20 yılda 4 U dönüşü
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

20 yılda 4 U dönüşü

16.01.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkeleri büyükelçileri ile 12 Ocak’ta yaptığı toplantıda şöyle dedi: “Bin yıldır aynı coğrafyayı paylaşıyor, aynı medeniyet havzasından besleniyoruz. Türk tarihini nasıl Avrupasız okumak mümkün değilse, Avrupa tarihini de Türkiyesiz anlamak mümkün değildir.

Bu sözler bu kadarıyla kalsa, olguyu anlatan bir durum olacak ve bilimsel olarak itiraz edecek bir durum olmayacaktı. 

Çünkü...

İçinde, Huntington’ların uygarlığı dinlere ve milletlere ayırarak “çatıştırma” işleyen yaklaşımına “tek uygarlık, dünya uygarlığı” itirazı da var, Antik Yunan’ı Avrupa Rönesansı’na taşıyan İslam da... 

İçinde, Osmanlı’nın Bizans’ı içermesinin tarihselliği de var, Osmanlı İmparatorluğu’nun aynı zamanda bir Rumeli ve Doğu Avrupa imparatorluğu olduğu gerçeği de... 

Erdoğan’ın ideolojisi başka, siyaseti başka 

Ancak Erdoğan, bu iki doğru cümleyi, hedefi de, içeriği de oldukça yanlış olan bir “AB’ye sesleniş” konuşmasının içinde kullanmıştı. Nitekim, bu iki doğru cümleyi, şu yanlış cümle ve devamındaki benzerleri izliyordu: “Millet olarak geleceğimizi Avrupa ile birlikte tasavvur ediyoruz.

Erdoğan bir süredir “geleceğimiz Avrupa’da” diyor, ABD ve AB’yle “beyaz sayfa” açma çağrısı yapıyor...

ABD ve AB yaptırımları, ekonomik tablo, erken seçim baskısı ve bunun sonucu olarak yönetememe krizi Erdoğan’ı yeniden Batı’ya dümen kırmaya zorluyor. 

Yoksa Erdoğan, ideolojik olarak Batıcı değil; iktidar olmadan önce AB’yi “Hıristiyan Kulübü” olarak gören biri. Ama Erdoğan siyaseten en Batıcı politikacı; Papa heykelinin altında AB anayasasına imza atayacak kadar sıkı AB’ci; ABD’nin projesine eşbaşkan olacak kadar sıkı Amerikancı... 

İdeolojik olarak değil ama siyaseten öyle; çünkü AB’ye yaslanarak iktidarını kurdu ve AB’nin yardımıyla “Kemalist devrim” ile hesaplaştı. Sonra şartlar değişti ve AB yeniden Erdoğan nezdinde “Hıristiyan kulübü” oldu. Son birkaç yıldır arşivler Erdoğan’ın “Batı medeniyeti”ni hedef alan sözleriyle dolu...

Ve bugün, iktidarını sürdürebilmek için yeniden AB’ye ihtiyaç duyuyor Erdoğan; o nedenle “beyaz sayfa” açıyor, o nedenle “geleceğimiz Avrupa’da” sözleri veriyor. 

‘150 yıllık modernleşme’ 

Anımsarsınız, 6 ay kadar önce Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın şöyle demişti: “Bize 150 yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri anlatıldı. Artık kendi hikâyemizi yazma zamanıdır” (30.7.2020).

150 yıllık modernleşme dediği, kuşkusuz Türkiye’nin 150 yıllık demokratik devrim geleneğiydi; I. ve II. Meşrutiyet’ti, Atatürk Cumhuriyeti’ydi, 1876 tarihli Kanuni Esasi ile başlayan anayasa geleneğiydi, parlamentarizmdi ve Kemalist devrimin hedefi olan çağdaşlıktı... 

Öyle olduğu için de Kalın’ın sözleri Cumhuriyetçi cephede büyük tepki görmüştü.

