İşte eğitimin OHAL’i
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İşte eğitimin OHAL’i

07.09.2016 09:12
Güncellenme:
Takip Et:

Köy Enstitülerinin kapatılmasından bu yana özellikle son 14 yıldır eğitim sistemine döşenen mayınlar, 15 Temmuz darbe girişimiyle ardı ardına patladı.

 

Ulusal ve uluslararası pek çok kuruluşun hazırladığı raporların eğitimle ilgili ortaya koyduğu ürkütücü gerçekler, siyasi iktidar tarafından görmezden gelindi. Bu raporlarda, 12 yıllık zorunlu eğitime karşın hiç okula gidemeyen çocukların sayısının 500 bine ulaştığı yazıyordu. Dört il ve dokuz ilçede bizzat MEB, devamsızlığı “yok” saymak zorunda kalmıştı.
Birtakım vakıflar aracılığıyla devşirilen yoksul halk çocukları “dini eğitim” verildiği söylenen kurumlarda taciz ve tecavüze uğramıştı. O vakıflara hiç hesap sorulmamıştı. 2014’te ortaokulu bitiren 36 bin 401 kız çocuğunun, açık liseler dahil, hiçbir yerde adına rastlanmamıştı. “Dindar ve kindar nesiller” yetiştirme amacı doğrultusunda düz liseler yok edilmişti. Aralarında imam hatiplilerin de olduğu liseliler dayanamamış, “Sırtımızı karanlığa, yüzümüzü aydınlığa döndük!” diye çığlık atmıştı.

Kindar nesiller!
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA’da 65 ülke arasında matematik, fen ve okuma alanlarında ilk 40 ülke arasında bile yer alamamıştık. Çocuk işçi ve erken evlilik sayısı katlana katlana artmıştı. Suriyeli çocukların eğitim hakkını kullanması için neredeyse hiçbir şey yapılmamıştı. Eğitimde din, mezhep, cinsiyet, etnik köken vb. ayrımcı uygulamalar listelere sığmamıştı. Bunların hiçbir önemi yoktu. Sistem, “dindar ve kindar nesiller” yetiştirmeye odaklanmıştı.
Amaca ulaşıldığını hepimiz, acı bir biçimde, 15 Temmuz’da gördük. Eğitimdeki bu halin OHAL’e gelmesinin sorumlusu elbette siyasal iktidarlardır. Şimdi de Fetö ’cü dindar ve kindarlara kin duyan “gerçek(!) dindar ve kindar nesiller”in yetiştirilmek istendiğinin kaygısını yaşıyoruz. Olur olmaz “Atatürk ve laiklik” sözcükleri kullanılsa da gerçek niyeti uygulamalar ortaya koyuyor.

Sözleşmelilerde amaç
Siyasal iktidar, OHAL ile sınav sorularının çalınmasını önlemek, eğitimin içeriğini mürit değil yurttaş yetiştirecek biçimde düzenlemenin yollarını aramak yerine askeri liseleri ve 1000’i aşkın özel okulu kapattı. Kendisinin göreve getirdiği 12 milli eğitim müdürünü, ilçe milli eğitim müdürlerinin tamamına yakınını ve 21 bin 738 öğretmeni açığa aldı. Başarısızlığı defalarca kanıtlanmış sözleşmeli öğretmenliği geri getirdi. MEB, çıkarılan öğretmenlerin yerine 15 bin yeni öğretmenin sözleşmeli olarak -hiç de nesnel olmayan- mülakat (sözlü sınav) yöntemiyle işe alınacağını açıkladı. Bu uygulamadan amaç, olsa olsa Fetö ’cüler yerine yandaşları işe almak olabilir.
Önümüzdeki eğitim- öğretim yılında, kapatılan özel okulların ve askeri liselerin öğrencilerinin çoğunun devlet okullarına geçeceği düşünüldüğünde zaten 100 bine yakın öğretmen açığı olan MEB’in uluslararası standartlara da, kendi hedeflerine de uymayan kalabalık sınıflar düzenleyeceği ve bu durumda eğitimde bir kaliteden söz edilemeyeceği ortadadır.

