Butlancıların İzmir’e ve İzmirliye teşekkürü (!)
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

Butlancıların İzmir’e ve İzmirliye teşekkürü (!)

26.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Butlan yönetiminin CHP Genel Merkezi’nde yarattığı olumsuz görüntülerin üzüntüsü daha geçmeden, şimdi de geçtiğimiz pazar gecesi İzmir il binasında yaşanan olumsuz görüntüler gündeme düştü. Doğrusu bu görüntüler CHP’ye ve İzmir örgütüne hiç yakışmadı. 

Image

Hele İzmir’den, Ege’den yetişen ve yıllar sonra son yerel seçimde neredeyse bütün Ege’yi CHP kırmızısına büründürüp ülkede CHP’yi birinci parti yapan CHP lideri Özgür Özel’in fotoğraflarının parçalanması; İzmirli, Egeli CHP’lilerin yüreğini acıttı! İnsan, butlan yönetiminin İzmir’e, Ege’ye ve CHP’nin Egeli liderine teşekkürü (!) böyle mi olmalı diye düşünmeden edemiyor. 

İZMİR DURUŞU 

O İzmir ki kendine has ilkeli muhalif duruşuyla, hiçbir seçimde AKP’ye geçit vermemiş bir kenttir. Neredeyse çeyrek asırdır, genel ve yerel her seçimde CHP’yi birinci parti yapmıştır. Uzun süredir yerel yönetimlerini CHP’li başkanlara teslim etmiştir. Bütün bu özellikleriyle de “CHP’nin amiral gemisi” olarak tanımlanmıştır. 

İzmir’in bir başka önemli özelliği “kurtuluşun ve kuruluşun kenti” oluşudur. Bütün bu tarihi ve siyasi özellikleriyle; İzmir’in, Cumhuriyetin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’un kurucu genel başkanı olduğu CHP ile önemli tarihi bağları vardır. Kısacası İzmir, CHP ve CHP siyaseti için çok büyük anlamlar ifade etmektedir. 

İZMİRLİ UNUTMAZ 

İşte böyle bir kentte, “Aydınlanmanın ve demokrasinin kalesi” olarak tanımlanan ve hiçbir seçimde iktidara geçit vermemiş İzmir’de; bu olumsuzluklar nasıl yapılabiliyor, doğrusu insan hayret ediyor. İleride İzmir’in ve ülkenin siyasal tarihini yazacak olanlar, İzmir’in AKP iktidarına hiçbir seçimde geçit vermediğini tarihe not düşerken yaşanan bu son gelişmeleri acaba nasıl yazacaklar dersiniz? Bizce, birazcık sorumluluk taşıyanların bunları düşünmesi gerekiyor. 

Elbette bu olumsuzluklara yol açanların ve seyirci kalanların çok küçük bir grup olduğunu biliyoruz. Ama doğrusu yine de içimize sindiremiyoruz! CHP’nin seçilmiş il başkanı, ilçe başkanları, belediye başkanları - meclis üyeleri ve önceki dönem ilçe başkanları; yaşanan bu olumsuzluklara karşısında tepkilerini gösteriyorlar. Ancak biz İzmir’in ve İzmirlinin, belleklere kazınan bu görüntüleri unutmayacağını düşünüyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL İZMİR’DE 

Bayram öncesinde genel merkezde yaşanan olumsuzlukların ardından İzmir’e gelen ve butlan yönetimine karşı mücadeleyi İzmir’den başlatan CHP lideri Özgür Özel, 29 Haziran Pazartesi günü İzmir’e geliyor. Önce Küçük Menderes yöresini ziyaret edecek Özel, ilan edilen buğday alım fiyatından mağdur olan hububat üreticisini, sütü ve patatesi para etmeyen yöre çiftçisini dinleyecek. 

Aynı zamanda, temmuz ayında ara zam talep eden asgari ücretlinin, memurun ve maaşlarında iyileştirme bekleyen emekçinin, emeklinin taleplerini seslendirecek. Yaşanan olumsuzluklardan dolayı morali bozulan İzmir örgütüne ve İzmirli başkanlara moral verecek. Sözün özü; bir kez daha İzmir’le ve Ege’yle bütünleşecek.

