‘Yarın da büyük kalacaktır’
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

‘Yarın da büyük kalacaktır’

16.11.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

1924’te Nâzım Hikmet’in “Putları Yıkıyoruz” yazılarının çıktığı Resimli Ay dergisini ve 2. Dünya Savaşı yıllarının etkili gazetesi Tan’ı çıkaran, Mavi Gözlü Dev, Nâzım Hikmet’in Son Yılları adlı kitaplarıyla tanıdığımız, Zekeriya Sertel’in (1890-1980) anılarından Atatürk’ün ölümü ve cenaze töreni” başlıklı bölümü Hatırladıklarım’dan aktaracağım (Gözlem Yayınları, 3. basım, Mart 1977, s. 217-218).

VİCDANDA BİR HESAPLAŞMA

“Atatürk’ün ölümü geniş halk yığınları arasında derin bir keder yaratmıştı. Memleketin yüreği durmuştu. Halkın Atatürk’ü ne kadar çok sevdiği şimdi daha iyi belli oluyordu.

Cenazesinin kaldırılacağı gün, bütün şehir halkı erkenden sokaklara dökülmüştü. Dolmabahçe’den Sultanahmet’e giden yol daha sabahtan Atatürk’e son saygı ödevini yapmak isteyen insanlarla dolmuştu. Karaköy’e kadar her yer insan doluydu.

Bütün millet ağlıyordu.

Bu hazin manzarayı seyrederken Atatürk’ün son 15 yıllık hayatı bir sinema filmi gibi gözlerimin önünden geçti.

O vakit vicdanımda bir hesaplaşma yapmak gereğini duydum.”

AĞACI GÖRÜP ORMANI GÖREMEMEK

“Sağlığında biz bu insana karşı hürriyet ve demokrasi savaşı yapmıştık. Onu, demokrasi ve hürriyet getirmediği için adeta suçlu sayıyorduk. Onun hareketlerini diktatörce buluyorduk. Çünkü o vakit ormanın içindeydik. Ağaçları görüyorduk, ama ormanı bütün büyüklüğü ile göremiyorduk.

Şimdi, geçenleri daha aydın görebiliyordum.

Atatürk memleketin sosyal, siyasi ve ekonomik hayatında büyük devrimler yapmıştı. Halifeliği ve padişahlığı yıkmış, yerine bir Cumhuriyet rejimi getirmişti. Halkın sosyal hayatında ve geleneklerinde birçok esaslı değişiklikler yapmıştı.

Birbiri ardına gerçekleştirdiği devrimler o zaman birçok hoşnutsuzluklar yaratmıştı. Halife ve padişahtan yana olanlar ona cephe almışlardı. İttihatçılar ona suikast tertiplemişlerdi. Şapka ve yazı devrimleri, tekkelerin ortadan kaldırılması, birçok kötü geleneklerin yıkılması bazı kimseleri tedirgin etmişti. Emperyalistler de memleket içinde isyanlar çıkarmışlardı. İstanbul’da bütün halifeci, padişahçı gerici basın Atatürk’e karşı yaylım ateşi açmıştı. Bütün bu koşullar içinde hürriyet ve demokrasi gelişebilir miydi?

Tersine, devrim düşmanlarına karşı az çok ters davranmak gerekir. Atatürk de iç ve dış düşmanlara karşı ihtiyatlı, tedbirli bulunmak ihtiyacındaydı. Böyle olmakla birlikte Mussolini ve Hitler biçiminde diktatörlüğe gitmedi. Kişi yönetiminden çok Meclis egemenliğine, yani halk egemenliğine önem verdi. Bütün koşullar onun Doğulu bir diktatör olmasına elverişliydi. Fakat asker olmasına rağmen ‘Benevolent diktatorship’ diye adlandırdıkları biçimde yumuşak, sevimli ve akıllı bir otorite kurdu. Bu otorite diktatörlüklerde olduğu gibi korkuya değil, sevgiye dayanıyordu. Ona bu kuvveti veren şey, halkın kendisine sevgiyle bağlı olmasıydı.

