Yersizlik, yurtsuzluk, köksüzlük
Jale Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Yersizlik, yurtsuzluk, köksüzlük

07.02.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Sesin, kokunun, mekânın bir hafızası var. Yersizlik, yurtsuzluk ve köksüzlük. Yeni yerleşim yerleriyle bir nebze mekân sorunu çözüme ulaşacak ama köksüzlüğü nasıl çözeceğiz? Telafisi olmayacak, sarıp sarmalasak bile iyileşemeyecek yaralar var.

Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ise ağır hasar aldığı 6 Şubat depreminin birinci yılında 11 ilde hayat mücadelesi veren milyonlarca depremzededen biri Şerife Güler. Adıyaman’da konteyner kentte tanıştım. Gazetecilik mezunu yani meslektaşım. 

Depremin ilk aylarından itibaren yaşadıklarını bir yerel gazeteye yazmış. Yazarak iyileşirim umuduyla.

Yukarıdaki cümleleri birçok kez gittiğim çadırlarda, konteyner kentlerde yöneltilen “Nasıl normalleşeceğiz?” sorusuna acı bir yanıt aslında. Güler’in adeta bir günlük gibi yazdığı satırları kimi zaman bir kara mizah gibi.

- Konteynerde yaşam gün geçtikçe zorlaşıyor. Yağışla birlikte alttan ıslanıyor, terleme yapıyor ve ısınmıyor. 

- Mahremiyet alanı yok denilecek düzeyde. İki ay falan oluyor yatağı havalandırmak için konteyner arasına koydum. Gerçekten havalandı bir daha göremedim.

- Yatak ihtiyacı oluştu malum sebepten, yönetime git gel, talep oluştur, iki hafta uğraştım. Levent Kırca’nın “Olacak O Kadar” diye mizah programı vardı, karşılaştıklarımız orada izlediğimiz skeçleri aratmayacak tarzda. 

- Sorunu söylüyorsun hemen yönlendiriyorlar hop bir kapı, sonra diğer sorumlu, sonra diğeri ve sonra yine diğer kişi ve son olarak ilk kişiye geliyorsun. Sonuç mu? Gittiğin sebebi unutuyorsun.

Güler’in geleceğe yönelik umudu yok ama çocuğu var. Bu nedenle yaralarını kadınlarla dayanışarak sarmaya çalışıyor.

MAHZUN AMA ONURLUYUZ

İpek Aslan da bir yıl önce depremin hemen ardından gittiğim Antakya’da tanıdığım bir sivil toplum gönüllüsü ve depremzede. 

Hatay Büyükşehir Belediyesi Unesco Hatay Gastronomi Evi Direktörü. 

Şubat, yüzyılın felaketi, hayatımın en kara günü diyebilirim” diyor Aslan. Hüzünle anlatıyor:

Kentte hayat çok zor. Okullarda dersler boş geçiyor. Tek hastanede ameliyat yapılamıyor. Gençler işsiz. Kadınlar 20 metrekarelik konteynerlerde hayata tutunmaya çalışıyor. Boşanmalar patlamış durumda. Tarihi Uzunçarşı’da esnaf yıkık dökük binaların altında kâh ayakkabı dükkanı açmış kâh sebze dükkanı açmış. Ancak bu ürünleri satabilecekleri insanlar yok.

Elektrik kesintileri çok artmış. “Elektrik olmayınca konteyner buz kesiyor. Karanlık çöktüğünde korku filmini aratmayacak sokaklarda yaşam mücadelesi hiçbirimizin psikolojisini normalleştirmiyor” diyor.

Önerisi tüm devlet kurumlarının yerel yönetim ve sivil toplum dahil şehri ciddi bir şehir planlama ile ayağa kaldırması. 

İki gün önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oy alamadığı için yalnız bıraktığını açıkladığı konuşması için ise şunları söylüyor:

Hatay halkı evet mahzun ama asla gariban değildir. Hatay halkı her zaman başı dik, alnı açık Atatürk’ün şahsi meselesi kentine sahip çıkacak yürekte bir toplumdur.

DEPREM HAFTASI GELİYOR

Yaşanan büyük felaketin ardından bir yılda yaşananlar ise nüfusunun yüzde 70’inin depremde riskli alanlarda yaşayan Türkiye için korkunç bir sınav. 