Kaygılar...
Siyasal iktidar, OHAL öncesi MEB’in bütün görev ve yetkilerini Maarif Vakfı’na devretmenin hazırlığını yapmıştı. OHAL uygulamaları, bütün demokratik öğeler yok edildikten sonra eğitim sisteminin Maarif Vakfı’na çöpsüz üzüm gibi teslim edileceği kaygımızı çoğaltıyor. Ensar, TÜRGEV anlayışına dört elle sarılan iktidarın ülkeye çizdiği rota, ne yazık ki eskisi kadar ürkütücü.
Eğitimin toplumu nasıl biçimlendirdiği 15 Temmuz’da net biçimde ortaya çıktı. Artık çocuklarımıza “din eğitimi” adı altında “Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı” aşılamaktan vazgeçilmelidir. Aynı zamanda evrensel değerler olan Cumhuriyet’in laik, demokratik, bilimsel, karma eğitim ilkeleri kararlılıkla yaşama geçirilmelidir. Yurttaşlar ve demokratik örgütler olarak iki acil görevimiz var: Biri eğitim sisteminin, hiçbir ayrımcılığa uğramadan ülkedeki tüm çocukları kapsamasının; ikincisi çocuklara dinsel metinleri papağan gibi ezberletmekten ibaret uygulamaların durdurulmasının ve 10. Kalkınma Planı’nda belirtilen önceliklere dönülmesinin sağlanması için harekete geçmek, bir araya gelmek.  

GÜLSÜN KAYA
ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı

Yazarın Son Yazıları

Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi? - Erol Türk

Devlet, faaliyetlerini yürütmek için birtakım araçlara muhtaçtır.

Devamını Oku
10.10.2026
Mücadeleyi büyütebilmek… - Hüseyin Özkahraman

İstemeye istemeye de olsa Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir siyasi ayrışma ve ayrılıklar yaşandı.

Devamını Oku
10.10.2026
Çürümeye alışmak - Mehmet Utku Şentürk

Şükrü Erbaş birkaç dizeyle bazen sayfalar dolusu sosyoloji metninin anlatamadığını anlatıyor.

Devamını Oku
09.10.2026
Nispi temsil ve geri çağırma hakkı - Yüksel Işık

İlk değildi Cemil Tugay, belki son da olmayacak.

Devamını Oku
09.10.2026
Türkiye, ABD ve ‘stratejik ortaklık’ - Doğu Silahçıoğlu

Türk-ABD ilişkilerinde politik altyapı oluşturmak ve kamuoyu desteği sağlamak amacıyla siyasi çevrelerce sıklıkla “stratejik ortak” tanımı kullanılmaktadır.

Devamını Oku
08.10.2026
Endüstriyel demokrasi - Engin Ünsal

Yurttaşların seçmen olarak ülkenin yönetimine katılmasına siyasal demokrasi, işçilerin sendikaları aracılığı ile işyerlerinde ve ülke çapında ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesine katılmalarına endüstriyel demokrasi diyoruz.

Devamını Oku
08.10.2026
Birlikte yaşamın hukukunu kurmak - Cem Alptekin

Toplumsal yaşamda düşünce, inanç ve dünya görüşü farklılıklarının bulunması yaşamın doğal bir sonucudur.

Devamını Oku
07.10.2026
Bir devrin inceliği: Göksel Arsoy - Aybars Kuday

Bazı sanatçılar, oynadıkları rollerin ötesinde bir dönemin belleğinde yer edinir.

Devamını Oku
07.10.2026
Türkiye’nin Ezopları - Ülkü Sarıtaş

“Türkiye’nin Ezopları”nın sonuncusu İoanna Kuçuradi’ydi.

Devamını Oku
07.10.2026
'İyi ana' İoanna Kuçuradi - Mucize Özünal

İoanna Kuçuradi’nin adını anarken insan olmanın onuru ve sorumluluğunun bilgisiyle insanı insan etmeye adanmış bir ömürden söz etmeliyiz.

Devamını Oku
06.10.2026
İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşu - Atilla Can Akarcalı

30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi sonrası yurdumuz işgal edilmiş, işgallere karşılık çok geçmeden bölgesel direniş örgütleri kurulmuştu.

