Sendika başkanı, maden işçilerinin yürüyüşünü hedef aldı

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası öncülüğünde direnen işçilerin eylemini hedef alan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Başkanı Nurettin Akçul, Soma'da "kökü dışarıda isimler, seyyar provokatörler bu meydanda boy gösteriyorlar" dedi.

27 Ekim 2020 Salı, 13:47
Sendika başkanı, maden işçilerinin yürüyüşünü hedef aldı
Abone Ol google-news

Soma ve Ermenek’te ödenmeyen maaşları ve tazminat hakları için Ankara’ya yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişi 58’inci gününde kararlılıkla devam ederken Türk-İş'e bağlı Türkiye Maden İşçileri Sendikası'ndan (Maden-İş) eylemi hedef alan açıklamalar geldi.

Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, konu ile ilgili Soma'daki Cengiz Topel Meydanı'nda sendika yöneticileri ile basın açıklaması yaptı. Sendika olarak daha çok istihdam ve yatırım için çalıştıklarını kaydeden Akçul, "Soma faciasının yol açtığı maddi manevi yıkımların telafisi için ne gerekiyorsa yapmaya çalışıyoruz." dedi.

'PROVOKATÖRLER' 

"Son dönemde maden işçisinin sırtından siyaset yapılmaya çalışıldığını" savunan Akçul, şöyle konuştu:

"Maden işçisine zerre kadar hayrı olmayan, hayır tarafında bezi olmayan, kökü dışarıda isimler, seyyar provokatörler bu meydanda boy gösteriyorlar. Tek amaçları Soma hassasiyetleri üzerinden ülkeyi kargaşaya götürmek.

Soma, Akhisar, Kınık, Savaştepe halkı huzur istiyor. İşsizlerine iş istiyor. İşte Türkiye Maden İşçileri Sendikası da bu uğurda tüm imkanlarını seferber ediyor. Bunu yaparken de sükunetini korumaya devam ediyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işçilerin çıkarları neredeyse biz oradayız. Eylemse eylem hem de sonuna kadar. Yatağan'da yazılan 447 günlük direnişi de kimse unutmasın. Ama kimse bizden ülkeyi, maden işçisini zora sokacak çıkışlar beklemesin. Emekçinin sırtından siyaset yapmayı hiç beklemesin."

Uyar Madencilik işçilerinin 6 yıldır ödenmeyen kıdem tazminatları için de çabalarını sürdürdüklerini anlatan Akçul, "O iş yeri adeta ölüm ocağına dönmüştü. Sonunda MİGEM tarafından kapatıldı. Bugüne kadar bir sonuç alınamadı. Bu mağduriyet her türlü istismara açık hale geldi. Geldiğimiz noktada görünen odur ki bu işin tek çözümü TBMM'nin yapacağı yasal bir düzenlemedir." diye konuştu.