İbrahim Kalın, 9 Ağustos 2020’de katıldığı bir TV programında sözlerine şunları da eklemişti: “Bize modernleşme adı altında dayatılan hikâyenin içinde beyaz olmayan adam yok. Siz yoksunuz, ben yokum, Çin medeniyeti, Hint medeniyeti, Afrika medeniyeti, Latin Amerika hatta Rusya yok. Bize dayatılan 150 yıllık modernleşmenin iki ana unsuru vardı: Avrupa merkezcilik ve oryantalizm.

Kalın, “150 yıllık modernleşme” ifadesini çok bilinçli seçiyor. Bu, ifadeyle aslında 19. yüzyılın ortalarından itibaren gericileşmeye başlayan ve giderek 20. yüzyılın başında emperyalist bir karakter kazanan Avrupa’yı bu topraklardan sürüp atan Türk devrimini hedef alıyor. Oysa Kalın’ın Avrupacı gibi sunduğu o Türk devrimidir ki insanlığa Avrupa’nın gerici yüzünü ve yenilebileceğini göstermiştir.

Kalın’ın “150 yıllık modernleşmeyi” Avrupacılık gibi sunması, kimi milliyetçi çevrelerde de “AKP, AB cenderesini kırıyor” varsayımıyla büyük destek gördü. Öyle ki işi en sonunda “Atatürk’ün Batı klasiklerini basması büyük yanlıştı” demeye kadar vardırmışlardı. 

Oysa AtatürkBatı” klasiklerini değil, “dünya” klasiklerini basmıştı; Batı eserlerini de İslam ve Fars başta Doğu eserlerini de “tercüme” ettirip bastırmıştı. Bu, o kadar önemli bir ayrım ki, Atatürk’ün “Batıcı” değil, “muasır medeniyet seviyesine ulaşma” hedefine baş koyduğunu en iyi yansıtan uygulamasıydı çünkü... 

Devrim-karşıdevrim çarpışması

Sonuç olarak, Erdoğan’lar bir davanın peşindeler. “150 yıllık modernleşme”ye itirazları ondan. 

150 yıldır bu topraklarda padişahçılarla meşrutiyetçiler, ittihatçılarla itilafçılar, Kemalistlerle siyasal İslamcılar, devrimcilerle karşıdevrimciler mücadele etmektedir. 

En büyük gerçek budur. Bu gerçeği yok sayarak Erdoğan’ın iktidarını korumak için sık sık değiştirdiği siyasi manevralarına kananlar ve “taktik dalgalanmalarına” kapılanlar, örneğin Erdoğan’ın 20 yılda tam dört kez AB konusunda 180 derecelik rota değişikliği yapması karşısında sulara savrulurlar... 

Yazarın Son Yazıları

Egemenlik, haklar ve Tele1

Ulusal egemenlik soyut bir kavram değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
ABD’nin ‘Osmanlı 2.0’ mesajının anlamı

ABD Büyükelçisi Tom Barrack dışında kim “Türkiye ve İsrail liderlerinin karşılıklı sert söylemleri sadece siyasi retoriktir” dese savcılıklar anında harekete geçerdi!

Devamını Oku
20.04.2026
Milliyetçilerin TRÇ kavgası

İki milliyetçi parti, MHP ve İYİ Parti, TRÇ nedeniyle karşı karşıya.

Devamını Oku
18.04.2026
İspanya Çin’i Ortadoğu’ya çağırdı

Fransa, Kanada, İngiltere ve Almanya liderlerinin ardından İspanya Başkanı Pedro Sanchez de Çin’i ziyaret etti, 19 anlaşma imzaladı.

Devamını Oku
16.04.2026
NATO’da alan kaydırma dönüşümü

Trump’ın “NATO’dan çıkarım” şantajı, Avrupa’nın kendi güvenliği için sorumluluk alması ve böylece NATO’nun “yeni ABD stratejisine” uyumlu konumlanması içindir.

