Özel: Meydanlar bizim

Özel: Meydanlar bizim

25.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

CHP’ye yönelik “mutlak butlan kararı” Türkiye açısından zorlu demokrasi virajındaki açıyı daha da daralttı. Karar yetki/hukuki boyutun dışında bu sonucun çıkması peşine düşenler açısından da siyasi etik, ahlaki duruş noktasında son derece tarihi bir yanlış. Gelişme, YSK’nin görev sorumluluk alanından dışlanması, siyasi partilerin bağımsızlıkları, demokratik işleyişleri, çoğulcu demokrasi, seçmen iradesine saygı açısından kara bir leke. “Bu bir siyasi partinin kendi içindeki mücadelesidir; hukuki zemine taşınmış, bu çerçevede karar alınmıştır” türünden görüşlerin anlamsızlığı ise dün ülkenin kurucu partisinin genel merkezine yönelik görülmemiş bir polis baskınıyla bir kez daha ortaya çıktı. Nedeni için ülkenin bugün içinde bulunduğu demokratik, laik, hukuk devleti ilkesindeki aşınmalarla geldiği noktaya bakmak yeterli. Kayyımcılığa oynayan, kaybetmeyi kabullenemeyen, koltuk sevdasına dayalı, bunun için iktidarın yoluna gül döşemeyi dahi göze alan siyaset anlayışının, günümüzde iktidara yürümeyi hedefleyen bir parti için yararının ne olduğu, kime yarayacağı sorusunun yanıtı seçmen için önemli. Hele bir de iktidarın 19 Mart sürecinden bu yana İmamoğlu, ekibi başta olmak üzere CHP’ye yönelik ağır baskısı, operasyonlar, cezaevleri yolları düşünüldüğünde...

‘CHP BİNADA KURULMADI’ 

Dün CHP Genel Merkezi’ne yönelik ablukayı büyük bir üzüntü, iç sıkıntısıyla takip ederken seçilmiş genel başkan Özgür Özel’i aradım. Sesi günlerdir süren eylemler nedeniyle biraz yorgun, partilinin partiliye yaptığını düşünürsek üzgün ama aynı zamanda direnç ve umut doluydu. Genel merkeze Kılıçdaroğlu destekçisi bir grubun ve polisin girmeye çalıştığı sırada direnişini sürdüren Özel, çok büyük bir kötülük dalgasıyla karşı karşıya olduklarını söyledi. Özel, Kılıçdaroğlu cephesinin yaklaşımına atıfla, “Büyük bir hayal kırıklığı” ifadesini kullanarak “Ama bir yandan da mücadele için daha da güçleniyoruz, bileniyoruz, motive oluyoruz” diyerek yeni yol haritasını anlattı: “Direnmeye devam edeceğiz ama ben şöyle bir şeye de izin vermem. Gençlik kollarına karşı orantısız bir güç kullanılsın, polisle çatışılsın istemem; diğer yandan o mafyatik tiplemelerle, belinde silahı bıçağı olanla onları karşı karşıya getirmem. Binayı elimizden alabilirler, bu bir tenezzül meselesi. Biliyorsunuz; İstanbul’daki bina için de buna tenezzül ettiler. Devletin binlerce polisi geldiğinde yapacak bir şey yok ama Cumhuriyet Halk Partisi binada kurulmadı. Atatürk’ün karargâhı, genel merkezi savaş meydanlarıydı, çadırlardı. CHP’de ilk genel merkez Birinci Meclis’te bir odaydı. O yüzden bizim büyük binalara değil büyük yüreklere ihtiyacımız var ve etrafımızda da çok koca yürekli insan var. O yüzden öyle kayyıma, butlana falan bir şey bırakacak halimiz yok. Kararlıyız. Sonuçta şunu söyleyeyim; siyaseti yıllarca binalarda yapanlar gelsin binada otursunlar, biz partiyi buraya binada değil meydanlar, sokaklardan getirdik. Bize bir oda yeter, bize bir çadır yeter, bize milletimiz yeter.”

‘GELSİN YARIŞSIN’ 

Kılıçdaroğlu’nun kurultay konusunda görüşmeler için görevlendirdiği iki kişinin de sabahın erken saatlerinde bina önüne gelen grupta olduklarını söyleyen Özel şunları aktardı: “Ben parti örgütünü iyi tanırım. CHP üyesi olanla olmayanı hemen anlarım. Bu grubun arkasındaki kitleye baktım, CHP’li yok. Bizde böyle tipler yok. Kim bunlar dedik, birinin sosyal medyasında Erdoğan paylaşımı var. Ankara’nın gece kulüplerinin, barlarının ne kadar bodyguardı varsa gece çalışan bu kişileri toplayıp ücreti mukabilinde partinin önüne getiriyorlar. Böyle bir şey olmaz. Biz müzakere masasına arkadaş yolluyoruz, müzakere edecek arkadaş sabah 7’de bu grupla kapıya dayanıyor. Acayip bir durumla karşı karşıya kaldık, büyük bir hayal kırıklığı, akıl almaz bir durum. Görüşme yapılsın denilirken onlar bize balta çekti.” En kısa zamanda kurultay yapılması istemini yineleyen Özel, “Bizim tek kırmızı çizgimiz bu. CHP’yi atanmış birisi ya da AKP’nin hâkimi yönetemez. Kurultay hemen yapılsın, kim yarışıyorsa kurultayda yarışsın. Kemal Bey de yarışabilir, desteklediği ya da kim istiyorsa o da yarışabilir. Yeter ki CHP delegesinin verdiği karar olsun. Eski, yeni delege bizim için fark etmez."

