Gülün yangını, Notre Dame
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Gülün yangını, Notre Dame

21.04.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bir kentin ne denli bayındır olduğu ve uygarlık düzeyi, aşağıdan değil yukardan, yerden değil gökyüzünden görünür.
Uçaktan ya da kuşbakışıyla.
Ama uçakların kent merkezleri üzerinde alçaktan uçması yasaktır. Kuşların umurunda olan da üzerinde uçtukları yerin bayındırlık manzarası değildir...
Bir kente tepeden bakmak, ona zaten tepeden bakan yüceliklere tırmanmayı gerektirir.
İşte ben böyle bir yüceliğin tepesinden, Notre Dame’ın sağ kulesinden seyrettiğim Paris’in önce damlarına vuruldum; sonra tepesinden tırnağına âşık oldum.
Yıllar önceydi. Fransa’ya ilk kez geliyordum. Gençtim. Tek başımda kavak yelleri... Mevsim yaz.
Dilini Türkiye’de öğrendiğim ülkeyi güneyden kuzeye katettim. Son durak Paris’ti. Çok okumuştum hakkında, her şeyini biliyordum. Tabii ki ilk görmek istediğim, başkentin koruyucu azizesi, kutsal Meryem Ana’ya adanmış baş yapıt, Notre Dame de Paris’ydi.
O zamanlar şimdiki turist yoğunluğu yoktu, üç saat kuyrukta beklemek gerekmiyordu, katedrale girmek için. Ama kuleye çıkan, her biri yarım metrelik 422 basamağı yine tırmanmak gerekiyordu! Dilim bir karış dışarda, kan ter içinde kalsam da başardım.
Ve Paris, önüme uzanıverdi.
Sacre Coeur’den Eyfel Kulesi’ne bütün anıtlar belli bir geometriye göre sıralanmıştı. Ömrümde böyle bir mimari bütünlük görmemiştim. Hiç kiremit ve eternit kaplı ya da özensiz çatı yoktu. Bütün damlar arduvaz (kayağantaş) ve sonradan çinko olduğunu öğrendiğim gri renkli metal levhalar döşeli, bakımlıydı. Bazı damların ortasında havuz bile vardı, bazılarında bahçe, şezlong, şemsiye...
Bir dua değildi, dilek bile değildi; apansız “Ben burada yaşamak istiyorum!” diye geçirdim içimden.
Belki de dua ya da dilek olmadığı için, Notre Dame’ın kulesinden evrene gönderdiğim istek; hiç beklemediğim yollardan 20 yıl sonra gerçekleşti.
Ve Paris* kitabımda, hayatımı değiştiren mabet de yer aldı elbet:

***

Hiç büyümemek için mumlar yakıyorum Notre Dame’a. Ozan Anatole France’ın “Bir fil gibi ağır ve bir böcek gibi ince”, diye tanımladığı görkemli kilise. Notre Dame’a havale edilen dileklerin gerçekleşmemesi olası değil. İlk temelleri 1160 yılında atılmış bu güzel anıtın. İsyanlar ve krallar geçmiş içinden. Talan edilmiş, devrim görmüş, yıkık mihrabına Meryem yerine “Mantık Tanrıçası”nın adı verilmiş. Sonra aslına dönmüş, 1802 yılında.
2 Ocak 1804’te, Napolyon Bonaparte’ın imparatorluk tacını kendi kendine giydirmesini seyretmiş, 800 küsur yaşında temellerinin üstünden. Kısacık ömürlü minicik adamların büyüklük meraklarına bakarak, epeyce eğlenmiş.
Ama aynı tarihlerde, hayli yıpranmış kendisi de. O koca katedralin iskeleti dışında, her şeyi talan edilmiş. Sonunda upuzun ömürlü, dev bir yazarın incecik uçlu kalemi kurtarmış, Notre Dame’ı.
Victor Hugo, 1831 yılında Notre Dame’ın Kamburu’nu yazınca, romanda anlattığı Gotik katedralin acıklı durumu, Kral Louis Philippe’i 1844 yılında özel onarım fermanı çıkarmaya zorlayan bir protesto hareketi başlatmış. Kral’ın görevlendirdiği iki dahi mimar, Lassus ile Viollet-le-Duc, özellikle de ikincisi, Notre Dame’a yeniden hayat ve bugünkü biçimini vermişler.

***

Notre Dame, artık bir gülün hayali. Daha doğrusu, kurumuş bir gül hayaleti. Geçen pazartesi çatısını çökerten, gökyüzüne uzanan okunu göçerten yangın kasıtlı mıydı, kaza mıydı, henüz bilinmiyor. Polis çemberine alınan yaralı katedrale bir kilometreden fazla yaklaşılmıyor. Uzaktan görünüşü daha da hüzünlü...
Pek çok kişi gibi ben de kasıtlı çıkarıldığını düşünüyorum Notre Dame’ı yarıya yarıya yok eden yangının. Gerçek bir gün ortaya çıkar mı, o da meçhul...
Sevindirici haber, katedralin onarımı açılan bağış kampanyasında, sadece dört günde 1 milyar Avro toplandığı ve onarımı için gereken tutarın bile aşıldığı...
İkinci güzel haber ise, Ekrem İmamoğlu’nun artık İstanbul’un “mazbatalı” belediye başkanı olması.
Ne demişler? Dört nikâh, bir cenaze. Şimdi YSK’nin parmağına takılacak yüzüğü bekliyoruz. Gerisi de gelir elbet.

* Kırmızı Kedi Yayınevi, 2017  

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025