COVID geri döner mi?
Ahmet Saltık
Son Köşe Yazıları

COVID geri döner mi?

28.09.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili Cumhuriyet okuru,

Hacettepe’de tıbbiyeye başladığımız 17 yaşından beri Cumhuriyet okuruyuz. 52 yıl sonra Cumhuriyet’te köşe yazma onuruna erişiyoruz, şimdilik iki haftada bir. Gazete yönetimine, başta Alev Coşkun’a çok teşekkür ederiz. Tıp, Mülkiye, Hukuk ve Cumhuriyet 4. üniversitemiz. Ülkemize çok derinden borçluyuz. AYDINLANMA temel hedefimiz, pusulamız BİLİMSEL AKILCILIK. 

***

2020-23 arasında COVID-19 salgını ile boğuştuk. Peki bitti mi? Artık geri gelmez mi? Pek çok bilinmez ve olumsuzluk var, dolayısıyla bilimsel özen ilkesine sarılmalıyız. Hızla ve aşırı artan dünya nüfusu, doğaya ciddi kirlenme ve tükenme baskısı. Yabanıl kapitalizmin dizginlenemeyen hırsı Dünya’yı bitiriyor, ekolojik denge çöküyor. Fatura yalnız küresel ısınma olmayıp çok ağır, iklim faciası! 

COVID-19 bu bedellerden salt biri. 3.5 yılda dünyanın en az 1/10’u COVID’e yakalandı, 7 milyon insan öldü. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre gerçek sayılar bunun üç katı, veriler ürkütücü.

G20 ülkeleri 2021-Roma toplantısı sonuç bildirgesinde, “...Ardışık afetlerin yalnızca zaman sorunu olduğu!” uyarısı yapılmıştı ve bu öngörü, izleyen kısa dönemde doğrulandı ne yazık ki. 

Salgınlar, toplum yaşamını savaştan da ağır etkileyen ancak bütüncül savaşımla önlenebilir afetler.

Kalıcı ve akılcı çözümler için kök nedenlere, nedenlerin nedenlerine inilmesi zorunlu. İlk adım DAYANIŞMA-KÜRESEL İŞBİRLİĞİ-EŞGÜDÜM. İngilizce kısaltarak “Go SO-CO-CO COVID!” diyelim mi?

Sağlıklı-güvenli çevrede yaşamak temel insan hakkı. Yaşama geçirilmezse başta bulaşıcı hastalıklar hızla yayılır, tüm dünya için ciddi tehdit olur. Küresel salgınların “akçalı” (mali) faturası trilyonlarca dolar! 3.5 yıl süren kıtalararası salgında her yıl en az beş trilyon dolar yoksullaştık. 

“Koruma her zaman sağaltımdan üstündür...” İngiliz atasözüdür. Dolayısıyla “GO SO-CO-CO COVID!” küresel direnişi ile daha adil, sağlıklı, güvenli bir dünya düzeni koşuldur ve olanaklıdır. Oysa salgın sırasında aşıya, tarama ve erken tanı olanaklarına, sağaltıma, nitelikli hastane hizmeti ve özellikle yoğun bakıma erişimde yaygın eşitsizlik giderilemedi. Bu durum kabul edilemez ve sürdürülemez.

Hukuk yoluyla da epey iyileştirme yapılabilir: Sağlık, herkese önkoşulsuz temel insan hakkı!

NELER YAPABİLİRİZ?

Nüfus artış hızı mutlaka yüzde yarıma düşürülmeli ve dünya nüfusu 8 milyarın altına çekilmeli. 

“Yeşil yaşam” yeni rota olmalı. Yaşam biçiminde köklü değişiklik, israfın kesilmesi zorunlu.

Karbon ayak izi en aza indirilmeli; ulaşım, ısınma, bina mimarisi, yenilenebilen enerji kaynakları...

Homo sapiens mutlaka ve hızla, çevre insanı homo environmentum’a evrilmeli, bu zorunlu! 

Aşı reddi-çekincesi sorunu odağa alınmalı ve yaygın, etkin, sürekli halk eğitimi ile yürünmeli; dengeli ve ölçülü hukuksal yaptırımlar da konmalı. Aşı reddi, asla mutlak bir insan hakkı sayılamaz.

Temel hak ve özgürlüklerin kullanımında başkalarına zarar vermemek (primum non nocere), ana tıp-hukuk etiği ölçütlerinden; dengeli-ölçülü sınırlama gerekli! (Anayasa m.12 ve 56)

Herkesin sağlıklı, güvenli yaşama hakkı evrensel olup üstün hukuk kuralıdır (jus cogens).