Devamını Oku
13.04.2026
Türkiye’nin güvenlik mimarisi sorunu

Muhafazakârların ya da milliyetçilerin “Türkiye NATO’dan çıkmalı” tezine karşı ileri sürdüğü yanıt şu: “Türkiye Rusya’nın ya da Çin’in aparatı mı olsun?”

Devamını Oku
11.04.2026
İran o tek dişi çekti

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavardı, İran işte o tek dişi çekti. Günlerdir taş üstünde taş bırakmayacağını ileri sürerek İran’ı tehdit eden Trump, 15 günlük ateşkesi kabul etti.

Devamını Oku
09.04.2026
Günümüzün mandacılığı NATO’culuktur

Türkiye’de devletin tersine, toplumda ABD ve NATO karşıtlığı yüksektir.

Devamını Oku
06.04.2026
Washington’a İran füzesi düştü

Savaşın ortasındaki ABD’de büyük tasfiye başladı.

Devamını Oku
04.04.2026
Hürmüz koalisyonu için NATO şantajı

NATO için “kâğıttan kaplan” benzetmesi yapan ABD Başkanı Donald Trump, şimdi de “ABD’yi NATO’dan çekmeyi düşünüyorum” mesajı verdi.

Devamını Oku
02.04.2026
İki yeni NATO komutanlığının anlamı

NATO için geçenlerde “ABD’siz kâğıttan kaplan” diyen ABD Başkanı Donald Trump, örgütü hedef almayı sürdürüyor.

Devamını Oku
30.03.2026
‘ABD iyi, İsrail kötü’ koalisyonu

Uygulamalarından ve açıklamalarından hareketle AKP-MHP koalisyonunu “ABD iyi ama İsrail kötü” koalisyonu diye de niteleyebiliriz.

Devamını Oku
28.03.2026
Kaplan-Kuneralp cephesi

İlginç zamanlardan geçiyoruz; “siyasal İslamcı” Yusuf Kaplan ile “liberal seküler” Büyükelçi Selim Kuneralp’ı aynı cephede birleştiren zamanlardan...

Devamını Oku
26.03.2026
Kâğıttan kaplan

Kâğıttan kaplan

Devamını Oku
23.03.2026
Washington bildirisi

Washington bildirisi

Devamını Oku
21.03.2026
Üç füze, iki patriot

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre mevcudun dışında, İncirlik Üssü’ne bir patriot sistemi daha yerleştiriliyor.

Devamını Oku
19.03.2026
Bahçeli’nin mesajı

Atatürk’ün ardından laikliğin bu tanımını adım adım sulandırdılar, bozdular. Bir taraf laikliği “din ve devlet işlerinin ayrılmasına” indirgedi, diğer taraf da “türban karşıtlığı”na daralttı.

Devamını Oku
16.03.2026
Trump çıkış bulabilecek mi?

Emekli Amiral Mustafa Özbey’in saptaması önemli: “ABD ve İsrail, İran’a karşı yeniliyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Kürecik asıl şimdi riskli

İkinci füze olayının hemen ardından Milli Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu “Kürecik’e Patriot” haberi, ülkemiz için asıl riski başlatmış oldu.

Devamını Oku
12.03.2026
ABD’nin taktikleri çuvallıyor

Savaşı ilk birkaç gün çok konuşmadan izleyen Trump’ın artık sürekli konuşuyor olması, büyük olasılıkla bu çuvallamadan kaynaklanıyor. Nâzım’ın Taranta-Babu’ya Sekizinci Mektup’ta dediği gibi: “Mussolini çok konuşuyor Taranta-Babu/ çok korktuğu için çok konuşuyor!”

Devamını Oku
09.03.2026
İki milliyetçilik

Çağımızda milliyetçilik, eğer antiemperyalist karakterde değilse milletine genelde sorun çıkarır.