Devamını Oku
06.10.2026
Planlı ekonomiden ‘nas ekonomisi’ne - Mehmet Tomanbay

Cumhuriyetle şekillenen ekonomi yönetimi anlayışı; bilimin ve aklın yol göstericiliğinde, kamunun rolünü ve planlamayı önemseyen, güçlü kurumlara ve hukuka dayanan, yaratılan refahın toplum kesimleri arasında adil paylaşılmasını amaçlayan kurumsal bir yapıya dayanıyordu

Devamını Oku
05.10.2026
Londra yeniden Avrupa’ya mı dönüyor? - Göktürk Tüysüzoğlu

İngiltere Başbakanı Andy Burnham geçen temmuz ayında Keir Starmer’ın yerine geçtiğinde Brexit tartışmasının yeniden alevleneceği öngörülebiliyordu.

Devamını Oku
05.10.2026
Kimi koruyor, kimi yok ediyoruz? - Gülay Ertürk

Yarın 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.

Devamını Oku
03.10.2026
Bir zihniyetin iflası - Ayşe Atalay

Günlerdir tüm Türkiye’yi derinden sarsan fon krizi aslında bir zihniyetin, bir dünya görüşünün iflasıdır.

Devamını Oku
02.10.2026
Mekke Anlaşması - Cihangir Dumanlı

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta Riyad’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması basında ve kamuoyunda gereken ilgiyi görmemiş, yeteri kadar tartışılmamıştır.

Devamını Oku
02.10.2026
Çocuklar iş cinayetlerinde neden ölüyor? - Özgür Hüseyin Akış

Aslında başlıktaki sorunun kendisi bile başlı başına bir toplumsal itirazdır.

Devamını Oku
02.10.2026
Çin’in silahı: Zaman - Nejat Eslen

Çin’in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir.

Devamını Oku
01.10.2026
İş kazasının görünmeyen ortakları - Mehmet Altınkaynak

Bir iş kazası olduğunda ilk yaptığımız şey genellikle bir neden aramak oluyor.

Devamını Oku
01.10.2026
Eriyen bütçenin faturası vatandaşa... - Mehmet Özdağ

Bütçe açığının asıl kaynağı halka verilen enerji desteği değil faiz ödemeleridir; çözüm faturaya yeni zam yapmakta değil, enerji verimliliğinde aranmalıdır.

Devamını Oku
30.09.2026
Siyasetin sonu mu? - Utku Yapıcı

Siyasetin sonunun geldiği iddiası, ilk duyduğunuzda kulağa gerçeklikle açıkça çelişen bir iddia olarak gelebilir.

Devamını Oku
30.09.2026
Bilgiyi koruyan kim? - Ömür Tanyel

2001’de ortaya çıkan Vikipedi’nin fikri cesurdu...

Devamını Oku
30.09.2026
Sosyal devlet olmayınca... - Şafak Yüca

Sabah 6’da çıkıyorlar yola.

Devamını Oku
29.09.2026
Dünya Kuduz Günü - Gülay Ertürk

Kuduzdan insan ölümü kader değildir.

Devamını Oku
28.09.2026
Kavganın da hukuku var - Abdullah Dörtlemez

İnsanların aynı şeyi düşünmesi, aynı şeyi istemesi, aynı yerden bakması beklenebilir mi?

Devamını Oku
28.09.2026
Yapay zekâ eylem planı ne söylüyor? - Tayfun İşbilen

18 Ağustos 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan bir genelgeyle Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026- 2030) yürürlüğe girdi

Devamını Oku
26.09.2026
Kapitalizmin sonsuz sonu- Kaan Eroğuz

İngiltere’de tarımsal üretim ilişkilerinin dönüşmesi ve kırsal alandaki nüfusun geçimini sağlamak için pazara bağımlı (market dependence) duruma gelmesiyle ortaya çıkan kapitalizm, genel itibarıyla 16. yüzyıldan bu yana ekonomik, siyasal ve sosyal yaşantımızı şekillendirmektedir.

