Şok Doktrini’ne şok tepki vermeli!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Şok Doktrini’ne şok tepki vermeli!

12.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1.9 milyon insan için güzel topluluklar inşa edeceğiz. Güzel yaşam alanları inşa edeceğiz; beş, altı veya iki olabilir, ancak tüm bu tehlikelerin olduğu yerden biraz uzakta güvenli alanlar inşa edeceğiz. Bu arada ben bunun sahibi olacağım; bunu geleceğe yönelik bir gayrimenkul geliştirme olarak düşünün. Çok güzel bir toprak parçası olur.

ABD Başkanı Trump, bu hafta yayımlanan bir röportajında söyledi bu sözleri!

Filistinlilerin topraklarına dönüş hakları olacak mı?” diye soruldu, “Hayır çünkü çok daha iyi konutlara sahip olacaklar. Ben onlar için kalıcı bir yer inşa etmekten bahsediyorum. Geri dönmek zorunda kalırlarsa bu yıllar alacak. Yaşanabilir değil. Ürdün’le, Mısır’la anlaşma yapabileceğimi düşünüyorum. Onlara yılda milyarlarca dolar veriyoruz” diyerek Filistinliler için tehcir planını açıkladı!

Bir emperyalist, onca yıldır İsrail’in soykırım niteliğindeki vahşetlerine direnen bir halk hakkında bunları söyleme cüretini kendinde buldu ama dünya liderlerinden güçlü bir tepki gelmedi.

NE DENDİ NE OLDU...

Erdoğan’dan “Ey Trump!” diye başlayan bir meydan okuma duymadık ama yurtdışına çıkarken havalimanında şu karşılığı verdi: “Siyonist lobinin baskısıyla yeni Amerikan yönetiminin Gazze ile ilgili gündeme getirdiği önerilerin bizim açımızdan dikkate ve konuşulmaya değer hiçbir yanı yoktur. Bunlar tamamen abesle iştigaldir. Havanda su dövme çabalarıdır.

Amerika söz konusu olduğunda işlerin nasıl tersine dönebildiğine tanık olmasak endişe etmeyebilirdik. Ama insanın aklına rahip Brunson olayı geliyor. Erdoğan, Trump’a “Bu can bu bedende, bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsın” dedikten sonra olanları hatırlamak gerekir.

2019’da Barış Pınarı Harekâtı başladığında Erdoğan’a mektup gönderip “Binlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulmak istemezsiniz, biz de Türk ekonomisini mahvetmekten sorumlu olmak istemeyiz ve bunu yaparız. Size bunun bir örneğini Pastör Brunson olayında yaşatmıştım” yazma hadsizliğinde bulunan Trump, 2025’te yeniden ABD başkanı seçildikten sonra “Erdoğan’a Kürtlerin peşinden gitme dedim ve gitmedi. Başlamıştı ama yapma dedim, yapmadı” dedi.

ŞOKLARLA İLERLEYEN KÜRESEL NEOLİBERALİZM

Bugünlerde Ortadoğu’da yaşananlar nedeniyle Naomi Klein’ın “Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi” adlı kitabından sıklıkla söz ediliyor. 2008’de Cumhuriyet Pazar Dergi’deki köşe yazımda bu kitap hakkında yer verdiğim aşağıdaki satırlar, olanları açıklıyor:

Donald Ewen Cameron kimdir?” diye sorulsa kaç kişi doğru yanıt verir bilinmez. Oysa insanlık tarihinde utançla anılacak bir psikiyatristin adıdır bu. Cameron, 1950’li ve 60’lı yıllarda, insan hafızasının kontrolü üzerine yürütülen CIA projesi MKULTRA kapsamındaki deneyleri yapmış. Depresyon, anksiyete gibi şikâyetleri olan hastalarına kendilerinden habersiz ilaç vererek elektrik şok tedavisi uygulamış. Amaç, hafızadakileri silip yeni bir insan yaratmak.

Klein, kitabında kapitalizmin de aynı şok yöntemiyle yayıldığını, Cameron’un şok terapisinden yola çıkarak, savaşlar, terör saldırıları, darbeler ve doğal afetler yoluyla toplumlarda şok yaratıldığını anlatıyor. Sonra da bu ilk şokun yarattığı korku ve düzensizlik ortamını kullanan politikacılar ve şirketler aracılığıyla ekonomik olarak ikinci şok gerçekleştiriliyor. Bunlara direnenlere, gerekirse polis ve hapishane sorgularında üçüncü şok uygulanıyor. Amaç, toplumu kapitalizmin vahşi uygulamalarına hazır hale getirmek.

Bu model, Thomas Friedman’ın geliştirdiği modern kapitalizmin taktiksel stratejisiyle de uyuşuyor: Büyük bir kriz beklenir (ya da yaratılır), vatandaşlar krizden bocalamış bir haldeyken devlete ait hizmetler özel kişilere devredilir ve sonra da bu sözde “reformlar” kalıcı bir hale getirilir.

Ne diyordu kapitalizmin gurusu? İster gerçek olsun, isterse gerçek gibi algılansın, sadece bir kriz gerçek bir değişiklik doğurur. Yani yarat krizi, yap yağmayı!

Ben de diyorum ki Şok Doktrini’ne şok tepki vermeli!

Yazarın Son Yazıları

Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Devamını Oku
26.06.2026
İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026