***

Tavukları pişirdiniz mi?

Son günlerde tavukçuluk sektöründe yaşananlar, ekonominin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Bilindiği gibi bu sektörde 13 büyük firmaya “denetim kayyımı” atanmıştı. Bu denetim kayyımı ifadesi yeni bir kavrammış gibi duruyor ama sonuçta ilgili firmalara yönetsel olarak müdahil oluyor. 

Image

Konunun bizim açımızdan önemli yönü, kayyım atanan bu firmaların büyük çoğunluğunun Ege’de bulunmasıydı. Hem çok sayıda Egeli çalışanı istihdam ediyor ve hem de ürünlerini oldukça geniş bir tüketici kesime ulaştırıyorlardı. 

DİLBER AY VE ‘BEYNELMİLEL’ 

Halk türkücümüz rahmetli Dilber Ay’ı bilir miydiniz? Biz onu yine rahmetli olmuş bir sanatçı ve siyasetçi Sırrı Süreyya Önder’in ünlü filmi “Beynelmilel”de görüp sevmiştik. Bir 12 Eylül dönemi panoraması olan ve dolayısıyla bizim kuşağın da öyküsünü anlatan bu filmi ve başarılı oyuncularını çok beğenmiştik. Dilber Ay, gerçek hayatında olduğu gibi filmde de bir türkücüyü canlandırıyordu. 

Tavukçuluk sektöründe kayyım uygulaması gündeme geldiğinden beri, nedense halk sanatçısı rahmetli Dilber Ay’ın meşhur ettiği “Tavukları pişirmişem” türküsü, belleğimizde adeta dönenip duruyor! Ay’ın bu ünlü türküsü ilginç sözlerle devam ederdi. Bugünlerde biz de türküden ve sözlerinden esinlenerek, ilgililere “Tavukları pişirdiniz mi?” diye sormadan edemiyoruz. 

TAVUKÇULUKTA KAYYIM 

Bu uygulama tavukçuluk sektöründe endişeli bir durum yarattı. Basına yansıyan bilgilerden, sektör temsilcilerinin bile konuyu anlamakta ve anlamlandırmakta zorluk çektiği görüldü. Tavukçuluk sektörü ekonomi açısından oldukça önem taşıyor. İstihdamdaki öneminin yanı sıra tüketici bakımından da önemli bir sektör.

 İlginç olan, denetim kayyımı atanan 13 firmanın, bu sektördeki toplam üretimin neredeyse yüzde 80’ine sahip olmasıydı. Sonra yargı kararlatıyla ilgili firmalardan kayyım uygulaması bölüm bölüm kaldırıldı. Ama uygulama iktidar çevrelerinde bile dalgalanmaya yol açtı. 

EKONOMİYE YANSIMALARI 

Hepsinden önemlisi, tavukçuluk sektöründeki bu kayyım uygulamasının ekonomiye yansımalarının nasıl olacağıydı. Bu konuda da ilginç yaklaşımlar sergilendi. Konuyla ilgili değerlendirme yapan iş dünyası temsilcileri belirsizliğe, kuralsızlığa ve keyfiliğe dikkat çektiler.

İş dünyası ve ekonomi çevreleri daha tavukçuluk sektöründe yaşananları tam olarak çözümleyemeden, bu kez akaryakıt sektöründe sahtecilik suçlamasıyla kayyım uygulamaları gündeme geldi. Ekonomi çevreleri ve yurttaşlar, yaşanan gelişmeleri dikkatle izliyor.

***

1 kg buğdayla 1 ekmek-gevrek alamayanlar!

Buğday ve arpanın da içinde bulunduğu hububat fiyatları, ülkemiz ve üreticimiz için büyük önem taşıyor. Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi Ege Bölgesi’nde de pek çok aile bu üretimle ilişkileniyor. İktidar siyasetçileri, konunun taşıdığı önemin ne kadar ayırdında bilemiyoruz. Ama Anadolu’da, Ege’de, çiftçiler iktidar siyasetçilerinin kulaklarını epeyce çınlatıyor!

