Ne mutlu Türküm diyene!
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Ne mutlu Türküm diyene!

10.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır. Fedon, sık sık Türk bayrağına olan bağlılığını dile getirerek milli bayramlarda evine bayrak asıp ‘Ne mutlu Türküm diyene’ diyerek vatanseverliğini vurgulayan paylaşımlar yapmaktadır” diye yazıyor.

Vatan, bir milletin üzerinde bağımsız olarak yaşadığı, kültürünü oluşturduğu, sınırları belli toprak parçası, yurt veya memleket demektir. Sadece coğrafi bir toprak parçası değil, aynı zamanda manevi değerleri, ortak tarihi ve bağımsızlığı temsil eden kutsal bir kavramdır.

Fedon kardeşimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğuna göre bütün vatandaşlar gibi “anayasal Türk”tür. Vatandaşlıkta ırk, köken, soy sop gibi şeyler yazmaz. Türkiye, çok çeşitli etnik grupların (Türk, Kürt, Rum, Zaza, Arap, Çerkes, Azeri, Laz, Ermeni, Roman vb.) bir arada yaşadığı bir ülkedir. Alman kimliği ve pasaportu taşıyan bir Türk uluslararası ve yerel yasalara göre Türk değildir, dünyanın hiçbir ülkesinde köken sorulmaz kimlik sorulur ve istenir. Bütün dünyada devlet işlerinde ve kimliklerde kökenin yeri yoktur: Türk, Bulgar, Fransız, Alman, İsveçli, Norveçli vardır. Bu biline...

Önce Rum nedir, onu anımsayalım. “Rum” sözcüğü sanıldığı gibi Yunan ya da Grek anlamına gelmez. Bu sözcük “Roma İmparatorluğu”, “Roma İmparatorluğu’nda yaşayan kimse”, “Romalı”, “Arap ilinden başka ilden olan kimse”, “Anadolulu”, “Osmanlı” gibi anlamların karşılığıdır. Eski Türkiye Türkçesinde Anadolu’ya Diyar-ı Rum yani “Roma ülkesi” denirdi. Osmanlı padişahlarının unvanlarından biri de “sultan-ı rum” idi. “Diyar-ı Rum”da yani Anadolu’da tarih boyunca birçok millet ve çoğul inanç yaşamıştır ve 1071’den sonra Anadolu son egemenlerinin adıyla Türkiye (Türk yurdu) olarak tarihte yerini almıştır.

Şarkıcı Fedon basında “Rum asıllı” olarak anılmakta. Bu sıfatlandırmanın doğru yorumu “Anadolulu Fedon” anlamına gelir. Yunan anlamına gelmez.

Şarkıcı Fedon, Türkiye’de “birlikte yaşama” konusunda karşılaştığı zorlukları ve kendisine “gâvur” denmesinden duyduğu rahatsızlığı Tempo dergisine verdiği röportajda anlatmış. Anadolu toprakları üzerinde kurulan Türkiye’de Müslüman olmayan bir Türkü (Fedon yasal olarak Türktür) “gâvur” olarak tanımlamak tam anlamıyla bir barbarlıktır. Ve (mutlaka) yasal olarak suç olması gerekir! Vatandaşımız, yurttaşımız, kardeşimiz Fedon bu barbarlığa karşı isyan ediyor:

“Şehit torunuyum diye, bu ülkede göğsümü gererek sokakta dolaşabileceğim kanaatindeydim. Ama bu topraklarda, canımı vermeye ant içmiş biri olarak beklediklerimin karşılığını alamıyorum. Apartmanda bile ‘Yukarıda gâvur oturuyor’ diyenler var. Ayrıca bana gâvur diyorlar ya, peki ben bile gâvursam Türkiye’nin AB’de ne işi var? Yunanistan’a gittim, Türk tohumu oldum, burada gâvurum. Çok üzülüyorum.”

1071 yılında Malazgirt Savaşı sırasındaki Anadolu’nun nüfusu hakkında kesin bir istatistik olmamakla birlikte, nüfusun ezici çoğunluğu Hıristiyan (Rum, Ermeni, Süryani) idi. 11. yüzyıl Anadolu’sunda Türkmen unsurlar henüz yeni yerleşmeye başlamış olup yerli Hıristiyan nüfusun birkaç milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.

“Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?” sözü, Yunus Emre’ye ait, dünyanın geçiciliğini ve malın mülkün kalıcı olmadığını vurgulayan tasavvufi bir ifadedir. “Mal da yalan, mülk de yalan, var biraz da sen oyalan” dizeleriyle tamamlanan bu söz, hırsı bırakıp dünya hayatının geçici bir vekalet olduğunu hatırlatır. Fedon kardeşimiz bu isyanında çok haklı:

“Ermeniler, Rumlar yurtdışında bir şey yapıyor, kabak benim başıma patlıyor. Askerde Türk bayrağı ve silah üzerine yemin ettim. Ama onbaşı imtihanından çıkarıldım. Deniz subayı olmak istiyordum, olamadım. Senatör olabiliyorum; polis, asker, hatta çöpçü olamıyorum. Nerede benim Türk vatandaşlığım? Dedemin bu toprak için döktüğü kanın karşılığı nerede? Ben polis olursam bu vatana ihanet mi edeceğim!”

Fedon kardeşimizin ataları Anadolu’nun Türklerden önceki sahipleridir. Bu biline...

Evet! Fedon kardeşimiz ve benzerleri neden subay ve polis olamıyor? Müslüman olmayan vatandaşlarımızın subay, polis, devlet memuru olmaları karşısında engelleyici bir yasak kuşkusuz yok! Ama sorun uygulamada.