağlı haber ve köşe yazıları bu telaş içinde debelenmekte, daha önce hiç olmadığı kadar bu konuda enerji tüketilmektedir.

Ekonomik teori ve uygulamalar kapsamında ele alınması gereken enflasyonla mücadele, anlaşılan şimdi sloganla azaltılmak, gerçeğin üstü böylece kapatılmak isteniyor.

Sorun çok büyük çünkü. Öyle bir boyuta vardı ki artık mutfaktaki yangın, evin diğer taraflarına da yansıdı ve onu söndürmek oldukça uzun zaman alacak.

İzlenen yola baktığımızda bunun izlerini bulmak zor değil...  

Esas olarak kendi halkından yabancı para ile borçlanan hükümet, enflasyonun yüzde 20’nin altında olmadığını ve bu yolun sonunda bir çözüm olmadığını en iyi bilendir. 

Enflasyonla mücadelede Merkez Bankası para politikası ile hükümet harcamaları ve vergi araçlarını kullanan maliye politikasının eşgüdümlü uygulaması esas, onu inkâr ederek ya da düşük göstererek mücadele etmek, süren yangını daha da büyütecektir. 

Dahası, kalkınma planlarında yer almayan, projesi yapılmamış ve hatta karar vericilerin ekonomi-politik düşüncelerine hiç uymayan Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde, enflasyonla mücadele kapsamında açılmak istenen marketler, kısa dönemde işlevsiz, orta vadede ise halkın gözünde enflasyonu yükseltecek bir etki yapacaktır.

Dikkat ederseniz, tüm açıklamalar gıda enflasyonu etrafında şekilleniyor. Bu, halkın cebini günlük olarak etkilemesinden ve oy davranışını doğrudan değiştirmesinden kaynaklanmaktadır.

Öte yandan, enflasyon sepetinin yaklaşık dörtte birini oluşturan gıdanın yanında diğer ürünlerde de enflasyon oranı inanılmaz düzeye çıktı...

Tüm bunlar, mücadelenin sadece tek sektörde değil tüm ekonomik değerler kapsamında yapılması gerektiğini vurgulamaktadır bize.

Bu gerçekle, karar vericilerin enflasyonla mücadeleyi çok sıkışılan kısa dönemlerde mağaza veya market açarak değil de uzun dönemde planlama ve ekonomi politikaları ile kazanacağını artık kabullenmek için ön düşünceye dalmaları gerekiyor.

Bununla da yetinmemeleri, aynı anda örneğin 200 milyarı aştığı belirtilen ihracat değerini yaratan çalışanların fakirleşmesinin sonuçlarının, yine mücadele kapsamında nasıl olumsuzluklar yarattığını da derinden incelemeleri gerekiyor. Zira kazan-kazan çıktısı üretim ve girdi ilişkisinin enflasyonla mücadelede en önemli ürünüdür.  

BİR GARİP MERKEZ BANKASI HİKÂYESİ

Merkez Bankası, para politikası uygulamaları ile enflasyonla mücadeleye katkı yapar, daha doğrusu beklenti bu yöndedir. Son yıllarda görüldüğü gibi, bunun yerine banka yönetimine getirilen başkanın ne zaman görevden alınacağı ve kendisinden siyasilerin beklediği faiz indirme kararını neden etkili bir şekilde vermediği konuları ile gündeme gelmektedir.

Tam anlamıyla akıldışı, tam anlamıyla enflasyonla mücadeleye zarar veren bir süreç yaşanıyor ama sanki birileri bu kargaşayı fırsata çeviriyor gibi.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Şikago Çocukları 16 Ocak 2022
Emekli 2 Ocak 2022
Halk mı, o da ne? 19 Aralık 2021
Döviz krizi 21 Kasım 2021