Erdoğan’ın ‘İdlib’de gerekirse ölürüz’ sözü ve ‘Misaki Milli’
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Erdoğan’ın ‘İdlib’de gerekirse ölürüz’ sözü ve ‘Misaki Milli’

17.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Dünkü yazımı okuyun, çünkü bu devamı. Erdoğan’ın “Yeni Türkiye” konseptinin ana hatlarını çizdiğim yazıda, bu hedefe ancak “Türkiye’nin topraklarını büyüterek ulaşabileceği” hesabını yaptığını belirtmiştim.

Orada eksik bıraktığım, yazarken belleğime çağıramadığım en önemli bir noktayı Ahmet Yavuz anımsattı. “Evet”, dedi “Toprak ilhak etmeden Yeni Türkiye’yi kurduğunu söyleyemez, hedef bu, fakat keşke Misakı Milli hedefini de yazıya katsaydın, dört dörtlük olurdu...”

Ah belleğim diyeceğim ama yazıya gece yarısı başlamış, ara vermiş, sonra sabah erkenden bitirmiştim. Beylikdüzü CHP örgütünde yapacağım konuşmayı hazırlığa giriştim sonra... Yani araştırmaya zaman da kalmamıştı.

Evet, Erdoğan 2016’dan itibaren Misakı Milli’yi diline dolamıştı. 2017, 2018, 2019’da hep gündeme getirdi.

Hedef imparatorluk toprakları

Erdoğan, ağırlıklı olarak İngilizlerden alınamayan-alınmayan Musul’u kastediyor. Suriye’yi de Osmanlı artığı, kaybedilmiş toprak görüyor.

19 Ekim 2016’da bunu sanırım ilk kez muhtarlar toplantısında açtı: “Suriye ve Irak’ta olanları yaşarken, yeni nesil bir şeyi çok iyi bilmeli. Acaba Misakı Milli nedir? Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Eğer Misakı Milli’yi kavrarsak, anlarsak Suriye’deki sorumluluğumuzun, Irak’taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız... Eğer bugün ‘Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, onun için hem masada hem de arazide olacağız’ diyorsak, bunun bir sebebi var.”

“Maalesef hem batı hem de güney sınırlarımızda Misakı Milli hedeflerimizi koruyamadık. Dönemin şartları itibarıyla... zorunluluklardan kaynaklanan bu durumu esas olarak kabul edip kendimizi tamamen bu kabuğun içine hapsetme anlayışıdır. Biz işte bu anlayışı reddediyoruz. Türkiye’yi 1923’ten beri böyle bir kısırdöngüye hapsedenlerin amacı coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı, Selçuklu ve Osmanlı geçmişimizi bize unutturmaktır...”

10 Kasım 2017’de: “Biz Kurtuluş Savaşımıza başlarken ilan ettiğimiz Misakı Millimize dahi sahip çıkamadık. İşte şimdi Suriye’de, Irak’taki gelişmelerde zaman zaman dikkat ederseniz bir şeyi dillendiriyorum. Nedir o, ‘Biz Misakı Millimize yeniden sahip çıkmak zorundayız’ diyorum.”

Görüldüğü gibi, Erdoğan’ın Irak ve Suriye’deki hedefi “kayıp” ilan ettiği bu toprakları geri almak.

Önceki gün, İdlib için söylediği “biz orada gerekirse ölmeyi göze aldık” sözleri, “Yeni Türkiye”nin kuruluşu için en elzem ihtiyaçla ilgili kararlılığını dile getiriyordu: Toprak kazanmak!

Peki, nedir Misakı Milli?

Misakı Milli, son Osmanlı Meclisi’nde (Meclisi Mebusan) yapılan bir gizli oturumda (28 Ocak 1920) kararlaştırılan Osmanlı sınırlarıdır. Misakı Milli, ulusal yemin demektir. Meclis’in toplanması Atatürk ve arkadaşları çaba sarf etmişti. Bu son Meclis’te Anadolu’dan gelen mebuslar da vardı, Anadolu direnişçileri-savaşçıları Müdafaa-i Hukukçular, Meclis’te temsil ediliyordu. Rauf Orbay liderliğinde bir “Felah-i Vatan” grubu oluşturdular ve bu son Meclis’te “Ulusal Yemin”i kabul ettirdiler.

Yani Misakı Milli, Osmanlı’nın, padişahın falan değil, doğrudan Milli Kurtuluşçuların girişimidir.

Burada Mondros Ateşkesi’yle Osmanlı’nın elindekiler vatan toprağı sayılmakta, Musul dahil. Ulusal Yemin’de Arap yerleşimlerinde referandum önerilmekte. İdlib bu çerçevededir. Atatürk’ün 1918’de bulunduğu bölgelerle ilgili yazısına dayanılarak, yorumlarla Misakı Milli sınırları genişletilmektedir.

Lozan’da Musul üzerinde anlaşma sağlanamadı ve çözümü İngiltere ile Türkiye arasında ikili görüşmelere bırakıldı. Bu görüşmeler sonuç vermedi ve anlaşma gereği konu Milletler Cemiyeti kararına bırakıldı. İngilizlerin Şeyh Sait kışkırtması ile Türkiye zor durumda bırakıldı, Milletler Cemiyeti Musul’u İngiliz mandasına bıraktı. Oradan da Irak toprağı oldu.

Türkiye’nin varlık belgesi

1) Lozan, Türkiye’nin varlık belgesidir, Ulusal Yemin en az hasarla ve kayıpla gerçekleşmiştir.

2) Ulusal Yemin’in arka plandaki sahibi Atatürk ve arkadaşlarıdır.

3) Ulusal Yemin, Birinci Dünya Savaşı’nın yenilmiş, parçalanmış, işgal edilmiş Osmanlı topraklarının kurtarılması gerekenleri sayıyor.

4) Sıfırdan bir vatan ve millet yaratmaya soyunmuş Atatürk ve arkadaşları, savaştan bitap düşmüş Anadolu’dan toparlayabildikleri güçlerle, yapabileceklerinin azamisini gerçekleştirmişlerdir.

5) Yeni Cumhuriyet, Osmanlı’nın üzerine, ümmet ve  padişahlık temelinde değil, yurttaşlık ve millet için gerekli bir kimlik (Türklük) üzerinde inşa edildi. Ve ortak dil olarak da Türkçe... Bu çağın, ulus devlet kuruluşlarının gereğiydi. Osmanlı’dan zaten Yunanistan, Bulgaristan vb. savaşla ayrılarak ulusa dayalı devletlerini kurmuşlardı. Çok milletli imparatorluklar çöküyor, ulusa dayalı milletler kuruluyordu.

6) Suriye, Irak evet Türkmenlerin de yaşadığı, fakat ağırlıklı Arap kimlikli ve Arapça dilliydi.

Erdoğan, sadece Osmanlı’yı değil Selçuklu’yu da canlandırıyor

Yarın sürdürelim...

Yazarın Son Yazıları

Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025