Bilinen bir gerçek bu. Yıllardır 1-7 Mart arasında Deprem Haftası anılıyor. 

İstanbul en büyük kâbusun yaşanacağı şehir. 100 binlerce can kaybından, 300 milyar dolar ekonomik kayıptan söz ediliyor.

Belediye başkanı adayı olan Çevre Bakanlığı yapmış Murat Kurum, daha geçen hafta “İstanbul olmazsa Türkiye olmaz” dedi büyük bir rahatlıkla. Sanki 20 yıldır İstanbul’u yönetenler onlar değil gibi!

Çoğu AKP’ye oy veren 11 ilde yaşananlar İstanbul depreminde nasıl bir kâbus yaşanacağının kanıtı değil mi!

Yazarın Son Yazıları

Ve yılın ezileni yurttaş!

Türkiye’de büyüme var ancak emeğe düşen pay sistematik biçimde küçülüyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Gerçek gündem geçim ve eşitsizlik

Türkiye her sabah başka bir gündemle uyanıyor.

Devamını Oku
22.12.2025
Cam tavan değil beton duvar

İster beyaz yaka olsun ister mavi yaka, Türkiye’de çalışan olmak bir de üstüne kadın olmak eşitsizlik, güvencesizlik, görünmezlik demek. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre dünyada kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68, erkeklerin yüzde 90 seviyesinde.

Devamını Oku
15.12.2025
Dijital dönüşüm bir adalet meselesi

Türkiye’de e-ticaret kullanım oranı yüzde 45, e-devlet kullanım oranı yüzde 60. ChatGPT’nin küresel trafiğinin yüzde 3’ü Türkiye’den geliyor. Bu veriler toplumun dijitalleşmeye hazır olduğunu gösteriyor.

Devamını Oku
24.11.2025
‘Bu ülke derin bir uykuda’

Çin bugünlerde tıpkı insan gibi yürüyen robotunu tanıttı dünyaya. O kadar hızlı ilerliyor ki teknoloji, ev işlerinde, yaşlı bakımında kullanılacak yeni nesil insansı robotlar için artık gün sayılıyor.

Devamını Oku
17.11.2025
Balda tehlike büyüyor

Pestisit, kalıntı, tağşiş... Türkiye, gıda güvenliği açısından belki de en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Zehir soframıza kadar sızmış durumda. Denetim mi? Kâğıt üzerinde var ama kovanın, tarlanın, sofranın gerçekliği bambaşka.

Devamını Oku
20.10.2025
Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 1971’de Feyyaz Berker ve bir grup iş insanı tarafından kurulurken Vehbi Koç, derneği şu sözlerle tanımlıyordu:

Devamını Oku
29.09.2025
Keşke ıssız kalsaydı! Yassıada hukuk dışı kaldı

Yassıada ve Sivriada, sit alanı statüsünden çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından adaların imar oranı yüzde 5’ten yüzde 65’e çıkarıldı. Böylece ada, yapılaşmaya açıldı.

Devamını Oku
22.09.2025
Ezilen halk bu oyunu bozar

Bugün gözler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bölmeyi amaçlayan, siyasal niyeti gün gibi ortada olan uydurma bir davaya çevrilecek.

Devamını Oku
15.09.2025
Binde 5 değil binlerce hayat

“20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk defa bu kadar çaresizim. Mağaza kapanınca işçiler dağıldı. Çoğu genç, kredi borçları var. Ne yapacaklar bilmiyorum.” İzmirli bir ayakkabı ustası söylüyor bu sözleri.

Devamını Oku
25.08.2025
Kıyamete adım adım

Bundan 26 yıl önce 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük depremin yıldönümüydü dün. Gölcük’ten Sakarya’ya, Yalova’dan İstanbul’a yaşanan bu depremde binlerce bina yıkıldı, on binlerce insan hayatını kaybetti.

Devamını Oku
18.08.2025
Ataköy de karot kıskacında

İstanbul’un önemli kentleşme örneklerinden biri olan ve bir açık hava müzesi diye nitelenen Ataköy 1. Kısım, izinsiz karot alınarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Devamını Oku
04.08.2025
Taşyapı’dan dönüşüm soslu el koyma

İstanbul’un inşaatla altüst olmuş, “ihanet edilmiş” son 30 yılına hep aynı müteahhitler damga vurdu. İlk hatırlanılacak isimlerden biri de Emrullah Turanlı’nın sahip olduğu Taşyapı İnşaat. Taşyapı adı İstanbul’da onlarca tartışmalı projeyle anıldı yıllardır.

