Bugüne kadar kaç kitap yazmışım, her birisi kaç baskı yapmış hesap etmeye çalıştım. Sonra vazgeçtim! Her yeni kitabım çıktığında kucağıma alıp odaya girdiğim zaman, kızım Ekin küçükken sitem dolu bir ses tonuyla “Yeni çocuk mu?” derdi. Sonraki en güzel duygu ise o kitapların yeni baskılar yapması oldu. Örneğin “Zaman İçinde Müzik” halen 11. baskıda. Şu anda en son yayımlanan kitabım ise yine Remzi Kitabevi’nden: “İki Âlem Arasında Ali Darmar”. Uzun bir nehir söyleşisi. Ali ile tanışıklığımız çok eski yıllara gider. Bir gün bana dedi ki benim biyografimi de yazsana, inan ki ben sana çok yardım ederim. Hem de içindeki değişik bilgilerle çok satar! Böylece başladık çalışmaya. Ali Ayvalık’ta, ben İstanbul’daydım. Her gün saat 10.30’da telefonum çalıyordu. Ve iki saate yakın çalışıyorduk. Önce olacak şey değil gibi geldi ama Ali’nin bir öğrencisini çalıştıran disiplini bana da sirayet etmişti. Bir buçuk yıl sadece sabah değil, bazen akşam da uzun telefon konuşmalarımız oldu.
Benim garip bir huyum vardır: Yeni basılmış bir kitabımı elime alınca bir süre içine bakamam. Önce yavaştan dış kapaklarına alışırım. Bu kez Ömer Erduran her zamanki yaratıcılığı ve bu kez yapay zekânın da yardımıyla harika bir kapak ortaya çıkardı. Ön kapakta Ali beste yapıyor ve kedisi Cancan da elinin üstünde uyukluyor. Birkaç yıl önce benim Zaman İçinde Müzik kitabımı imzalarken Ali de konuk olmuştu, arka kapaktaki fotoğraf ise bu.
NİCE GENÇ YORUMCU VE BESTECİ YETİŞTİRMİŞ
Ali Darmar yalnızca bir besteci değil, bir eğitimci. Yetiştirdiği öğrenciler dünyanın en ünlü üniversitelerinde okusalar da her yaz gelip bir iki kez yine kendilerini Ali’ye dinletiyorlar.
Ali ise iç dünyasında defalarca yanıp yeniden doğmuş bir insan. Derin ve uzun aşklar yaşamış; yaşadığı her kırılma müziğine, duruşuna, sözlerine yansımış. Onun notalarında sadece armoni değil, içsel mücadelelerin, hayal kırıklıklarının ve büyük direnişlerin yankısı vardır. Bu kitap onun kendi külleri içinden doğup nasıl yeniden bir anlatıya dönüştüğünü; müzikle, sessizlikle, sabırla ördüğü o özgün hayat yolculuğunu anlatıyor. Ve hep şu sözleri öğütlüyor gençlere: “Yapmak istediğiniz ve inandığınız konudan asla vazgeçmeyin!” Öyle ya o ailesini mutlu etmek için önce eczacılık fakültesi diplomasını almış, sonra da özlediği müziksel duyuşlarını kâğıt üstüne dökmeye başlamış.
Kitabın en sonundaki “Parapsikoloji” bölümünü yazarken ben de hem genel olarak hem de Ali’nin dünyasında bir yolculuk yaptım. İyi ki dostum oldun Ali Darmar, iyi ki beni de piyano öğrencilerin gibi disiplinle çalıştırdın da bu kitabı bitirebildik.