Konuşmamızın biraz sonrasında ise polisin bibergazlı baskını, partililerin direnişi, ardından da binadan tahliye yaşandı. Özel konuşmasında altını çizdiği gibi milli irade vurgusuyla TBMM’ye doğru yürüyüşe geçti. Mesajı netti: “Meydanlardan mücadeleyi büyüteceğiz, demokrasiden vazgeçmeyiz, boyun eğmeyiz.” Kılıçdaroğlu cephesi siyasi yanlışlar silsilesine devam eder mi bilinmez ama yaşananlar aklıma usta kalem İlhan Selçuk’un “İnsan yaşamı ve kararlarıyla kendi heykelini yontar” sözlerini getiriyor

Yazarın Son Yazıları

Sandık anlamını yitirmemeli

Demokrasi açısından çok ciddi bir sınamayla karşı karşıyayız.

Devamını Oku
05.10.2026
Hesap verilebilirlik...

Göz göre göre gelen krizlerimize bir yenisi daha eklendi.

Devamını Oku
28.09.2026
Okullarda ücretsiz bir öğün hemen şimdi

Ekonomik krizin ağırlığından kaçış yok; pazarda, markette, barınmada, eğitimde, her yerde. İktidarın yama bohçasına dönmüş ekonomi planlamalarında hedefler tutmuyor.

Devamını Oku
21.09.2026
Hürmüz’den Kızıldeniz-Akdeniz’e kelebek etkisi

ABD’nin İsrail destekçiliğiyle başlattığı İran savaşının etkileri, Körfez’le birlikte Yemen’i de içine almış durumda.

Devamını Oku
14.09.2026
Sandığa saygı ilkesinde birleşmek

Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz.

Devamını Oku
07.09.2026
‘Bize özgü’ de biz kim...

İktidar cephesinin başkanlık yönetim sisteminde revizyona gidebileceği yönündeki kulis haberleri peş peşe geliyor.

Devamını Oku
31.08.2026
Kimin yönetim modeli!

İsrail’in, İdlib’deki üsse saldırısı Suriye üzerinden bölgesel gerilimin bir anda nasıl alevlenebileceğini hatırlattı.

Devamını Oku
24.08.2026
Rant zehri

Acının bir kez daha yıldönümü.

Devamını Oku
17.08.2026
Çerçeveden sorunlara savrulma riski

Washington’ın uzun yıllardır savunma stratejisinin merkezinde Ortadoğu’dan Asya-Pasifik’e odaklanma hedefi var.

Devamını Oku
10.08.2026
Sandıksız iktidara ne denir...

Bir kamuoyu araştırması yapıp seçme ve seçilme özgürlüğü hakkından vazgeçer misiniz diye sorsanız, katılımcıların tamamına yakını “Hayır” der.

Devamını Oku
03.08.2026
İyi yerden bakalım, demokrasi ses verdi...

Küresel çapta demokrasi bitkisel hayatta mı tartışmalarının arasında ülkemiz yeni bir siyasi partiye merhaba dedi

Devamını Oku
27.07.2026
Bölünme ve ittifak denklemi

CHP’yi bölme projesi “butlan” mayasıyla yoğruluyor.

Devamını Oku
20.07.2026
Savunma stratejisi, demokrasi ve diplomasi...

Ankara’yı günler öncesinden “yasak kente” çeviren iki günlük NATO zirvesini geride bıraktık.

Devamını Oku
13.07.2026
Mizah tükenmez

“Ağlanacak hale gülmek” deyişi yakında yasaklı sözler tanımına alınır mı bilinmez.

Devamını Oku
06.07.2026
Seçmeni yok sayan siyaset

Küresel sistemin temelden sarsıldığı, belirsizliğin sürdüğü bir dönemde CHP, sadece ulusal çapta değil uluslararası düzeyde de demokrasi mücadelesi açısından dikkatle izleniyor. “Sadece parti içindeki çekişme” olarak tanımlanamayacağını sıklıkla vurguladığımız bu süreç, demokrasi ve otokrasi hattında da kritik bir dönemeç.

Devamını Oku
29.06.2026
Anayasa tuzakları

CHP “mutlak butlan”la birlikte zorlu bir sürecin içinden geçiyor.

Devamını Oku
22.06.2026
Demokrasi sınavı

CHP’nin eline koluna dolandırılan “mutlak butlan” siyasetteki mücadelede seçmen desteğinin, meydanlardan yükselen mesajın etkisine ilişkin tartışmaları da alevlendirdi.

Devamını Oku
15.06.2026
Gündem savıcılık!

