Asil-vekil: Devlet mekanizmasında rol bulanıklığı
Veysel Ulusoy
Son Köşe Yazıları

Asil-vekil: Devlet mekanizmasında rol bulanıklığı

19.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Devlet mekanizmasının çürümesi, bir anda ortaya çıkan bir kırılma değildir.

Yavaş ve çoğu zaman fark edilmeden bir aşınma sürecidir.

Zor fark edilir.

İlginçtir, kurallar yerli yerinde durur, kurallar işler ve kararlar alınmaya devam eder. Ancak kurumların içerikleri zayıflamaya başlar. Önce toplumun şemsiyesi görevindeki hukuki eşitlik norm olmaktan çıkar. Karar vericilerin bir aracına dönüşür.

Seçici bir araç haline gelir, özetle.

Liyakat geriye giderken sadakat ön plana atlar.

Toplumsal bağın birlik içinde olmasını sağlayan denetim mekanizmaları görünüşte varlığını sürdürür ama işlevini kaybeder.

Normal koşullarda hesap verme zorunluluğu üzerine kurulu olan kamu gücü giderek silikleşir, güç ile sorumluluk arasındaki bağ kopar. Karar verici, yalnızca yetki kullanan bir aktör olmaktan çıkarak ilginç bir şekilde yetkinin sınırlarını da belirleyen bir konuma gelir.

İşte bu aşamada devlet ile halkın bağlantısı kopar. Bu noktada devletin başka bir aygıta dönüşmesi sadece kurumsal değil, aynı zamanda psikolojik özellikler içerir.

Güç her şeye yön vermeye başlar belirli bir zaman sonra.

Karar verici zihninde hukuki olarak tanımlanmayan bir serbestlik alanı oluşturarak sınır ihlalleri yapmaya başlar. Bu sınır ihlali zamanla bir istisna olmaktan çıkar, sistemin doğal bir uzantısı haline gelir.

Bu dönüşümün en görünür olduğu alanlardan biri, yerel düzeyde alınan/ verilen büyük ölçekli kararlardır.

Örneğin, Karadeniz’de Giresun ve çevresinde bazı bölgelerin maden sahası ilan edilmesine yönelik tartışmalar, yalnızca ekonomik ya da çevresel bir sorun olarak okunamaz. Burada asıl dikkat çeken unsur, kararın kendisinden çok, karar alma/verme sürecinin niteliğidir.

Bu noktada, politika uygulamalarına (yapımına) dair temel bir ilke hatırlanmalıdır: Büyük ölçekli ve toplum hayatını uzun süre derinden etkileyecek ekonomik kararlar yalnızca teknik doğrulukla değil, halk nezdinde kabul üretme kapasitesiyle ölçülür ve ayakta kalır. Nitekim, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de vurguladığı gibi, bu tür süreçlerde yerellerin ikna edilmesi, kararın sürdürülebilirliği açısından kritik önemdedir.

Esasında bu ikna basit bir iletişim aracı değil, bir meşruiyet mekanizmasıdır.

Devlet mekanizmasının çürümeye başladığı dönemde bu zihniyet değişir, halkın itirazları daha az dikkate alınır, ikna yerini dayatmaya bırakır. Süreç, katılım üretmek yerine tepkiyi yönetmeye odaklanır.

Yerel halkın sesi bir veri olmaktan çıkar; aşılması gereken, bastırılması gereken bir engel haline gelir.

Nitekim geldi de.

Bu zihniyet değişimi, yalnızca yerelde değil, merkezin işleyişinde de kendini açığa çıkarır. Örneğin, bakanlık makamı, politika üreten ve sorumluluk alan bir yapıdan ziyade, alınmış kararları açıklayan ve savunan bir arayüze indirgenmiş gibi algılanır.

Kararın sahibi belirsizleştikçe sorumluluğun adresi de bulanıklaşır ve hesap verilebilirlik zayıflar. Bu bulanıklığın izlerini, en son Kahramanmaraş’ta bir lisede yaşanan trajik olayın ardından yürütülen süreçte gördük.

Bu çerçevede Kahramanmaraş’a gönderilen bakanların sahadaki konumlanışı, kriz anlarında yürütmenin artan görünürlüğüne rağmen, yetki ve sorumluluk sınırlarının netleşmemesi durumunda nasıl bir rol bulanıklığı ürettiğini göstermiştir.

