Mantıksızlık Çağı zafer sarhoşluğu içinde
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Mantıksızlık Çağı zafer sarhoşluğu içinde

28.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Doğu Anadolu’daki yıkıcı depremden sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya’da konuşmuş. “Biz her şeyden önce Müslümanız, kadere inanırız. Sabrımız imanımızın bir gereği” demiş.

Beş yıl önce de 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma katliamı sırasında, “Bunlar sürekli olan şeyler, bu işin fıtratında var” dediğini hatırlıyorum.

Kader... Fıtrat... 

Evet, bugünün teknolojisiyle depremin ne zaman olacağını kesin olarak bilmek olanaklı değil. Ancak fay hatlarını yıllardır izleyen bilim insanlarının önemli çalışmaları var ve Türkiye’nin deprem kuşakları biliniyor.

Uygun olmayan zeminlerde rant için inşa edilen çürük ve kaçak yapıların depremde yıkılacağı ve altlarında daha çok canlının öleceği açık.

Madencilerin ise gerekli güvenlik önlemleri önceden alınmadığında ve kurtarma çalışmaları etkili olarak zamanında yapılmadığında enkaz altında kalarak can vereceği belli. 

Bu gibi felaketlerin en az zararla atlatılması için, bilim insanları ile uzmanların uyarılarını dikkate almak şarttır. İhmallerin, yoksulluğun ve çaresizliğin kader ya da fıtrat ile ilgisi yoktur. 

Aydınlanma, laik gelenek ve bilim karşıtlığı

Bunları yazarken, aklıma yıllar önce okuduğum, Amerika’da giderek yükselen anti-entelektüel hareketi anlatan kitap geldi.

Susan Jacoby, “The Age of American Unreason” (Amerikan Mantıksızlık Çağı) adlı mükemmel eserinde, Aydınlanma, laik gelenek ve bilim karşıtlığı olarak ortaya çıkan bu anlayışın sonuçlarını anlatıyor.

Bush döneminde doruk noktasına varan “anti-entelektüelizm”, holding medyasının pompaladığı rantçı popüler kültür aracılığıyla Amerika’ya hâkim oldu. 

Bilimsel çalışmaları din karşıtı gibi gösteren, küresel ısınmayı yok sayan, evrim teorisine karşı çıkan, bilginin karşısına hurafeleri çıkaran bu görüş, her geçen gün güç kazandı.

Dinci sağın pompaladığı cehaletin yükselişi

Akılcılık karşıtı olarak gelişen cehaletin toplumlara faturası her dönemde çok ağır oldu. Jacoby’ye göre, sorun sadece politikacıların doğruyu söylememesi değil; insanların kamu görüşü oluşturabilmek için bilmeleri gerekenleri öğrenmek adına hiçbir çaba harcamaması... 

Yığınlar, bunun sonucunda işlenen insanlık suçlarının asıl nedenini araştırmaz hale geldi, yöneticileri sorgulamadı.

Reagan döneminden bu yana entelektüeli “elitist” göstermeye çalışan dinci sağın geriletilmesi sadece Amerika için değil, tüm dünya için çok önemliydi. Çünkü Bush’la iyice popülerleşen cehalet ve korku temelli bu ideolojinin yönettiği Mantıksızlık Çağı, adeta bir virüs gibi tüm dünyaya yayılıyordu. 

Aradan geçen zamanda bu virüs, Amerika’da Trump ile en vurucu darbesini yaptı. Türkiye’de ise son 18 yıldır zirvede; sonuç olarak örselenen bilimin yerini her alanda “kader ve fıtrat” aldı. 

Mantıksızlık Çağı’nın veda çanlarını ne zaman duyarız bilmiyorum ama görünen o ki hâlâ zafer sarhoşluğu içinde...

Yazarın Son Yazıları

Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Devamını Oku
26.06.2026
İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026