Onun için, bizim istediğimiz kadar değilse de, yine de günün koşullarının elverdiği ölçüde hür bir rejim kurdu. Biz eleştirilerimizi özgürce yapabiliyorduk. Nâzım Hikmet en devrimci şiirlerini onun döneminde yazdı. Nâzım’ın en son ve en uzun mahkûmiyeti de Atatürk’ün hastalık yıllarına rastlar.”

BÜYÜK İNSANLAR

“Zaten büyük adamlar ancak ölümlerinden sonra anlaşılır.

Atatürk de bütün ölçüleriyle şimdi anlaşılmaya başlamıştır.

Bugün memlekette ilerici kuvvetler Atatürk ilkelerine bağlı olarak savaşabiliyorlar...

Onun için Atatürk dün de büyüktü, bugün de büyüktür, yarın da büyük kalacaktır.

Biz uğrunda savaştığımız özgürlük ve demokrasiye, ancak onun açtığı yoldan ulaşabiliriz.

Özgürlük ve demokrasi savaşına asıl onun ölümünden sonra hız vereceğiz.”

***

Not: Hatırladıklarım’ı anımsatan Sayın Güler Akıncı’ya teşekkürlerimle.

Yazarın Son Yazıları

Yaşamın öznesi insan

“Dünyada benzerine az rastlanan bir gönüllü okur örgütlenmesini Ankara Cumhuriyet Okurları (CUMOK) özelinde inceleyen ve tüm Cumhuriyet okurlarına armağan” olan bir kitap yayımlandı...

Devamını Oku
14.03.2026
Değerleri yarına taşımak (2)

Mustafa Kemal, 1906’da örgütlediği “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti”nin Selanik şubesinin kurucularından, Babıâli Baskını’ndaki (23 Ocak 1913) konuşmasıyla tarihe geçen dava arkadaşı Ömer Naci için Ali Fuat Cebesoy’a, “Meşrutiyet’te İttihatçıların en seçkin ve heyecanlı hatiplerinden biri olan yakın arkadaşım”; Kılıç Ali’ye “O konuşurken de ateşti, yazarken de” der.

Devamını Oku
07.03.2026
Değerleri yarına taşımak (1)

Aydınlarımızın umut taşıma anlamına da gelen değerbilir çabasıyla kültür hazinemiz zenginleşiyor.

Devamını Oku
28.02.2026
Bir büyük insan

Bir yol ayrımında olan 1940’lar Türkiye’sinde; yaşamı, düşünceleri, gerçekleştirdikleri, direnişi, yapıtları, “davaları”yla bir simge aydın; Goethe’nin “Işık, biraz daha ışık!”, Tevfik Fikret’in “Kıran da olsa kırıl fakat bükülme sakın!”, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” sözlerini yaşam biçimi kılan bir bilge; “Aklıyla Batı’da, gönlüyle Doğu’da bir düşünce adamı”, bir toplumun geleceğinin mimarı, bir büyük insandı Hasan Âli Yücel (17 Aralık 1897-26 Şubat 1961).

Devamını Oku
21.02.2026
Köpeklerin anlatıldığı romanlar

“Hayatı gezdiren bir ayna” olan roman, insanı ve insanlığı anlatmayı amaçlarken doğanın her varlığından ders alınmasını da öğretir.

Devamını Oku
14.02.2026
‘Gerçekçi ol, olanaksızı iste!’

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Küba delegesi olarak 11 Aralık 1964 günü, emperyalizme direnen dünya halklarına umut ve güç veren ve adını tüm dünyaya duyurduğu tarihi konuşmasında...

Devamını Oku
07.02.2026
Tarih yeniden yaşanırken

TÖB-DER, TÖS’ten aldığı birikimle öğretmenleri toplumsal muhalefet içinde hakkıyla temsil eden bir örgütlenmeydi.

Devamını Oku
31.01.2026
Dünyanın ve insanlığın vicdanı

Edebiyatın büyülü gerçekliğini yüklenerek çıktığı yolda dünyanın kötülüğüne karşı tüm zamanların ezilen, sömürülen, dışlanan insanların yaşam anlarının çağdaş destancısı, insanlığın vicdanı bir gazeteciydi Eduardo Galeano (1940-13 Nisan 2015).

