Aydın Engin

CHP yol ayrımında...

11 Haziran 2015 Perşembe

Başlık sizi yanıltmasın, koalisyon seçeneklerini tartışacak, CHP’nin bu konuda nasıl karar vermesi gerektiği üstüne, sanki çok anlar, iyi bilirmişim gibi akıllar verecek değilim. Bu konuda acele edip kaleme sarılanları da anlamış değilim. Ortada henüz fol yok yumurta yok. Hele Meclis açılsın, hele Cumhurbaşkanı olan zat hükümeti kurma görevini birine versin, hele koalisyon için turlar başlasın...
Yani daha çok su kaldıracak bir pilav için bugünden kaleme sarılmayı anlamış değilim.
Anlamayışım herhalde benim kusurumdur, aklımın ermeyişindendir. Bu satırları da kıskançlığımdan filan yazmış olabilirim.
Yani, “Hükümeti kimler kuracak?.. Hükümet kurulabilecek mi?.. Yoksa erken seçim mi” gibi çetrefil sorulardan ötesini merak etmiyorsanız bu Tırmık’ı geçin.

***

CHP özellikle seçim kampanyası sırasında art arda sosyal ve ekonomik açılım ve atılım hedeflerini açıklarken avuçlarım çok kaşındı. Ama kampanya sırasında “CHP’nin yol ayrımında” olduğuna ilişkin bir Tırmık bana zamansız ve haksız geldi.
Ama seçim bitti ve CHP ikinci büyük parti olarak kaldı. Dahası bir önceki seçime göre oylarını artıramadı, adeta yüzde 25 eşiğinde çakıldı kaldı.
Kıdemli Tırmık okurları biliyor. Ben sosyal demokrat değilim. Hiç olmadım da. Ama Türkiye’de ve dünyada sosyal demokrasiyi, sosyal demokrat partileri hep önemsedim. Köklerini hatırlamaları, Marksizme yönelimleri içimi ısıttı; Marksizmi pervasızca reddedip serbest piyasa ekonomisinin amansız savunucusu kesilenleri içimi üşüttü.
CHP için yol ayrımı dediğim de işte bu...
Avrupa’nın sosyal demokrat partileri, ille de “bütün sosyal demokrat partilerin annesi” sayılan Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) adım adım Marksizmden koptu. Sonunda kendini bir “sınıf partisi” olarak değil, bir “kitle partisi” olarak tanımladı ve ve Avrupa Birliği’nin kurucu anlaşmalarından Maastricht sözleşmesini benimsediğini ilan etti. Herhalde biliniyordur: Maastricht sözleşmesinin özü serbest piyasa ekonomisinden ibarettir.
Bu uzun, bu çetrefil ve çok önemli konuya bu kadarcık değinmekle yetinip CHP’ye dönelim.
Seçim arifesinde CHP ağırlıklı olarak Megakent projesine vurgu yaptı. Sosyal ve ekonomik açılımların en ağır ve önemli halkası olarak bizlere Megakent projesini sundu.
Tamam, asgari ücretin artırılması, mazotun köylüye ucuza verilmesi, emekli maaşlarının iyileştirilmesi gibi pek önemli projeler sundu. Ama ağırlık, ülkeyi yarınlara taşıyacak proje Megakent projesi idi.
On üç yıl AKP iktidarı altında yaşamanın yaralarını sarması gereken Türkiye’de Megakent projesini ciddiye alabiliriz. Ama bu onun baştan sona serbest piyasa ekonomisi koşullarını veri alan bir proje olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor...
Sormak hakkımız değil mi: Kendini sosyal demokrat parti olarak tanımlayan CHP, ekonomik modelini serbest piyasa ekonomisi (neoliberalizm) üstüne mi kuracak?

***

Seçim kampanyası sırasında siyasi partiler için hesapta olmayan, kimilerinin (mesela AKP’nin) “Lanet olsun, bu da nereden çıktı şimdi” diye homurdandığı, kimilerinin hazırlıksız yakalandığı için birkaç sade suya tirit basın açıklaması, ayaküstü demeçle geçiştirmeyi yeğlediği bir büyük olay yaşadık. Bursa ovasından başlayan, Kocaeli ve Eskişehir düzlüklerine uzanan metal işçilerinin direnişi...
Sormak hakkımız değil mi: Kendini sosyal demokrat parti olarak tanımlayan CHP bu büyük direnişlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında neredeydi ve ne yaptı?
Yol ayrımı dediğim işte tam da bu.
Ya neoliberal politikalarla modern bir kapitalizm inşa edecek; AKP’nin çalıp çırpmaya, doğa düşmanı bir kalkınmacılık anlayışıyla beton aşkına dayanan modeline karşı adalet duygusunu büsbütün yitirmemiş bir kapitalizmin bayrağını yükseltecek...
Ya da özellikle Güney Amerika ülkelerinde aksasa da, zikzaklar çizse de, iç tutarlığı yüksek bir programdan yoksun olsa da, bazen el yordamıyla yürüse de sosyal demokrasinin devrimci günlerini hatırlatan arayışlar CHP saflarında da uç verecek...
Adaylarının büyük çoğunluğunu önseçimle belirleyen CHP’de, yol ayrımında da karara üyelerin katılımına tanık olabilecek miyiz?
Bilmiyorum, ama diliyorum...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018