Zor günler... Daha zorlarının kapıda olduğu hissini bastırmak giderek zorlaşıyor. Ekonomideki yangın sönmüyor.

Devamını Oku
08.06.2026
‘Böl, parçala’da yeni yollar!

Siyasi partiler içinde zaman zaman ayrışmalar yaşanır; demokrasinin, siyasetin doğasıdır.

Devamını Oku
01.06.2026
Özel: Meydanlar bizim

CHP’ye yönelik “mutlak butlan kararı” Türkiye açısından zorlu demokrasi virajındaki açıyı daha da daralttı.

Devamını Oku
25.05.2026
Zorluklar, direnç ve umut...

Ekonomik veriler içinde bulunduğumuz darboğazı ortaya koyuyor.

Devamını Oku
18.05.2026
MESEM’i dokunulmaz kılan ne?

Küresel mücadelenin sert virajlarından birindeyiz.

Devamını Oku
04.05.2026
Çoklu krizler dönemi

Osmanlıcı, ümmetçi hayalciler, yine yeniden emperyalist çıkarların önlerine attığı kırıntılarla meşgul.

Devamını Oku
27.04.2026
Unutulan bir kavram: İstifa

Günümüzün sıkça kullanılan klişesi: “Hayat hızlı akıyor, gündem çabuk değişiyor. Teknolojik gelişmeler rüzgâr gibi esip geçiyor; durmak, beklemek geride bırakıyor...”

Devamını Oku
20.04.2026
Dini siyasete alet edenler

İslamabad buluşması; ateş hattının durulması ve Hürmüz kilidiyle birlikte uçuşa geçen küresel enerji piyasasını dindirmek için bir nefes olarak görüldü.

Devamını Oku
13.04.2026
Trump’ın bulamadığı panik butonu

Trump-Netanyahu cephesi, İran’a kolayca girdikleri gibi çıkacakları yanılgısına düşmeleriyle birlikte panikle buldukları her düğmeye basar halde.

Devamını Oku
06.04.2026
Hürmüz’den Montrö’ye!

ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşında bir ay geride kaldı.

Devamını Oku
30.03.2026
Savaşa çekme tuzakları

Savaşa çekme tuzakları

Devamını Oku
23.03.2026
Bombayı ‘eğlence’ görmek!

Çeşitli bölgelerde kontrollü çatışma ve sınırlı savaşlar dönemi mi, yoksa üçüncü dünya savaşı için o kâbus kapı aralandı mı? Tartışmalar sürüyor...

Devamını Oku
16.03.2026
Ateşin Akdeniz yansıması

ABD-İsrail ile İran arasındaki ateş çemberi genişliyor. Körfez’in son yıllarda küresel çapta yatırımcılar için çekim merkezi haline gelen zengin Sünni monarşilerinde alarm zilleri çalıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
Yarını belli olmayan senaryolar

Domino taşı etkisi hızlıydı. İsrail işgali altındaki Filistin’i yerle bir etti, on binler katledildi, topraklarından sürüldü. Bugün bağımsız, bütüncül bir Filistin devleti hedefinden bahsetmek istesek de gerçekler Trumpizmin Akdeniz resortu tadında kurguladığı, gerçek sahiplerinin yok sayıldığı bir bölge.

Devamını Oku
02.03.2026
Güven demekle olmaz...

Yaşamın her alanında güven vermek, güven duymak değerlidir.

Devamını Oku
23.02.2026
Ne senle ne sensiz ittifakı...

Hangi sohbete dalsak konu eni sonu, nasıl bir dünyaya doğru gittiğimizin belirsizlik ve kaygılarla iç içe geçmiş sorusuna geliyor.

Devamını Oku
16.02.2026
Kısır döngüden çıkmak gerek

Ekonomi şimdi düzeldi, düzelecek diye iktidar sözlerinin üzerinden kaç bahar, kaç kış geçti...

Devamını Oku
09.02.2026
Diken üstü dünya...

Küresel restleşmede oyun sürekli yeniden kuruluyor.

Devamını Oku
02.02.2026
Trump ‘vekil’ kartı...

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye açışından önemi ortada.

Devamını Oku
26.01.2026
Dünya kaynıyor

Venezuela devlet başkanı ve eşinin ABD tarafından kaçırılmasıyla “Yok artık” diyerek hâlâ şaşırabildiğimizi görüp şaşırdığımız yeni yıla merhaba demiş olduk.

Devamını Oku
12.01.2026
‘Arka bahçe’ tuzakları

ABD’nin Venezüella’ya darbesi, kâğıt üzerinde bile olsa, uluslararası hukukun, kurallarının artık geçerli olmadığının açık ilanı oldu.

Devamını Oku
05.01.2026
Çetin bir yıl bizi bekler

Dünya zaman dilimine göre 365 günü daha geride bırakmak üzereyiz.

Devamını Oku
29.12.2025
Magazinleştirmek...

Uyuşturucu operasyonu “ünlü” dalgasıyla sürüp giderken ana gündem maddeleri sanki gölgede bırakılmak istenir gibi.

Devamını Oku
22.12.2025