Köşe Yazısı

A+ A-
Yahya Arıkan

Faaliyet var, düzenleme yok!

Paylaş
instela'da paylaş
29 Ekim 2015 Perşembe

Bugün Cumhuriyet Bayramı… Bir ülkenin doğumunu kutladığımız çok önemli bir gün... Geleceğe umutla baktığımız; daha demokratik, daha özgür günleri görme dileğiyle Cumhuriyet Bayramı hepimize kutlu olsun.
Ticari ve iktisadi hayat çok hızlı bir gelişim ve değişim gösteriyor. Vergi mevzuatı da bu düzenlemeleri kavramaya çalışıyor. Gelir İdaresi, yeni ticari ve iktisadi gelişmeleri vergilendirmek için düzenlemeler yapmaya çalışıyor. Ancak, Gelir İdaresi belki de her zaman hızlı davranamıyor. Belki de koca bir yılın seçimlere feda edilmesi bürokrasiyi yavaşlattı.
Gelir İdaresi’nin düzenleme veya açıklama yapmakta geciktiği bir konuyu paylaşayım sizlerle.

Yatırım fonları
Ülkemizde “gayrimenkul yatırım fonları” kurulmaya başlandı. Ancak, bu fonlardan elde edilecek gelirlerin ne şekilde vergilendirileceği konusu büyük bir bilinmez. 6362 sayılı yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile ülkemizde gayrimenkul yatırım fonları ilk defa hukuki altyapıya kavuşturuldu.
1 Temmuz 2014 tarihinde yürürlüğe giren Gayrimenkul Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği ile de bu fonların kurulmasına, faaliyetlerine, nitelikli yatırımcılara satışına ilişkin esaslar ayrıntılı olarak düzenlenmişti. Yurtdışında sıklıkla görülen ve daha çok kurumsal yerli ve küresel yatırımcılara yönelik kurulan bu tür fonlar, gayrimenkullerin menkul kıymetleştirilmesine imkân sağlayan, büyük ölçekli gayrimenkullere likidite kazandıran, yatırımcıları ve gayrimenkul sahiplerini buluşturan sermaye piyasası kurumları.
Fonlar kurulmaya başlandı, yakında işlem yapmaya başlayacaklar. Bu fonlar ile ekonomik büyümemizin lokomotifi olan gayrimenkul sektöründeki büyümenin kalıcı hale getirilmesi amaçlanıyor. Bunu başarabilmek için de yurtdışı yatırımcıların bu fonlara yatırım yapması gerekiyor.

Netlik yok!
Bunun için de yatırım yapacak kişilerin vergilendirilmesi konusunun netleştirilmesi gerekiyor. Şu an için böyle bir netlik yok. Netleştirmek için yapılan herhangi bir çalışma da yok.Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi, yatırım fonlarının vergilendirilmesinde çeşitli avantajlar sağlamaktadır. Ancak, bu maddenin gayrimenkul yatırım fonları açısından geçerli olup olmadığı belirsiz. Bu çerçevede; gayrimenkul yatırım fonlarından elde edilecek gelirlerin (kâr paylarının ve satış kazançlarının) vergilendirilmesi hususunun, gelir elde edenlerin hukuki niteliklerini göz önünde bulundurmak suretiyle netleştirilmesine acilen ihtiyaç var.
Bu ihtiyaç giderilmezse, yatırımcılar için sonradan vergi sürprizleri oluşabilir. Bu fonlardan beklenen amaç gerçekleşmeyebilir.

İğneada’da nükleer santral!
Enerji Bakanı Ali Rıza Alaboyun’un, Türkiye’de üçüncü nükleer santralın Kırklareli’nin biyolojik çeşitliliğiyle tüm dünyanın ilgisini çeken İğneada beldesine yapılmasının planlandığını açıklaması doğa savunucularını ayağa kaldırırken biz doğa severleri de oldukça üzdü. Doğa savunucuları, İğneada Longoz Ormanları’nda yapılması planlanan nüklee- rin; toprak yollara, heybetli ağaçlara, kuş seslerine, yer yer su birikintilerine ve yeşil çayırlara zarar vereceğini bildiriyor. Nükleer santralla sadece buradaki canlı yaşamının değil, İstanbul’un da büyük bir risk altına gireceği her aşamada dile getiriliyor.
Türkiye’de bulunan 453 kuş çeşitliliğinden 258’ini, 670 çeşit bitkiyi, 668 çeşit özel yabani hayvan türünü, 61 tür memeliyi, 28 tür tatlı su balığını, 311 tür böceği, 25 tür sürüngeni içerisinde barındıran longoz ormanları, Türkiye’nin çok kıymetli alanlarından bir tanesidir. Yakmak için odun dahi alınmayan, milli park statüsüne sahip longoz ormanlarını yok etmek yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih ederek daha yaşanabilir bir dünyayı her zaman desteklememiz gerekiyor!

SOSYAL GÜVENLİK
Takım Sözleşmesi’nde neler önemli?
Bazen, bir işçinin tek başına değil de bir grup olarak belli bir işi yapması gerekliliği ortaya çıkabilmektedir. İşte, bu tür durumlar için İş Kanunumuzda Takım Sözleşmesi düzenlenmiştir. Birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin, takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye Takım Sözleşmesi denilmektedir.
Takım Sözleşmesi’nde, bir işverenin her bir işçi ile ayrı ayrı sözleşme yapması yerine, bir işin yapılması için takımdaki tüm işçileri kapsayacak şekilde takımı temsil eden takım kılavuzu ile sözleşme yapması ve ayrıca her bir işçinin de bu sözleşmeyi ayrı ayrı imzalayarak işin yürütülme şartlarının belirlenmesine olanak sağlanmaktadır.
Takım Sözleşmesi’nin mutlaka yazılı yapılması gerekmektedir. Ayrıca Takım Sözleşmesi’nde her işçinin kimliği ve alacağı ücretin de mutlaka ayrı ayrı gösterilmesi gereklidir. Özellikle takım kılavuzunda işçiler, hak ettikleri ücret ve diğer hak edişlerini takım kılavuzundan değil, işverenden talep ederler.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ali Rıza Alaboyun