Öner Yağcı

Anadolu, Cumhuriyet ve insan

02 Mart 2024 Cumartesi

İnsanlık kültürünün en eski miraslarından olan Anadolu, yüzyıllar boyunca çeşit çeşit halkları, ırkları, dinleri, tanrıları, inançları, mezhepleri, efsaneleri, destanları bağrında barındırdı.

Saldırılara, barbarlıklara direndi.

Ulusumuz ve Cumhuriyet, emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşlarının ilkini gerçekleştiren öncü olmanın kıvancını ekledi Anadolu kültürüne.

Kültür temeline bağımsızlık bilincinin bayrağını dikti.

Çeliğe verilen su, fidanın can suyu olarak tanrısal, dinsel, ırksal, parasal egemenlik savlarını ortadan kaldırdı.

Anadolu’nun kültür harcına kattığı laiklikle barbarlıklara zaman zaman yenilmiş, yakılmış, yıkılmış, yağmalanmış, işgal edilmiş olan Anadolu kültürünün birikimini, yaratısını bugünlere taşıdı.

Oğuz kültürünün onlarca tarihsel uygarlığın meyveleriyle beslenmiş olan Anadolu kültürü Cumhuriyetle taçlanınca insanlığın dikkatini çeken bir kültür kalesi oldu.

Cumhuriyete saldırı

Bugün Cumhuriyete saldırı, kaynağını hangi siyasal düşünüşten, hangi egemenlik tutkusundan, hangi dinden, hangi tanrıdan, hangi inançtan alırsa alsın, asıl olarak bu, Anadolu’ya ve insanlık kültürüne de saldırıdır.

Saldıranlar maşadır, saldırtanlar Anadolu’ya egemen olmak isteyenlerdir, imparatorluklardır.

Günümüze egemen olan ortaçağ imparatorluğu emperyalizm, büyüttüğü, yetiştirdiği ırkçı ve dinci bağnazlıkla saldırıyor Anadolu’ya.

Emperyalizme karşı Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla kurulan Cumhuriyet, yüz yıldır kültür düşmanlarına karşı direniyor.

Tarihi, karanlıklarla savaşıp onu aydınlıklara dönüştürmekle dolu olan Anadolu kültürünün bu belanın da üstesinden gelebilecek aklı vardır.

Her saldırıya karşı Cumhuriyet kültürünü savunmak Anadolu kültürünü savunmaktır.

Anadolu kültürünü savunmak insanı ve insanlık kültürünü savunmaktır.

Sevdadır direnmek

Saldırıya karşı çıkmak bir sevdadır.

Bu sevda ateşlenmiş bir kez, sönmez hiç.

Ateşi bulan insanlık söndürülmesine karşı direniyor yüzyıllardır.

İnsanlığın en eski, vazgeçilmez parçası olan Anadolu’nun, ateşin sönmesine izin vereceğini kimse beklemesin.

Bu ateş bayrakta, bildiride, afişte, posterde, duvar yazısında, pankartta, tabloda, şarkıda, filmde, şiirde, kitapta, dernekte, sendikada, partide, düğünde, sokakta, alanda, sevgide, aşkta için için yanar.

Dününden aldığı duyarlılıkla ve geleceğin sahibi olduğu kararlılığıyla Anadolu, başka insanların karanlık saldırısına “Dur” deme, geleceğini aydınlığa dönüştürme bilincine sahiptir.

Anadolu, yüz yıl önce Kuvayı Milliye’yi bulduğu gibi, insana saygılı, insana birbiriyle ve doğayla kardeşçe yaşayabileceği olanağını sunan bir örgütlenme biçimini, mutlaka bulur.

Anadolu insanıdır Anadolu kültürünü, Cumhuriyet kültürünü var eden.

İnsan nerede?

Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında söylemişti, derdinin Anadolu insanının derdi olduğunu:

“Herhalde millet hükümetin bekçisi olmak gerekir. Çünkü hükümetin yaptığı işler olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düşürmezse bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.” (Söylev ve Demeçler, c.2).

Tevfik FikretFerda” şiirinde ateşlemişti yurdunun gençliğini:

“Ey yaşamın sevinçle gülerek doğan sabahı,/ İşte herkesin gözü sende; sen ki yaşamın umudusun,/ Alnında bir yeni yıldız, hayır, bir güneş,/ Doğ ufuklara; önünde şu sıkıntılı geçmiş/ sönsün sonsuza kadar.”

Anadolu, cesaretini, ütopyasını yitiren bir insanın, insan olmaktan çıkacağını bilir.

Cesaretin ve yurtseverliğin kendisine soracağını bilir:

Ey insan, yaşanan tarihin neresindesin?...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Edebiyatın görevi 25 Mayıs 2024
Denizlerin rüzgârı 11 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları