Canevine saldırı
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Canevine saldırı

28.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“İstirham ediyorum, uhulet ve suhuletle kıraat edin.

Kıymetli vaktinizi alacağım.

İlgi ve alakanız için peşinen teşekkür ediyorum.

Bugün kendime start verdim ve evden çıkış yaptım, bir müddet etrafı tarassut edip lokasyonumu tespit edip müteakiben destinasyonum olan sahildeki çay bahçesine intikal ettim.

Elinizdeki argümanlarla halihazırda çok kıymetlisiniz lakin yine de kendinizi konsolide etmenizi tavsiye ederim, cumhurun bir parçası olarak mutlu ve mesut olmaktan sarfınazar etmeyin.

Hayata ve hakikata dair zinhar hayal kırıklığınız olmasın, inovatif fikirlerinizle sahada yerinizi alırsanız modunuz size kifayet edecektir.

Bize reva görülen parametreleri mega ve majör projelerimizi münasip lansmanlarla kuvvetlendirerek müsait hale getirebiliriz.

Maalesef ki bigane kaldığımız ve detaylı murakabeler yapmadığımız için kal oluyoruz.

Muhtemelen nefsimize itimat etmediğimiz için başımıza gelenleri idrak edemiyoruz ve halimizi arzetmeye kelimelerimiz kifayetsiz kalıyor.

Haddizatında tahayyüllerimizi, sirayet eden tufeylileri atraksiyonla def ederek, girift olmaktan çıkararak hayata geçirebiliriz.

Velhasıl şunda mutabık kalmalı ve deklare etmeliyiz ki hemhal olalım, konsensüse varalım:

Ezcümle, konjonktür müsaittir ve derin bir nefes alarak fert olmak şuuruyla tabiata müteşekkir olduğumuzu ilan edebiliriz.

Saygı ve hürmetlerimle.”

ŞAŞIRMAYALIM

Günümüzün gerçeği bu ve üstelik “muhalif” haber kanallarında birkaç saat içinde duyduğum sözcükleri bir araya getirerek kurguladım yukarıdaki metni.

Dil Devrimi’nden sonra Osmanlıcanın etkisinden kurtularak özgürleşen dilimizin nasıl bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu anlamak için yaygın iletişim araçlarına bakmak yeterli.

Matbuat denen ve basın yayın olarak Türkçeleşen sözcüğün yerini medya aldı.

Eskiden muhaberat denirdi iletişim olarak Türkçeleşmişti, şimdilerde komünikasyon deniliyor.

Faaliyet, etkinlik olmuştu, şimdi aktivite sözcüğü yeğleniyor.

Asgari-azami yerine en az-en çok diyorduk, bunların yerini minimum-maksimum aldı.

Meselenin yerini sorun almıştı şimdi probleme döndük.

Daha verilebilecek yüzlerce örnek Türkçemizin nereye götürüldüğü, nasıl bir saldırıyla karşı karşıya olduğu sorusunun yanıtını veriyor: Küreselleşme politikaları.

Yüzlerce yıl Arapça, Farsça gibi Doğu egemenlerinin dilinin etkisinde kalan Türkçemiz şimdi bunların üstüne Batı egemenlerinin dilinin etkisine de giriyor.

Üstelik saldırı, yalnızca sözcüklerle değil başka dillerin kurallarıyla, kültürüyle eğitim sistemiyle zorlayarak, genç kuşakların dil sevgisini yok ederek, Türkçe olmayan özendirilerek geliyor.

Güzelim Türkçe sözcüklere kavuşmuştu dilimiz, ne yazık ki elimizden alınıyor.

DİLİMİZE SALDIRI CANEVİMİZEDİR

Dil, bireyin toplumla en güçlü bağıdır.

İletişimin asıl aracı dil, bir ulusun belleği, birikimi, düşünsel temeli, zenginliğidir; kültürüdür.

Dilini unutan, töresini de kültürünü de unutur.

Dilimize küreselleşme politikalarıyla gelen saldırıyı savuşturmak zorundayız.

Türkçe konuşan, Türkçe yaşayan insanların canevine yönelik bu saldırıyı ciddiye alma görevi, sorumluluğu vardır.

Yunus Emrelerden beri yüzyıllardır direnenlerin Cumhuriyetle taçlandırdığı, Cumhuriyetin kul olmaktan çıkarıp insanlaştırdığı, özgürleştirdiği insanların sahiplenmesiyle temizlenen tarlamız olan dilimizi savunmak, “İnsanım” ve “Bu yurt benim yurdum” diyen herkese düşer.

Bu görev, bu toprakları yurda, bu topraklarda yaşayanları ulusa dönüştüren atalarımıza ödeye ödeye bitiremeyeceğimiz sonsuz bir borçtur.

Yazarın Son Yazıları

Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Devamını Oku
27.06.2026
Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026