Kararın sahibi ile uygulayıcının ayrıştığı, hesap verebilirlik hattının belirsizleştiği bu yapı, kamu yönetimi ve ekonomi politiği literatüründe principal-agent (asil-vekil) ilişkisinin zayıflaması ve çoklu vekâlet probleminin belirginleşmesi olarak okunur. Türkiye’de gözlenen tablo da büyük ölçüde bu kurumsal çözülmenin bir yansımasıdır. 

Yazarın Son Yazıları

Kalıcı iz, kirli siyaset

İşsizliği konuşmak gerek esasında.

Devamını Oku
31.05.2026
Bu maliyetle üretmeye devam edebilir miyim?

Ülkemizin Tarım Bakanlığı son günlerde bir telaş içinde.

Devamını Oku
17.05.2026
Tarlada başlayan kriz oteli vuruyor

Küresel ekonomide son ayların en kritik kırılmalarından biri, tarımsal girdi fiyatlarında yaşanıyor.

Devamını Oku
03.05.2026
Asil-vekil: Devlet mekanizmasında rol bulanıklığı

Devlet mekanizmasının çürümesi, bir anda ortaya çıkan bir kırılma değildir.

Devamını Oku
19.04.2026
Enflasyon inkârı

2000’ler boyunca Yunanistan İstatistik Ofisi, özellikle bütçe açığını, borçların milli gelire oranını ve kısmen de ekonomik büyüme oranlarını olduğundan daha iyi gösterdi.

Devamını Oku
05.04.2026
Gıda enflasyonu

Gıda enflasyonu bugün Türkiye ekonomisinin en görünür krizlerinin başında gelmektedir.

Devamını Oku
30.03.2026
Enerji, finansal belirsizlik ve jeoekonomik denge

Ortadoğu’da İran etrafında yükselen gerilim çoğu zaman askeri ya da diplomatik bir mesele olarak ele alınır.

Devamını Oku
08.03.2026
Enflasyon, sessiz fakirleşme ve sözleşme

Enflasyon ile hayat pahalılığı çoğu zaman analitik ayrım yapılmaksızın aynı düzlemde ele alınmaktadır.

Devamını Oku
22.02.2026
Kalıcı fakirlik, mekânsal kilitlenme ve yeni sanayi politikaları

Kalıcı fakirlik çoğu zaman gelir azlığından değil, düşük verimlilik-düşük ücret döngüsünden, zayıf öğrenme ve teknoloji yayılımından, kırılgan istihdamdan ve dışa bağımlı üretim yapısından doğar.

Devamını Oku
08.02.2026
İşsizlik: Hayatları askıda kalan insanlar

Ekonomik büyüme, enflasyon, dış ticaret verileri gibi birçok göstergenin bir görünen bir de görünmeyen yanı vardır.

Devamını Oku
25.01.2026
Emekli

Çalışma hayatları boyunca ödedikleri prim ve vergiler karşılığında, üretim sürecinden çekildikten sonra ekonomik anlamıyla ertelenmiş gelir elde eden kişilerdir emekliler.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni teknoloji, eski ekonomi politikaları

Yeni bir döşümün eşiğindeyiz.

Devamını Oku
28.12.2025
Hangi devlet?

Devlet, insanın doğal gelişiminin son ve en olgun aşamasıdır.

Devamını Oku
14.12.2025
Vasat siyaset tuzağı

Bir ülkede orta gelir seviyesine ulaştıktan sonra, teknolojik gelişme için yapılan harcamaların birim maliyetleri düşürmemesi ve diğer girdi maliyetlerdeki artışın getirdiği ekonomik yavaşlamaya paralel olarak büyüme modellerinin uygulanmasında aksaklıklar ortaya çıkar.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukukun üstünlüğü, ekonomik büyüme... Osimhen ve Mario Lemina örneği

Bir ülke adının veya devletin önüne sıfat koyup onu tanımlarken çok dikkatli olmak gerekir.

Devamını Oku
16.11.2025
Yapısal değişim ve ithal ikamesi: Açık ama korumacı bir model

Türkiye’de kendini sadece öğretici değil, aynı zamanda topluma karşı sorumlu hisseden ekonomistler uzun zamandan beri yapısal değişimin gerekliliğini vurguluyor.

Devamını Oku
02.11.2025
Enflasyon normalleşmedi, tabelası değişti

Son aylarda Türkiye’de enflasyonun düşme trendine girmesine dair anlatı daha çok ölçüm ve etiketlemedeki değişimle ilgilidir.

