Selçuk Erez

Maltepe’de kaç kişiydik?

20 Temmuz 2017 Perşembe

Artık itiraf etmenin zamanı geldi: Kayınvalidem ve komşumuz Samet Bey dahil tam on üç kişiydik.
Biz gittiğimizde Kılıçdaroğlu gelmemişti. Öyle kalabalıkla değil tek başına yürüyüp geleceğini öğrenmiştik; ona termosta çay bir de beyaz peynirli sandviç getirmiştik. Az sonra ağaçların arasından çıktı geldi.
Kemal Bey’e “Meydanda bizden başka kimse yok. Acaba yanlış bir yer mi diye düşünüyorduk” dedik. Çok kibar biriymiş; bize “Bu sıcak havada siz de zahmet etmeseydiniz!” dedi.
- Beraber bir selfie çekebilir miyiz?
- Memnuniyetle.
- Kemal Bey, şu sizin “Adalet” yazılı pankartı verir misiniz? Kayınvalidem tutmak istiyor.
Bizimki Adalet’i ters tutmuş; öyle çıktı. Çok güldük. Farkına varınca utandı. Kemal Bey kadın üzülmesin diye “Zararı yok, böyle de olur!” deyip onu teselli etti.
Kayınvalideden sonra çocuklar, sonra bacanağın gelini de Kemal Bey’in pankartıyla resim çektirdiler.
Gazeteciler de yoktu... Yaklaşık yarım saat sonra bir çocuk geldi, bana “Kemal Bey, sizle röportaj yapabilir miyim?” diye sordu. “Kemal Kılıçdaroğlu ben değilim. Bak o gözlüklü bey!” dedim ve sordum, “Sen hangi gazetedensin?”
- Yaz okulunda bir duvar gazetesi çıkarıyoruz, öğretmen “Git konuş” dedi.
Kemal Bey, çocuğu dinledi ve “Bu kadar uzun yolda nasıl yorulmadınız?”, “Ayakkabılarınız ne markaydı?” gibi sorulara çok güzel cevaplar verdi.
Saat on yedi olmuştu. Yaşlıca bir çift geldi. Taa Adana’dan gelmişler. Onlara da çay verdik, lor peyniri ve simit de verdik. Lor peynirine bayıldılar. Annemin bunu bozulan sütleri kaynatıp yaptığını anlattık da inanmadılar.
Başka gelen giden olmayınca oradaki marketten olta ve yem olarak kullanmak üzere bir kutu sardalya aldım. Kemal Bey hiç oltayla balık tutmamış. Yem takmasını, oltayı denize sallamasını öğrettim.
- İğne, yeme tam gömülecek ki balık anlamasın!
Kemal Bey ilk denemesinde bir horozbina bir de kayabalığı yakaladı. Hepimiz onu alkışladık.
Günbatımına yakın başkası gelmeyince ve çocuklar fazlasıyla söylenmeye başlayınca Kemal Bey’den özür dileyerek dönüş yoluna çıktık.
Ertesi gün dairede bunları Müdür Bey’e anlattım. Şaşırdı:
- Toplantıya gelenleri meydan almamış... En az iki milyon insan varmış. Sen utanmadan nasıl kimse gelmedi diyorsun?
Ona asıl niyetimin bu konuda en dehşetli yalanı söyleyen adam olarak Guinness Rekorlar kitabına geçmek olduğunu söyleyince de kahkahalarla güldü, telefonu açıp olanları eşine anlattı.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Böcek yeriz o zaman! 30 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları