Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.
Büyük Alman devrimcisi ve yazarı Bertold Brecht’in imzasını taşıyan şiir şöyledir:
“Gardiyanları ve yargıçları ve savcıları
Hepsi halka karşıdır
Kanunları, yönetmelikleri, bütün kararları
Hepsi halka karşıdır
Dergileri, gazeteleri, bütün yayınları
Hepsi halka karşıdır
Bunların hiçbiri onları kurtaramayacak
Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini
Panzerleri, kelepçeleri, bütün silahları
Hepsi halka karşıdır
Zindanları, tutukevleri, işkenceevleri
Hepsi halka karşıdır
Borsaları ve şirketleri ve iktidarları
Hepsi halka karşıdır
Bunların hiçbiri onları kurtaramayacak
Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini”
Bestesi 1922’de kaybettiğimiz sevgili dostum Sarper Özsan’a ait. 1 Mayıs bestesi de onun. Kimler söylemedi ki, Cem Karaca dahil.
***
16 yıl Macaristan’ı otoriter bir zihniyetle yöneten Orban efendice iktidarı teslim etti. Tartışmalı bir sonuç olsaydı ne yapardı bilemem ama aradaki büyük fark karşısında yapacak veya iddia edecek hiçbir şeyi kalmamıştı.
Orban, çok ilginç, günümüzdeki tüm otoriterlerin başvurduğu Meclis’teki çoğunluk milletvekiline dayanarak gerçekleştirdiği hukuk değişiklikleriyle (isterseniz darbelerle deyin) yargıyı kendine bağladı. Çok tipik!
***
Bir medya otoritesi atadı ve medyanın yüzde 80’ini kendine bağladı ve devlet TRT’sini hiçbir zaman muhaliflere açmadı ve tek taraflı bir propaganda makinesi çalışıp durdu, devlet dezenformasyonu yarattı. (Ne kadar tipik!)
***
Bakın bir yazıda ne deniyor: “Devletin iletişim kanalları tamamen partizan mesajlar için yeniden yapılandırıldı. Hükümet yanlısı medya ve trol ağları, muhalefeti yalan yanlış bombardımanla halkın gözünden düşürme taktiği uyguladı!” (Tamamen tanıdık geliyor!)
***
Macar halkını Orban olmazsa Macaristan olmaz, yabancılar istila eder milliyetçilik propagandasıyla kendi vazgeçilmezliğine ve seçimleri Macaristan için ölüm kalım meselesi olduğuna inandırmaya çalıştı (Hem de ne tipik!)
***
2022’den beri Macaristan’ın GSYİH büyümesi neredeyse sıfıra yakın seyretti. AB ülkeleri içinde en yüksek enflasyon oranı altında millet ezildi.
***
Seçim sistemini kazanabileceği şekilde durmadan değiştirdi.
***
İhaleleri bir azınlık yandaş patronlara verdi ve onlar aracılığıyla siyasetini finanse etti ve kendi zenginlerini yarattı. (Aaa ne utanmazlık! Görülmemiş bir rezalet.)
***
Sonuç: Ne yargıyı gütmesi ne seçim sistemi ne bilgi kirletmesi ne medya diktası ne tüm propaganda araçları ne yukarıda saydıklarımızın tümü, hiçbir yıkılmasının önüne geçemedi.
Bunların hiçbiri genç seçmen kitlesine özellikle vız geldi tırıs gitti.
Demek ki Macar halkı gördü her şeyi, bıktı otoriterden ve masallarından, ülkenin durumuna kendi durumuna baktı ve sandığa koştu. Macar tarihinde görülmemiş kitlesel bir oy verme ile...
***
Orban, seçim sandığına sadık kaldı sadece. Biz medeni bir ülkeyiz de dedi rakibini kutlarken.
Macaristan bir Ortadoğu ülkesi olsaydı sandıktan çıkacak sonuçlar üzerinde çeşitli manipülasyonlar yapar mıydı, yapmaz mı...
Macar halkının şansı ülkelerinin Avrupa ve Avrupa Birliği’nin göbeğinde olmasından kaynaklanıyor olabilir mi?!