Aşıyı, sağaltımı ret gibi davranışlara izin verilemez. Toplum yaşamının nimeti ve külfeti birlikte yüklenilecektir. “Aşıyı ret-temel hak” ikileminde ya da çatışan değerler sorunsalında, geleneksel, kültürel kalıplara dayalı çağrışımsal düşünce yerine, olguların bilimsel değer bilgisine dayalı etik çözümleme ve temellendirmesi yapılmalı.

WHO, FAO, UNICEF, WFP, UNRHC, UNEP, UNDP gibi uluslararası BM kurumlarının olanakları artırılmalıdır. Salgın vb. sağlık, beslenme, çevre gibi temel sorunların yönetiminde siyasal karar vericilere bilimsel yol gösterecek kurumlar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kurulmalı ve etkin kılınmalıdır. Bu kurumlar, sorun ortaya çıktığında ivedilikle kurulan bilim kurullarının yerini almalı ve hukuksal konumları güçlü, özerk, bilimsel olmalıdır. Kurullar yerine kurumlar... 

ABD’de FDA ve CDC, AB’de E-CDC, EFSA, EMA, İngiltere’de UK-HSA, birçok ülkede ulusal CDC’ler (Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri) başarılı bilimsel kurumsallaşma örnekleridir. 

DSÖ, dünyadaki altı bölge ofisiyle özellikle gelişmekte olan ülkelere öncülük etmelidir.

Birinci basamak sağlık hizmetleri (yataksız; evde, işyerinde, okulda verilen) öncelikle güçlendirilmeli ve Ulusal Koruyucu Sağlık Enstitüleri eliyle salgın önleme, yönetim planları yapılıp güncellenmelidir. İngiltere’de E. Jenner, Almanya’da R. Koch, Fransa’da L. Pasteur enstitüleri köklü, bilimsel, özerk kurumlardır ve sağlık afetlerini, salgınları önleme ve yönetmede siyasal yetkeye yol gösterir. Türkiye’de Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün yokluğu (663 s. KHK ile 2011’de kapatıldı) büyük sorun ve eksikliktir; çağcıl örnekleri dikkate alınarak hızla yeniden açılmalıdır.

Okullar açıldı, kış geliyor. Yeni varyantlar oluşuyor, oluşacak. 3.5 yılda varyant sayısı 1700’ü geçti. DSÖ’nün yakın izleme aldığı iki güncel Omicron alt varyantı, EG.5 (ERIS) ve BA.2.86 (Pirola). Sanki, çoklu varyasyon içeriyor ve bağışık sistemini aşabileceği kaygısı var. Geçen 3.5 yılda küresel kapitalizmin körlüğü, çıkarcılığı yüzünden köktenci bilimsel politikalar izlen(e)mediğinden, COVID-19 sorunu kalıcı olarak çözülemedi. Kısa erimde büyük dalgalanmalar beklenmeyebilir. Çünkü epey toplum bağışıklığı oluştu aşılama ve hastalığı geçirerek. Ancak bu bağışıklık giderek sönümleniyor. Ülkemizde ağır YOKSULLAŞTIRMA, başlıca risk etmeni! Kalabalık okullar, deprem bölgesinde barınma ve altyapı sorunları, yetersiz-dengesiz beslenme hatta AÇLIK çok can sıkıcı!

Başta etkin sürveyans (izleme-bilgi toplama-değerlendirme), Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu görevi. Salgınlar birinci basamakta göğüslenir, hastanelerde ve yoğun bakım birimlerinde değil! Bu ürkünç yanılgıya yeniden düşülmemeli. PCR testleri yenilenmeli. Türkiye’de dolaşmakta olan COVID-19 varyantlarına etkili XBB.1.5 Omicron suşu içeren güncel SARS-CoV-2 aşıları kullanıma alınmalıdır. (TURKOVAC denilen aşı adayı kullanılmamalıdır.) Riskli kesimlere aşıya çağrı yapılmalıdır. 

Bunlar başlıca 65 yaş üstü kişiler (grip aşısı da olmalı) ve süreğen sağlık sorunu olanlar ile hekimlerin gerek göreceği insanlardır. Altı ay üstü bebek ve gebelere de COVID-19 aşısı güvenle uygulanabilir. Hastalık kuşkusunda test yaptırmalı, hastalar durumlarını hekime danışmalı, kendilerini yalıtmalıdır.