Devamını Oku
28.07.2025
Zeytinimi alma geleceğimi çalma

Türkiye’nin Ortadoğu’ya hükmetme hayalini kurduğu “büyük” gündeminde Ankara’da bir eylem sürüyor günlerdir.

Devamını Oku
14.07.2025
Sınıfın hafızası umudu yaşatıyor

Türkiye işçi sınıfının tarihinde 15 16 Haziran 1970 tarihi bir kırılma noktasıydı. 12 Mart muhtırasının ayak sesleri duyulurken dönemin iktidarı işçilerin 1960’larda elde ettiği sendikal kazanımları geri almak istiyordu.

Devamını Oku
16.06.2025
Ücrette gelecek, kirada geçmiş enflasyon haksızlık

Türkiye bir süredir “barınamayanlar ülkesi”ne dönüştü. Ne kiracı ev bulabiliyor ne dar gelirli kirasını ödeyebiliyor ne de gençler bir ev hayali kurabiliyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Sabır taşı çatladı

“Biraz daha sabır” diyor ekonominin baş sorumlusu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz...

Devamını Oku
26.05.2025
İflas rüzgârı sertleşti

İflas rüzgârı sertleşti

Devamını Oku
12.05.2025
Görünmez patronlar devri

Görünmez patronlar devri

Devamını Oku
05.05.2025
İstanbul’da partizanlık yıkımına hazır mıyız?

İstanbul’da partizanlık yıkımına hazır mıyız?

Devamını Oku
28.04.2025
Vicdanın çöküşü

Vicdanın çöküşü

Devamını Oku
21.04.2025
Dertleri iklim değil

Dertleri iklim değil

Devamını Oku
14.04.2025
Küreselleşmede son perde mi?

Küreselleşmede son perde mi?

Devamını Oku
07.04.2025
Gençlerin isyanı

Gençlerin isyanı

Devamını Oku
31.03.2025
Tek yol seçim

Tek yol seçim

Devamını Oku
24.03.2025
Üretici battı, halk zehirleniyor

Üretici battı, halk zehirleniyor

Devamını Oku
17.03.2025
9 milyon derin yoksul var

9 milyon derin yoksul var

Devamını Oku
03.03.2025
İşsiz, umutsuz ve mutsuz...

İşsiz, umutsuz ve mutsuz...

Devamını Oku
24.02.2025
AKP’nin yeni cinliği uzay hakkı!

AKP’nin yeni cinliği uzay hakkı!

Devamını Oku
10.02.2025
Hayaller Paris gerçekler Kartalkaya

Hayaller Paris gerçekler Kartalkaya

Devamını Oku
27.01.2025
Ağaç kesen Türkiye iklim zirvesine talip!

Ağaç kesen Türkiye iklim zirvesine talip!

Devamını Oku
02.12.2024
Bölüşüm krizi

Bölüşüm krizi

Devamını Oku
25.11.2024
Çocuk ölümlerinin gölgesinde

Çocuk ölümlerinin gölgesinde

Devamını Oku
18.11.2024
Geleceğimiz derin uykuda!

Geleceğimiz derin uykuda!

Devamını Oku
11.11.2024
‘Depresyondayız, unutulduk aldatıldık!’

‘Depresyondayız, unutulduk aldatıldık!’

Devamını Oku
25.10.2024
Jale Özgentürk yazdı...

En kötüsü 2025’te yaşanacak

Devamını Oku
18.10.2024
Birleş ya da kaybet!

Birleş ya da kaybet!

Devamını Oku
04.10.2024
Sır gibi proje!

Kalamış’a para Saray’da aranıyor

Devamını Oku
20.09.2024
Avrupa’ya yeni fırsat penceresi

Avrupa’ya yeni fırsat penceresi

Devamını Oku
13.09.2024
Acı ilacı yurttaşa içirmek işe yaramıyor

Acı ilacı yurttaşa içirmek işe yaramıyor

Devamını Oku
16.08.2024