Devamını Oku
24.01.2026
İnsan olmanın ölçütü: Kitap

İnsan olmanın ölçütü: Kitap

Devamını Oku
17.01.2026
İnsanlığın hasreti

Deprem, sel, tsunami, yanardağ, çığ, kasırga gibi doğal felaketler, salgınlar, yangınlar, kıtlıklarla boğuşmak ve bunları alt etmek zorunda kalan insanlık, kendi yarattığı kölelik, savaş, işgal, sömürü, egemenlik belalarını bir türlü yok edemedi yeryüzünden.

Devamını Oku
10.01.2026
Kurtuluşun başkentinde yurttaşın duruşu

Kurtuluş savaşçılarının 19 Mayıs’ta Samsun’dan başladığı büyük yolculuğun Havza, Amasya, Erzurum, Sivas, Hacıbektaş’tan sonraki durağıydı Ankara.

Devamını Oku
03.01.2026
Yıl biterken

Doğal olarak önceki yıllardan devredilen sorunlarla girmiştik 2025’e.

Devamını Oku
27.12.2025
Tarihten bugüne

Doğan Kuban (1926-22 Eylül 2021) 90. yaşına yaklaşırken “kendi varlığına güvenmesini sağlayan bir ulusal kimliği tanımlamak için” yazdığı “Neden Türk’üm? Nasıl Türk’üm? Niçin Türk’üm?” başlıklı yazısına...

Devamını Oku
20.12.2025
Aydınlık ormanı

İnsanlığın özgürlük arayışında yüz akımız olan, dünyaya kattıklarıyla geleceğimizi güzelleştiren, örnek yaşamlarıyla namuslu olmanın ve namuslu kalmanın erdemini öğreten, ömürlerince doludizgin bir uzun koşuya çıkan değerlerimiz var.

Devamını Oku
13.12.2025
Yurtseverlik ya da uşaklık

“Barut dolu silahlarıyla geldiler/ Ateş buyruğu verdiler acımadan/ Şarkı söyleyen bir halkla karşılaştılar/ Sevgiyle ve görev aşkıyla birleşmiş bir halk...”

Devamını Oku
06.12.2025
Değerbilir olmak

Devrimci bir insandı.

Devamını Oku
29.11.2025
Görev insanın

İnsan ömrünün bir kısmı olan on yıllar, toplum yaşamının duraklarıdır.

Devamını Oku
22.11.2025
Yaşamöykülerinden öğrenmek

Bilim, eğitim, siyaset, ekonomi, basın, spor, kısacası yaşamın her alanındaki yaşanmışlıklar birbiriyle iç içedir.

Devamını Oku
15.11.2025
Atatürk kitapları...

“Bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri” olarak tanımlanan Atatürk için Fransız tarihçi Jean Paul Roux şöyle diyor:

Devamını Oku
08.11.2025
Cumhuriyet: İnsan olmanın yolu

Cumhuriyet’in 102. Yılında Anılarımız (Haz. Gülseren Ünsün Engin, İzan Yay.) adlı kitapta yer alan “Cumhuriyet insan olmanın yolunu yordamını öğretti” başlıklı yazımdan aktarıyorum:

Devamını Oku
01.11.2025
‘Cumhuriyet imecesi’


1963’ten, ilkokul beşinci sınıftan beri Cumhuriyet’i okuyan şanslı kişilerdenim.


Devamını Oku
25.10.2025
İnsan ve insanlık bildirgesi

TV programları, reklamlar, okullarda derslerin işleniş biçimlerinden örneklerle sistemin sürekliliğini sağlayan burjuva eğitim sistemine yönelik eleştirilerle dolu Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur? (Gözlem Y., 1976) adlı kitap uzun süre elimden düşmemişti.

Devamını Oku
18.10.2025
Eğitimle güzelleşmek

Eğitimle güzelleşmek

Devamını Oku
11.10.2025
İnsanşair Metin Demirtaş

Papatyaların kırlardaki, çocuklarımızın uykularındaki gülümseyişi çiğnenirken yalnız ve yaralı çocuklarını bağrına basan sağır ve büyük okyanus halka, umudun türkülerini çığırdı, günlerine güller serpti Metin Demirtaş (17 Mart 1938- 27 Eylül 2014).

