Aydın Engin

Sancılı CHP’de kurultaya doğru...

27 Aralık 2015 Pazar

Kötü kalpli, habis ruhlu, hilebaz adamların kol gezdiği Cumhuriyet yazıişleri bir hamle yaptı: “Abi, Güneydoğu’ya gitsen, ‘Bölgede genç olmak ne demek’ konulu röportajlar yapsan” dediler.
Bu dönemde Diyarbarkır’a, Silvan’a, Cizre’ye, Nusaybin’e, Şırnak’a ha?
Topu taca attım: “Belim ağrıyor, oradan oraya koşturamam” dedim.
Hazırlıklıymışlar. Sırıttılar:
-Peki abi, o zaman hafta sonu CHP İstanbul il kongresi var. Cumartesi, pazar. Hareketli geçecek... Onu izlersin, izlenimler filan yazarsın...
Sonuç: Hafta sonunu önüm arkam, sağım solum CHP olarak geçiriyorum. Siz bu yazıyı okurken ben yine kongre salonundayım. Yeni il başkanı, il yönetim kurulu üyeleri kurultay delegeleri filan bu yazıya yetişmez.
Ama genel olarak CHPyetişir...
Buyrun...

*** 

CHP 1960’ların sonundan bu yana sosyal demokrat bir parti olma çabasında. Bazan çok içten, bazan göstermelik...
Neredeyse 50 yıllık bir çabadan söz ediyorum.
Gün oldu sosyal demokrat çizgiyi adeta reddetti. “Sosyal demokrat partiler Marksizm kökenli ve işçi sınıfına dayanan partilerdir. CHP ise köken olarak da, kurucu ve üye tabanı ile de klasik sosyal demokrat partilerden ayrılıyordoğru tespitinden yola çıkıldı. Bu teşhis ve tanımlamanın sahibi Ecevit’ti. Neyse ki CHP’lilere bu çizgiyi benimsetemedi; partiden koptu ve kendi partisini (DSP) kurdu.
Zikzaklar da çizse, parlamento dışı kalacak kadar inişli çıkışlı dönemler de yaşasa “Ecevit’siz CHP” hem varlığını, hem sosyal demokrat parti olma iddia ve hedefini sürdürdü...
CHP’nin yakın tarihçesini bir gazete yazısına sığdırmak olanaksız. Kanımca gerek de yok.
Ancak Deniz Baykal’ın ezici ağırlığı sona erip delege hesaplarında uzmanlaşmış ekibi etkisizleşince ve ardından kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan “aşırı milliyetçi” unsurlar uzaklaştırılınca ve Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan seçilip partinin başına geçince CHP’de yeni bir dönem başladı...
Halen o dönemi yaşıyoruz ve CHP’deki sahici bir sosyal demokrat partiye dönüşüm çabaları sürüyor.
Sonuç ne olacak?
Yani CHP yine hemşeri derneklerinin, siyaseti bölgecilik üstünden yapmayı huy edinmişlerin, ihalelerde tramplen olarak partiyi, partili belediyeleri kullanmaktan medet uman küçük ve orta boy müteahhitlerin, parti içi iktidar yarışını ince ve ilkesiz delege hesapları üstüne kuranların partisi olarak mı kalacak?
Yoksa sosyal demokrasinin doğuş ilkelerine yaslanan, hem Sosyalist Enternasyonal üyesi, hem ulusalcı olmak gibi berbat bir ideoloji salatasından arınmış sosyal demokrat bir partiye mi dönüşecek?
İstanbul il kongresi bu yönde bir fikir verebilir deniyor. Bu yargı doğruysa eğer onu siz bu yazıyı okurken sürmekte olan İstanbul il kongresinin sonucunda söyleyebileceğiz...
Gün ola yarın ola...


Yazarın Son Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018
Hani bir Demirtaş var(dı) 9 Ağustos 2018
CHP’nin intiharı (mı?) 8 Ağustos 2018
Bin yamalı bohça: CHP 26 Temmuz 2018