Devamını Oku
25.09.2026
Siyaset sahnesi ve Özgür Özel - Gani Aşık

Özgür Özel’in parti genel başkanı olarak siyaset sahnesine çıktığı dönem, siyasal İslamcı iktidarın 24 yıldan bu yana Atatürk Cumhuriyeti’nin burçlarına ortaçağ topları ile saldırdığı, temellerini Vahdettin salvoları ile sarstığı bir devreye denk geldi.

Devamını Oku
25.09.2026
Okulda şiddet tırmanıyor - İsmail Doğan

Son yıllarda toplum olarak içimizi yakan olaylara tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
24.09.2026
Sanatın metalaşması - Hüseyin Yıldırım

İş dünyası veya yerel yönetimlerin “konaklama ve ağırlama” karşılığında eser toplama modeli giderek yaygınlaşıyor.

Devamını Oku
24.09.2026
Dil, tarih, eğitim ve ‘Kürtçe’ - Ahmet Küçükşahin

Kürtlerin dili “Kürtçe” midir?

Devamını Oku
23.09.2026
Türkiye’de sosyal politikaların aşınması - Halit Payza

Sosyal devlet kavramı, yurttaşlarına asgari bir yaşam standardı sağlamayı, gelir eşitsizliklerini azaltmayı ve eğitim, sağlık gibi temel hizmetlere herkesin ulaşabilmesini amaçlayan bir anlayışı ifade eder.

Devamını Oku
23.09.2026
Siyasal projeler ve Aleviler - Mahmut Aslan

Türkiye, 40 yıla yayılan Kürt meselesini çözme olanağını arıyor.

Devamını Oku
22.09.2026
İmamoğlu’na hapis ve siyasi yasak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 19 Mart 2025’ten bu yana kanıtlanmamış birtakım suçlamalarla tutuklu olan, o nedenle İçişleri Bakanlığı’nca anayasanın 127., Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca “geçici bir tedbir olarak” görevinden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu, 25 Ekim 2022 günü Tuzla İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi 3. Kademesi’nin açılışında Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın yaptığı konuşma üzerine kendi konuşmasında “kamu görevlisine hakaret” ettiği iddiasıyla yargılandığı İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde iki kez beraat ettikten sonra istinaf yoluyla başvurulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, bozma kararıyla dosyayı yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderdi.

Devamını Oku
21.09.2026
‘Sanayinin musikisi’ susarken... - İbrahim Berksoy

Cumhuriyetin iktisadi kalkınmaya dayalı “atılım dönemi”nin ilk yıllarından beri ülkemizde dokuma sanayisi öncelikli sektörlerin başında gelmiştir.

Devamını Oku
19.09.2026
Birleşik Krallık’ta ayrılık sınavı - Göktürk Tüysüzoğlu

İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki bağımsızlık yanlısı siyasi liderlerin Cardiff’te imzaladığı mutabakat zaptı, Birleşik Krallık’ın anayasal mimarisini yeniden tartışmaya açtı.

Devamını Oku
19.09.2026
Kıbrıs’ta değişmeyen denklem - Ahmet Göksan

Kıbrıs adasının uluslararası gündemden hiç düşmemesinin temelinde, adanın iki halkı arasındaki siyasi anlaşmazlığın yanı sıra, 1960’ta kurulan ortaklık düzeninin kısa sürede bozulması ve bugün de devam eden statü tartışması bulunuyor.

Devamını Oku
18.09.2026
Emeklinin örgütlenme hakkı ve sendika - Musa Kocaman

Emekli olmak, toplumdan emekli olmak değildir.

Devamını Oku
18.09.2026
Yargı kurumlarının anayasayı ihlali - Doğan Soyaslan

Anayasaların temel amaçlarından bir kişinin hak ve özgürlüklerini devlet iktidarı karşısında korumaktır.

Devamını Oku
17.09.2026
Cam tavanları kırmak - Suna Türkoğlu

A Milli Kadın Voleybol Takımı bir kez daha başardı ve 2023’ten sonra 6 Eylül’de tarihinde üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olarak hepimize çok büyük bir gurur ve mutluluk yaşattı.

Devamını Oku
17.09.2026