Assos’ta Felsefe
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Assos’ta Felsefe

28.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

24 yıldır düzenli olarak yapılan ve gelenekselleşen Assos’ta Felsefe adlı sempozyum etkinliğinin 2024 yılı ulusal toplantısı, 2-3 Şubat 2024 tarihlerinde, “Özgür İrade/İstenç Sorunu” konusunda yapılacak.

Bu çerçevede, insanın özgür bir iradeye/istence sahip olup olmadığı konusu, benlik, eylem, seçim, ahlak, hukuk, sorumluluk, nedensellik, belirlenimcilik, belirlenmezcilik, ılımlı belirlenimcilik gibi kavramlar bağlamında ele alınacak ve irdelenecek.

Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından birisi olan Aristoteles’in yaşamının bir bölümünü geçirdiği ve felsefe eğitimi verdiği antik Assos kentinde ve 24 yıldır Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin kurucu üyesi ve yönetim kurulu başkanı Prof. Dr. Örsan K. Öymen’in öncülüğünde yapılan sempozyum etkinliğine öğretim üyeleri, öğrenciler ve alan dışından felsefe meraklıları katılıyor.

Halil Turan, Prof. Dr. Nazile Kalaycı, Prof. Dr. Hamdi Bravo, Doç. Dr. Cemil Güzey, Doç. Dr. Çetin Türkyılmaz konuşmacı olarak katılacaklar.

Etkinlik ücretsiz ve herkese açık, kayıt ve başvuru zorunlu. Katılımcıların kayıtları ve başvuruları www.philosophyinassos.org adresi üzerinden alınmakta.

***

İlginçtir, şu günlerde Catherine Nixey’in “Kasvetli Çağ-Klasik Dünyanın Hıristiyanlar Tarafından Yıkılışı” (Yapı Kredi Yayınları, Çev. Arzu Akgün, 2023) adlı kitabını okuyorum. Dünya kültür tarihini iyice anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap. İnsanların büyük bir çoğunluğu Dinde Reform ve Rönesans’ın nasıl olduğunu bilir de neden olduğunu bilmez. İkisinin de nedeni genç, yobaz ve barbar Hıristiyanlıktır.

Kitap şöyle başlıyor: “PALMYRA, MS 385 Civarı. ‘Mesih’i kabul edenler için suç yoktur.’ (Aziz Şenuda)

“Yağmacılar çölden geldi. Palmyra onları bekliyor olmalıydı. Yıllardır siyah cüppeli yobazlardan oluşan, taşlarla, demir çubuklarla ve sarsılmaz bir haklılık duygusuyla silahlanmış yağmacı çeteler, Roma İmparatorluğu’nun doğusunda terör estiriyordu.” (...) “Yüzyıllardır ayakta duran büyük taş sütunlar bir öğleden sonra çöktü; beş yüz yıldır duran heykellerin yüzleri bir anda parçalandı; Roma İmparatorluğu’nun yükselişine tanıklık eden tapınaklar bir günde yıkıldı.”

Yıllardır İtalya’da, Yunanistan’da, Olympia’da gördüğüm heykellerin burunlarının neden kırık olduğunu bir türlü anlamazdım. Gene heykellerin cinsel organları, gözleri tahrip edilmiş olurdu... İnanın bana bunun nedenini yukarıdaki satırları okuyunca anladım. Bütün bunlar 1500 yıl sürecek Hıristiyan keşiş yobazlığının gözle görünen sonuçlarıydı. Barbarlık pagan tapınaklarını, tanrılarının heykellerini hedef almıştı. Görünen hedeflerdi bunlar. Ama bir de düşünsel hedefler vardı: edebiyat ve felsefe yapıtları. Bu bağlamda bütün Roma İmparatorluğu’nun Latin ve Yunan (Grek) şairleri, hatipleri, filozofları bu türden keşişlerin, yobazların hedefi oldu. Nasıl olsa “Mesih’i kabul edenler için suç yoktu”. Bol bol can aldılar, pagan rahiplerin, şair ve özellikle filozofların kanları sel olup aktı. Yazara göre pagan çağında yaratılan felsefi ve yazınsal eserlerin yüzde 90-95’i 1500 yıl içinde yakılarak, ırmaklara atılarak yok edilmiştir.

Thales, Miletli Anaksimenes, Pisagor, Heraklitos, Ksenofanes, Empedokles, Anaksagoras, Demokritos, Protagoras, Sokrates, Mageralı Öklid, Platon, Aristoteles, Epikür, Enesidemos, Agrippa... 

Yapıtları yakılan, yok edilen düşünür, filozof ve bilimcilerden bazıları. Dahası Akademia kapatıldı ve MS 529’da “Paganizm çılgınlığından mustarip filozoflar”ın öğretmenlik yapması yasaklandı...

Bereket versin ki Abbasilerin ikinci halifesi Mansur döneminde başlayan yoğun çeviri hareketi Klasik Latin ve Yunan yapıtlarının tamamen yok olmasına engel oldu. Bağdat bir çeviri merkezi haline gelmişti. Ayrıca Yunancadan çevrilmiş Süryanice, Persçe ve Sanskritçe yapıtlar da çevrildi. Ve bu sayede Avrupa’da Dinde Reform ve Rönesans hareketleri gerçekleşebildi.

Çocukluğundan bu yana tanıdığım Prof. Dr. Örsan K. Öymen, bütün yobazlıklara, yerli “keşişler”e, körlük, sağırlık ve dilsizliklere karşın bir “Türk” felsefesinin kurulması için çabalıyor. Felsefe ve bilimsel düşünce olmadan hiçbir şey olmaz!

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025