Bilinen korunma önlemleri özenle sürdürülmelidir:

Kalabalık kapalı yerlerde maske ve uzun kalmama, fiziksel uzaklık, el yıkama... çok değerli.

Bakanlık saydam, bilimsel olmalı, kamuoyu ile güncel, doğru veri paylaşarak güven kazanmalı ve aşı karşıtlığı-çekincesi sorununu aşmaya çabalamalı, hekim örgütleriyle etkin işbirliği yapmalıdır.

COVID-19 bitmedi, “alarm” dönemi geride kaldı ancak özenle izleyerek sorunu yönetebiliriz.

***

İki hafta sonra 12 Ekim 2023 Perşembe yazımızda buluşmak üzere, sağlık ve esenlik diliyoruz.

Yazarın Son Yazıları

Adaletin ve bilimin aynası: Bir saç telindeki gerçek

Türkiye son haftalarda, spor ve iş dünyasında tanınan bir kişinin madde kullanımı savıyla çalkalanıyor.

Devamını Oku
01.01.2026
Kendi Ağzından Abdullah Öcalan

H. Basri Özbey’in yazdığı “Kendi Ağzından Abdullah Öcalan” adlı kitapta (Kaynak Yay., 2. bs., 2014) günümüzde anımsanması gereken önemli ayrıntılar var.

Devamını Oku
18.12.2025
Kovite benzer yeni salgın tehlikesi var mı?

2020-23 Kovit-19 pandemisinden bu yana yeni salgınlara hazır mıyız?

Devamını Oku
04.12.2025
Gıda güvenliği ve acil önlemler

Artan gıda zehirlenmesi ölümleriyle yüz yüzeyiz.

Devamını Oku
20.11.2025
Türkiye siyasetinde yeni paradigma: “Terörsüz Türkiye” mavi boncuğu ve MHP’nin kökten dönüşüm kumarı

Türkiye bir yıldır, milliyetçi cephenin Kürt sorunu-terörle mücadele söyleminde kökten değişimle sarsılıyor

Devamını Oku
06.11.2025
Sofradaki çifte kriz: Gıda güvencesi ve gıda güvenliği tehdidi

Türkiye, tarımsal özgücü (potansiyeli) yüksek bir ülke olmasına karşın, gıda-toplum beslenmesi alanında giderek derinleşen, yaygınlaşan ve sürdürülemez kerteye ulaşan çift yönlü bunalımla karşı karşıya.

Devamını Oku
23.10.2025
Fener Rum Patrikhanesi neden ekümenik olamaz?!

İstanbul Fener’de yüzlerce yıldır varolan Fener Rum Patrikhanesi (FRP), ülkemizin kültürel-tarihsel varsıllığının önemli bir öğesi.

Devamını Oku
09.10.2025
Türkiye’de sağlık hizmetlerinin temel sorunları

2003’te başlatılan kökü dışarıda Sağlıkta Dönüşüm Programı, günümüzde yurttaşlar ve sağlık çalışanları için ciddi ve derinleşen sorunlar doğurdu.

Devamını Oku
25.09.2025
Şafak yakındır...

Ülkemiz, 3 Kasım 2002’de iktidara getirilen proje parti AKP eliyle çok yönlü ve derin bir karmaşaya adım adım sürüklendi.

Devamını Oku
11.09.2025
Susuzluğun eşiğinde: Türkiye ve dünyada su kıtlığı

Konya’da bir çiftçinin 80 yıllık kuyusunda su bitti!

Devamını Oku
28.08.2025
‘Komisyon’ meşru mu?!

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu (kısaca komisyon), anayasal-siyasal açıdan derinlikli değerlendirme gerektiriyor.

Devamını Oku
14.08.2025
AKP-MHP-DEM taşeron ittifakı ve uçurumun kıyısındaki Cumhuriyet

Ülke afetten afete sürükleniyor; bir karabasan gibi hatta ta kendisi yaşadıklarımız.

Devamını Oku
31.07.2025
AKP-MHP-DEM ortaklığı: Türkiye’den siyasal tarihe dersler...

“Terörsüz Türkiye süreci bir pazarlık süreci değil. İmralı’dan yapılan çağrıda da böyle bir pazarlığın olmadığı açıkça belli” diyen Bakan Tunç...

Devamını Oku
17.07.2025
Türkiye; 3 Temmuz 2025: Tarihin günlüğüne notlar...

“Bu toplumun yetiştirdiği 35 pırıl pırıl insan, saatler boyu süren bir süreç içinde devletin gözleri önünde, ilan ede ede yakılıyor.”

