Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım. O skordan bağımsız olarak maç; orada kaldığı yerden başlıyor: Gençlerbirliği kendi sahasında temkinli ve durgun, Galatasaray sadece olması gerektiği kadar baskın… Ancak ikinci yarının ilk düdüğü ile anlıyoruz ki kaybedenin eleneceği maçta, iki takım da ellerindeki tüm kozları bu yarıya saklamış. Baskı ve tehlikeli pozisyonlar Galatasaray’dan gelse de eline geçen fırsatları boşa harcamayan Gençlerbirliği oluyor. Ankara takımı; iki kere geldiği Galatasaray kalesinden 51’de Fıratcan, 83’teyse Traore’nin golleriyle dönüyor. Kaleci Erhan’ı geçemeyen Galatasaray, kupanın “sürpriz”lerinden ikincisini yaparak çeyrek finalde veda ediyor.
Yazarın Son Yazıları
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…
Formda bir Başakşehir ve yorgun bir Galatasaray…