Devamını Oku
04.10.2025
Toplumsal muhalefet ayakta

Toplumsal muhalefet ayakta

Devamını Oku
27.09.2025
Umutsuzluk yasak

Ahmed Arif’in deyişiyle Nuh’a beşikler veren, Havva Ana’yı dünkü çocuk sayan, fukaralıktan utanan, çıplaklıktan fideleri üşüyen, harmanı kesatlaştırılan, binlerce yıl sağılan...

Devamını Oku
20.09.2025
45. yılında 12 Eylül

Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla Sevr dayatmasını tarihin çöplüğüne gömerek emperyalist paylaşımın tasarılarını kursaklarında bırakan Cumhuriyetimize saldırılar, kuruluşundan beri durmadı.

Devamını Oku
13.09.2025
‘Sis’

3 Eylül 1971’de kurulan TÖB-DER’in kapatılmasıyla örgütsüz bırakılan devrimci öğretmen hareketinin 12 Eylül sonrası ayağa kalkarken attığı ilk adımı olan abece dergisinin ilk sayısında (Ocak 1989) çıkan yazım geldi aklıma.

Devamını Oku
06.09.2025
Ateşlenmiş sevda

"Eğer bir ulus iktidarda bulunan kişilerin onursuzluğunu, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasal görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o ulus erdemini yitirmiştir."

Devamını Oku
30.08.2025
‘Ol sevda’ yaralı

Düşünmek, düşünmeyi sağlayacak birikimi edinmek, bu birikimin verdiği dünyaya bakışla gördüğünü, öğrendiğini, duyumsadığını sergilemek yaşamın insana yüklediği bir görevdir.

Devamını Oku
23.08.2025
Tevfik Fikret’in aynasında gençlik

Ömrün anlam kazanmaya başlaması, yaşamın öznesi olma yolunda atılan adımlara bağlıdır.

Devamını Oku
16.08.2025
Çıkış yolu

“Ne yapılabilir?” diye düşünürken duyguyu bilginin süzgecinden geçirerek bilince dönüştüren...

Devamını Oku
09.08.2025
Gençlik ve gerçeği aramak

“Başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl karşı koyduğumuz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uyarak ve onun yardımıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ibret ve uyanıklığı gerektirmelidir...

Devamını Oku
02.08.2025
Cehalete karşı öğretmenlik

Doğumlardan ölümlere kendi yolunda yürüyor yaşam.

Devamını Oku
26.07.2025
Toplumsal cehalet

Sokak röportajında “Hükümete oy verip muhalefetten hesap soran bir toplum” olduğumuzu söylüyor biri.

Devamını Oku
19.07.2025
‘Kurtulma iradesi’ ve ‘bilgelik’

Bir üniversite amfisinde kürsüdeki hocanın sırada oturan bir öğrenciye, “Sen, ikinci sıradaki mavi ceketli, adın nedir” sorusuyla başlıyor video.

Devamını Oku
12.07.2025
Edebiyatçının sorumluluğu

Doğa ve yaşamla bütünleşen edebiyat, zamanla yarışır ve zamanı dünden yarına taşır.

Devamını Oku
05.07.2025
İnsanlığın sınavı

Dünyaya egemen olmaya çalışan günümüz imparatorluğunun tek kutuplu bir gelecek hülyasının yarattığı vahşi bir gerçeklik var insanlığın aynasında...

Devamını Oku
28.06.2025
Emperyalizmin bugünü: Faşizm ve Siyonizm

“Evangelist Hıristiyanlık”la “Siyonizm”in “Arap Müslümanları”yla birlikte “Şii İslamlığı”nı hedefine aldığını söylersek İsrail’in İran’a saldırısını açıklamak çok kolay olur ama gerçek bu değil.

Devamını Oku
21.06.2025
Yurt yürektedir, yürektir

Yurt ana kucağıdır, baba ocağıdır; insanın doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı, sevdiği insanların olduğu, dilini konuştuğu yerdir.

Devamını Oku
14.06.2025