Yurtseverlik ya da uşaklık
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Yurtseverlik ya da uşaklık

06.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Barut dolu silahlarıyla geldiler/ Ateş buyruğu verdiler acımadan/ Şarkı söyleyen bir halkla karşılaştılar/ Sevgiyle ve görev aşkıyla birleşmiş bir halk...”

Pablo Neruda, bu dizelerle başladığı “Düşmanlar” adlı şiirinde, emperyalist saldırganlığa karşı halkların direnme gücünü selamlıyor.

“Biz halkız yeniden doğarız ölümlerde!...” diyerek emperyalizme karşı direnişin yok edilemeyeceğini vurguluyor.

“Yüreğim bu kavganın içinde/ Kazanacak halkım/ Bütün halklar kazanacak bir bir...” diyerek direnç çoğaltıyor.

Şiiriyle adı emperyalizm olan korku, şiddet, yalan imparatorluğuna karşı insanın ve halkların zafere ulaşacağı bilinciyle umut fırtınası estiriyor.

ORTADOĞU HALKLARI

Korku, dehşet ve yalanın imparatorluğu olanca gücüyle “insan”ı ve “insanlığı” yok etmeye çalışıp egemenliğini insan eliyle, insanları kirleterek pekiştiriyor.

Haydutluğun, uluslararası kurumları ve yasaları tanımazlığın, zorbalığın dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği saldırıların şimdilik son halkasını oluşturan, yıllardır hazırlıklarını yaptığı saldırı, tüm dünya halklarını, en çok da Ortadoğu halklarını tarihsel bir sınava sokuyor.

Emperyalizmin dünyaya meydan okuduğu bugün, Ortadoğu halkları bir sınavdan geçiyor ve dünya görüyor ki bölge halkları köleliğe ve bölünmüşlüğe, işbirlikçiliğe ve emperyalizme boyun eğmeye devam ediyor.

Tarihsel parçalanmışlıklarından ve emperyalist sömürüden kurtulmanın fırsatını yakaladığını düşünmüyor.

Yöneticilerinin emperyalistlerle işbirliği yaparak halklarının adını ve onurunu kirletmesine, milislerinin emperyalizmin üslerinde eğitilmesine sessiz kalıyor.

Emperyalizmin vaat ettiği “köleleştiren özgürlük” uğruna, onun gölgesinde, kendi kardeşlerine kıyıyor, kendi devletinin işgal ve istila edilmesi için emperyalist orduların yanında yer alıyor.

Kendilerini emperyalist zincire sokanlara karşı çıkmayan Ortadoğu halklarına Sandor Petöfi’den tarihsel uyarı geliyor:

“Halk bakacak, görecek, anlayacak,/ acı çeken kim, başkaldıran kim, dövüşen kim,/ kim işi oluruna bırakmış,/ kim günü gün eden, kim şarlatan, kim korkak!”

Bertolt Brecht, “Ve seyirci kalanlardan beklediğimiz/ En azından utanmalarıdır” derken Paul Eluard aydınlık bir pencere açıyor insanın ufkuna:

“Hiçbir vakit tam karanlık değil gece/ Kendimde denemişim ben/ Kulak ver dinle/ Her acının sonunda/ Açık bir pencere vardır/ Aydınlık bir pencere.”

YURTSEVERLİK BİLİNCİ

En yeni teknolojik donanımlı ordusuyla, akılları da tutsak alan iletişim ve propaganda yağmuruyla, tehdit ve şantajına kattığı tüm yerli işbirlikçilerinin desteğiyle, artık engellenmez boyutlara yükseldiğini sandığı imparatorluğunun dünya egemenliğini ele geçirme konusundaki gemlenmez tutkusuyla emperyalizmin Ortadoğu’ya ve ülkemize saldırdığı bugün; halkların gücüne inanmaya, yurtseverlik bilincine, umuda çok gereksinmemiz var.

Emperyalist kültürün kirlettiği yaşamda, doların kölesi olduklarından herkesin boyun eğmesini alçalmasını isteyen, yurtseverlik bilincini yok etmeye çalışan işbirlikçi aydın bozuntularını, Albert Camus, “sizi ezen bir güce direnmeye cesaret edenlerin de yenildiğini görmek için aşağılık bir istek duyanlar” diye tanımlar.

Ortadoğu halklarının şu günlerde yaşadığı saldırganlık; korku, şiddet, yalanla büyüyüp beslenen, Nâzım Hikmet’in dizesiyle “bezirgân saltanatı ve zulüm” yani emperyalist egemenlik tutkusudur.

Bu egemenlik tutkusunun insanlığı alçaltan saldırganlığını ve ülkemiz için hesaplarını bozmak, ulusal kurtuluş savaşlarının önderi olma onuruna sahip çıkıp bağımsızlık ateşini yeniden yakıp bağımlılık zincirlerini kırmak boynumuzun borcudur.

Bu borç her insanın sorumluluğu ve görevidir; insan olmanın olmazsa olmaz koşuludur bu.

Bu koşulu, korkutulan, yalanla kandırılan, sömürülen, ezilen yurtsever insan yerine getirecek.

Emperyalist saldırganlığın panzehiri yurtseverliktir.

Yazarın Son Yazıları

Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Devamını Oku
27.06.2026
Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026