Image

İki hafta önce bu köşede yer alan “Buğday alım fiyatının düşündürdükleri” başlıklı yazımızda; TMO’nun ilan ettiği hububat alım fiyatları kapsamında buğdayın ton başına 16 bin 500, arpanın 12 bin 750 TL’den alınacağını yazmıştık. Buğday üreticilerinin 1 kg buğdayla 1 ekmek ya da 1 gevrek bile alamayız diyerek tepki gösterdiklerini de eklemiştik. 

UŞAKLI ÜRETİCİNİN TEPKİSİ 

Hububat fiyatlarına karşı Konya, Elazığ gibi yerlerde yapılan protesto gösterilerine Ege Bölgesi de eklendi. Geçtiğimiz günlerde Uşak’ta üreticiler meydanlara çıkarak ve yürüyüş yaparak, buğday alım fiyatını protesto ettiler. 

Yürüyüşün ardından Tiritoğlu Parkı’nda toplanan çiftçiler adına konuşan Ali Yavuz; açıklanan fiyatların 20 bin liranın üstünde olan maliyeti bile kurtaramadığını, dolayısıyla zarar ettiklerini söyledi. Bunun çiftçinin daha da yoksullaşması ve cezalandırılması anlamına geldiğini ifade etti.

ÜRETEN CEZALANDIRILIYOR MU? 

Buğday çiftçisinin şikâyeti yalnızca alım fiyatı konusu ile de sınırlı değil. Ülkede izlenen tarım politikaları ile ithalatın öne çıkarıldığına vurgu yapıyorlar. Türkiye’nin buğday ithalatının 12 milyon tona çıktığını; bunun da yerli üretimin gerilemesi ve üreticinin cezalandırılması anlamına geldiğini seslendiriyorlar. 

Bu sorun elbette yalnızca üreticileri değil, aynı zamanda tüketicileri de yakından ilgilendiriyor. Çünkü üreticinin yanısıra tüketicinin de lokması küçülüyor. Üreticiyle birlikte geniş tüketici kesim de zarar görüyor. Sonuçta üretici de tüketici de kaybediyor. Uşak’tan yükselen bu sese kulak verilmelidir. Yanlış politikalara karşı üreticiler ve tüketiciler ortaklaşa mücadele etmelidir.

Yazarın Son Yazıları

Butlancıların İzmir’e ve İzmirliye teşekkürü (!)

Butlan yönetiminin CHP Genel Merkezi’nde yarattığı olumsuz görüntülerin üzüntüsü daha geçmeden, şimdi de geçtiğimiz pazar gecesi İzmir il binasında yaşanan olumsuz görüntüler gündeme düştü. Doğrusu bu görüntüler CHP’ye ve İzmir örgütüne hiç yakışmadı.

Devamını Oku
26.06.2026
ABD izlenimleri

Geçtiğimiz günlerde ailecek ABD’deydik. İki hafta boyunca ABD’nin birçok kentini dolaştık.

Devamını Oku
23.06.2026
Hukuk ve demokrasi olmadan ne ekonomi düzelir ne de yatırım gelir!

Neredeyse iki yıldır Manisa ve Manisalılar, Çinli yatırımcı tarafından kente kurulacak otomobil fabrikasını bekliyordu. İlk elde 5 bin kişinin istihdam edileceği yatırımın, kent ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı düşünülüyordu.

Devamını Oku
19.06.2026
15-16 Haziran’ın yıldönümünde emeğin durumu

Bugün 16 Haziran; 1970 yılındaki büyük işçi direnişinin 56. yılı.

Devamını Oku
16.06.2026
‘Silkeleme’nin sonuçları

İçinde bulunduğumuz döneme damga vuran sözcüklerden biri “silkeleme”. Bu sözcükle ifade edilen uygulama, kentin ve kentlinin günlük yaşamında çok önemli işleve sahip yerel yönetimlerde -özellikle de muhalif belediyelerdeadeta kâbusa dönüşüyor.

Devamını Oku
12.06.2026
Darbenin anatomisi

Ülkemizin siyasal yaşamında fırtınalar yaratan “mutlak butlan” kararının etkileşimleri sürüyor.

Devamını Oku
09.06.2026