Devamını Oku
07.03.2026
Üs tuzağı

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Kısa savaş, uzun etki

ABD, müzakere etmekte olduğu İran’a neden saldırdı? Temel nedeni şu: ABD İsrail hegemonyasında bir yeni Ortadoğu düzeni kurmak istiyor.

Devamını Oku
02.03.2026
Şantaj mı, denge arayışı mı?

Önce şu listeye bir bakalım: Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Kanada Başbakanı Mark Carney, İrlanda Başbakanı Micheál Martin, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ve Almanya Başbakanı Frederic Mertz...

Devamını Oku
28.02.2026
ABD’nin ‘altın çağı’ mı?

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’deki rekor süreli konuşmasını kendi propagandasına dönüştürdü.

Devamını Oku
26.02.2026
Rubio’nun ‘Hıristiyan birliği’ mesajının anlamı

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee “Nil’den Fırat’a uzanan bölgenin İsrail’in hakkı olduğunu” savundu. Neden? Çünkü Tevrat’a göre Tanrı o toprakları Yahudilere vaat etmiş!

Devamını Oku
23.02.2026
NATO 3.0

Münih Güvenlik Konferansı’nın önemli başlıklarından biri de NATO’ydu.

Devamını Oku
21.02.2026
BM düzenine üç tehdit

Önce Davos’ta, ardından Münih’te “uluslararası düzenin yıkıma uğradığı” saptandı.

Devamını Oku
19.02.2026
Münih sirki

Başlıktaki benzetme İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye ait: “Genellikle ciddi bir etkinlik olan Münih Güvenlik Konferansı’nın, İran söz konusu olduğunda Münih sirkine dönüşmesini görmek üzücü.”

Devamını Oku
16.02.2026
Avrupa ‘yıkım altında’

Münih Güvenlik Konferansı başladı. Öncesinde yayımlanan hacimli Münih Güvenlik Raporu, Avrupa açısından bir çaresizliğe işaret ediyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Bilal Erdoğan ve kapitalizm

Bilal Erdoğan’ın kapitalizm “karşıtı” şu sözleri tartışma yarattı...

Devamını Oku
12.02.2026
Trump’ın vakti

ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman’daki ABD-İran müzakeresi sonrası söylediği “Bolca vaktimiz var, acelemiz yok” sözleri önemli.

Devamını Oku
09.02.2026
Epstein meselesi

Dünyanın da Türkiye’nin de gündeminin en üst sıralarında Epstein meselesi var.

Devamını Oku
07.02.2026
Bahçeli ve Fidan’ın taktiği

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM grup toplantısındaki şu sözleri yine gündem oldu: “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!”

Devamını Oku
05.02.2026
ABD’nin yükünü kim paylaşacak?

Bir program olarak Ulusal Güvenlik Stratejisi ve onun harekât planı olarak Ulusal Savunma Stratejisi, “Önce Amerika” doktrininin işaret ettiği hedeflere, hangi araçlarla, hangi yoldan ulaşılacağının planlamasıdır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kademeli entegrasyon

Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında bir anlaşma daha yapıldı.

Devamını Oku
31.01.2026
IŞİD’e Irak görevi

Suriye Savunma Bakanlığı’nın SDG’yle ateşkesi 15 gün uzattığını belirttiği açıklamasında dikkat çeken bir gerekçe vardı...

Devamını Oku
29.01.2026
Pentagon’un yeni strateji belgesi

Bugün Trump döneminde yayımlanan 2026 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesini, Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinden farkları üzerinden analiz edeceğiz.

Devamını Oku
26.01.2026
Trump kurulu

Trump’ın başkanlığını yaptığı Gazze için oluşturulan barış kuruluna 19 ülke imza attı.

Devamını Oku
24.01.2026
ABD SDG’yi neden sattı?

PKK yöneticisi Murat Karayılan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya dörtlüsüne soruyor...

Devamını Oku
22.01.2026