Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

14.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı. Bu hikâye NYT’de yazıldı. Herkes de okudu. Netanyahu, Trump ve adamlarına hayal sattı; ancak CIA bu hayaller üzerinde yaptığı özel toplantıda ikisinin gerçekleşebileceğini (İranlı liderlerin öldürülmesi ve İran’ın savaş üretim kapasitesinin kısa sürede yok edileceği); diğerlerinin ise (İranlıların isyanı, rejimin çökeceği, iktidarının yıkılacağı vb.) olasılık dışı olduğunu bildirdi. Buna rağmen Trump savaşa karar verdi.

Ne Hürmüz vardı ortada ne İran’ın direnme kapasitesinin yüksekliği ve Körfez’de Amerikan üslerine ve dahası Körfez petrol tesislerine zarar verebileceğine ilişkin bir görüş.

ADAMLARDA OLASILIK HESABI SIFIR

Doğrusu Amerikalıların böyle ciddi bir durumda olasılık hesapları en ayrıntısına kadar ortaya koyulur; fotoğraf mümkün olduğunca bütüncül görülmeye çalışır, karşı hamlelerin ne olabileceği tartışılır, biçimindeki tezleri boş ve kof çıktı.

Veya Trump’ın, Amerikan ordusuna, silahlarına, bunca uçak gemisine, binlerce uçağına, topuna tüfeğine acil müdahale komandolarına... artık başka ne varsa güveni o kadar tepe noktadaydı ki gerekirse dünyanın tüm ülkelerinin canına okurdu!

Oysa yakın geçmişine baksa Vietnam’daki derin yenilgiyi görür, Afganistan’dan pılını pırtını toparlayamadan, ajanlarını bile geride bırakarak kaçtığını anımsar. Asimetrik savaşı anlayamıyorlar. El Kaide’nin İkiz Kuleler’i ve Pentagon’u nasıl vurduğunu göremiyorlar, hâlâ bunları CIA yaptı diyen on binlerce kişi var.

Bu “mutlaklığa” olan sarsılmaz inançtır. ABD o kadar güçlüdür ki kimse ona karşı koşamaz. Veya tersinden bakacak olursak, Trump’a göre: “O kadar güçlüyüz ki karar verdiğimiz her şeyi başarırız.”

NETANYAHU’NUN TUZAĞI SÜRÜYOR 

ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki çıkarları farklıdır. 1948’den beri İsrail’in ana stratejisi mümkün olduğunca durmadan büyümektir. Ortadoğu’da kendisine karşı çıkabilecek hiçbir ülke bırakmamaktır. Bu amaçla da başta ABD ve Almanlar olmak üzere Avrupalı ülkeleri durmadan savaş amaçları için kullanmaktadır.

İran ve Gazze, İsrail’e büyük bir fırsat yaratmıştır.

Bunu yalnız başına başaramazdı, bu nedenle Trump’ın ağzından girdiler poposundan çıktılar ve savaşa ikna ettiler.

Ve Trump’ı büyük bir çıkmaza soktular. Adeta yıkımını, ABD hegemonyasının çöküşünü hızlandırdılar.

ÇIKIŞ YOK 

Trump itibarını kurtarmak için bir şeyler yapmak zorunda, alacağı her silaha dayalı önlem kendisini daha da batıracaktır.

Şimdi İran limanlarına abluka kararını uygulamaya koydu.

Ya tüm gemiler ya hiçbir gemi... İran’ın istediği ülkeye petrol satarak gelir elde etmesini engelleyerek İran’ı çökertecekleri hesabı üzerine kurulu.

1) Petrol krizi, yokluğu daha derinleşecek. Dünya ekonomik krizini artıracak.

2) En çok Çin gemisi petrol taşıyor. Çin gemilerine uygulanacak İran limanlarına bir alıkoyma, girme çıkma yasağı, Çin ile ABD’yi karşı karşıya getirecek bir hamle olacak gibi. Çin’in tepkisi belki de İran’a silah satışını artırmak olabilir, en sıradan karşı önlem olarak.

3) Masa henüz devrilmedi. Büyük olasılıkla karşılıklı küçük tavizlerle görüşme bahanesi yaratılacaktır. Önceki yazımda söylediğim gibi, Trump’ın bir cankurtarana ihtiyacı var. Bu da barış masasında uzlaşmadır. İran ona bu şansı verir mi ya da ne kadar verir, bilmiyoruz.

4) İsrail, Trump’ı savaşa sürdürmesi için hâlâ baskı yapıyor. Lübnan’a saldırılarıyla aslında Trump’ı da baskı altına alıyor. Netanyahu, Trump’ı da ABD’yi de batırmayı sürdürüyor.

***

Orban’a gelince... Yıkılışı ile Trump’ın düşüşü arasındaki paralelliğe dikkat çekerim. Tabii birbirinden bağımsız olgular. Ama Orban’ın da Trump’ın da “kaybedeceği kesin” bir seçimde birbirlerine sarılmaları, birlikte düşüşü gündeme getirir. Vance’in gidişi, Orban’la kucaklaşması, ona oy istemesi, siyasi olarak da büyük aptallıktı. Ne sandılar, Macarlar, “ABD istiyorsa haklı olabilir. Orban’la devam” mı diyeceklerdi?! Yalnızlaşan Trump’ın Macaristan’da ne etkisi olabilirdi? Papa bile dün direnişini sürdürdü ve Trump’dan korkmuyorum, dedi.

Dünya otoriter-otokrat liderlerin çöküşü dönemine mi girdi?

Yazarın Son Yazıları

Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026