Devamını Oku
19.10.2025
Türkiye ekonomisinde fiyat düzeyi-gelir uyumsuzluğu: Pahalı ama fakir paradoksu

Enflasyon ülkemiz dışında çoğu ülkede artık bir sorun olmaktan çok uzaktadır.

Devamını Oku
05.10.2025
Bir ekonomi politikası hikâyesi...

Ekonomi politikaları toplumun sosyal refahını daha yukarılara çıkarmak ya da sıkıntılı zamanlarda piyasa dengelerini yeniden ayarlamak için kullanılır.

Devamını Oku
21.09.2025
Yapısal çürüme

Devletteki çürüme kurumsal çöküş ile son noktaya evrilir.

Devamını Oku
07.09.2025
Bir temiz vurgun: döviz kuru korumalı mevduat

Ekonomimizde tarif edilemez bir yalancı mutluluk yaşanıyor bugünlerde. Yanlış anlamayın...

Devamını Oku
24.08.2025
Sahte profesör, sahte ekonomi

Ahlaki çöküntü toplumsal bir olgu haline geldiğinde onun elinden kurtulmak yıllar alır.

Devamını Oku
10.08.2025
Sözde büyüme, gerçekte fakirleşme: Bir derecelendirme hikâyesi

Sizi yönetenlerin ülke notumuz yükseldi kelimesi kapsamında sevindiklerine bakmayın.

Devamını Oku
27.07.2025
KTV-karbon tüketim vergisi, terörsüz Türkiye ve eğitim kalitesinin ortak noktası

Ekonomik ve siyasal sürecin sanki önümüzdeki pazar günü seçim olacak fikri üzerine kurulu olduğu ülkemizde yeni proje diye yapılan tanıtımların sayısında ivme artışı gözlemliyoruz son günlerde.

Devamını Oku
13.07.2025
Asgari ücret ve enflasyon… ya döviz kuru!

Asgari ücretteki artış enflasyon oranını yukarılara taşır mı? Bu soru çoğu ekonomist tarafından ampirik olarak incelenmiş ve sorunun sade bir yanıtının olmadığı, etkileşimin çeşitli nedenlere ve olgulara bağlı olarak değiştiği gözlemlenmiş ve veri analizleri ile ortaya konmuştur.

Devamını Oku
29.06.2025
İstanbul Üniversitesi: Bir diploma iptali oyunu ve yarattığı maliyet

Sahnenin en çarpıcı bölümü ise sanki tüm yanlışlıkları ve usulsüzlükleri sadece bir siyasi partinin kamu yöneticileri yapıyormuş algısının vurgulandığı kısımdır.

Devamını Oku
15.06.2025
Hastalıklı büyüme

Ulusal gelirimiz 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2 arttı. Bunu TÜİK söylüyor.

Devamını Oku
01.06.2025
Jeoekonomik ticaret politikası

ABD-Çin arasında tarife yani uluslararası ticarette ithalatta alınan vergilerin artırılması ile yeniden başlayan ekonomik savaşlar tedarik zincirindeki kırılmaları tetiklemeye devam ediyor.

Devamını Oku
18.05.2025
Buğday ve döviz kuru

Buğday ve döviz kuru

Devamını Oku
04.05.2025
Orta gelir-siyasi tuzak

Orta gelir-siyasi tuzak

Devamını Oku
20.04.2025
Boykot

Boykot

Devamını Oku
06.04.2025
Özel çıkar grubu

Özel çıkar grubu

Devamını Oku
23.03.2025
Gıda enflasyonu

Gıda enflasyonu

Devamını Oku
09.03.2025
İnsan sermayesi, yolsuzluk...

İnsan sermayesi, yolsuzluk...

Devamını Oku
23.02.2025
Merkez Bankası ve ekonomik durum

Merkez Bankası ve ekonomik durum

Devamını Oku
09.02.2025
Yapay zekâ ve bizdeki zekâ

Yapay zekâ ve bizdeki zekâ

Devamını Oku
26.01.2025
Tehlikenin farkına varmak

Tehlikenin farkına varmak

Devamını Oku
12.01.2025
Ekonomik büyüme ve refah

Ekonomik büyüme ve refah

Devamını Oku
29.12.2024
Silkeleme

Silkeleme

Devamını Oku
15.12.2024
Fakirsiniz çünkü...

Fakirsiniz çünkü...

Devamını Oku
01.12.2024