Devamını Oku
03.07.2025
İran’a emperyal saldırı: Sıra Türkiye’de!

1978’de İran’da şiddet gösterileri başladı...

Devamını Oku
19.06.2025
Laiklik... Neden vazgeçil(e)mez? Nasıl yitirdik, nasıl geri kazanmalı?

M. Luther’in Katolik Kilisesi kapısına 95 maddelik ültimatomunu çakmasıyla Protestanlık doğdu.

Devamını Oku
05.06.2025
Lozan Antlaşması’nın iptali için dava açılabilir mi?

Lozan Antlaşması (LA), 24 Temmuz 1923’te bağıtlanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumda siyasal ve hukuksal meşruluğunu belgeleyen, sınırlarını, egemenliğini tanımlayan kurucu antlaşmadır.

Devamını Oku
22.05.2025
AKP, şiddetin iktidarı: Toplumsal baskı ve sessiz yıkım

AKP, şiddetin iktidarı: Toplumsal baskı ve sessiz yıkım

Devamını Oku
08.05.2025
Ulusal egemenliğin gasbı: 105. yıl ‘Türkiye Cemahiriyesi!?’

Ulusal egemenliğin gasbı: 105. yıl ‘Türkiye Cemahiriyesi!?’

Devamını Oku
24.04.2025
Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkı

Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkı

Devamını Oku
10.04.2025
Çürüyen AKP rejimi ve meşru direniş

Çürüyen akp rejimi ve meşru direniş

Devamını Oku
27.03.2025
14 Mart’ın 198. yılı: Çökertilen sağlık sistemi

14 Mart’ın 198. yılı: Çökertilen sağlık sistemi

Devamını Oku
13.03.2025
Artan aşı reddi ve devletin ivedi yükümü

Artan aşı reddi ve devletin ivedi yükümü

Devamını Oku
27.02.2025
2024 nüfus verileri ve demografi politikamız

2024 nüfus verileri ve demografi politikamız

Devamını Oku
13.02.2025
32. Adalet ve Demokrasi Haftası kapanırken...

32. Adalet ve Demokrasi Haftası kapanırken...

Devamını Oku
30.01.2025
Beştepe’de bir mitralyöz

Beştepe’de bir mitralyöz

Devamını Oku
16.01.2025
AKP=RTE’nin 22 bin 104 TL planı ve sakladıkları

AKP=RTE’nin 22 bin 104 TL planı ve sakladıkları

Devamını Oku
02.01.2025
Sağlık bakanının öfke patlaması!

Sağlık bakanının öfke patlaması!

Devamını Oku
19.12.2024
Aile hekimleri ne istiyor?

Aile hekimleri ne istiyor?

Devamını Oku
05.12.2024
Efendiler, çalınanlar Hazine’ye geri konacak!

Efendiler, çalınanlar Hazine’ye geri konacak!

Devamını Oku
21.11.2024
‘Erdoğan’ın çaresizliği’ tehdidi

‘Erdoğan’ın çaresizliği’ tehdidi

Devamını Oku
07.11.2024
Yenidoğan Çetesi'nin anlamı

Yenidoğan çetesinin anlamı

Devamını Oku
24.10.2024
Genel Sağlık Sigortası (GSS)

Genel Sağlık Sigortası (GSS)

Devamını Oku
10.10.2024
Toplumun akıl sağlığı alarm veriyor!

Toplumun akıl sağlığı alarm veriyor!

Devamını Oku
26.09.2024
Çürüme, çöküş ve Erdoğan’a çağrı

Çürüme, çöküş ve Erdoğan’a çağrı

Devamını Oku
12.09.2024
Cumhuriyetin yargıcı mı, molla kadı mı?!

Cumhuriyetin yargıcı mı, molla kadı mı?!

Devamını Oku
29.08.2024
Ahmet Saltık yazdı...

23 yıllık AKP darbeciliği ve yıkımı

Devamını Oku
15.08.2024
Heybeliada konferansımız: Lozan Barış Antlaşması’na tehditler

Heybeliada konferansımız: Lozan Barış Antlaşması’na tehditler

Devamını Oku
01.08.2024
Yeni sağlık bakanımız Dr. Memişoğlu’na..

Yeni sağlık bakanımız Dr. Memişoğlu’na..

Devamını Oku
18.07.2024
TTB-Türk Tabipleri Birliği’nde yeni dönem

TTB-Türk Tabipleri Birliği’nde yeni dönem

Devamını Oku
04.07.2024