HDP nereye yürüyor
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

HDP nereye yürüyor

15.06.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Abdullah Öcalan’la görüş yasağı kaldırılırsa ne olur? 

Yani, olur da HDP’nin Türkiye’nin dört bir yanında yaptığı “tecrit kaldırılsın” yürüyüşleri amacına ulaşırsa Öcalan ne der? 

HDP’nin de imza attığı ortak açıklamadaki iddia şu: “Öcalan konuşursa ülkenin siyasi atmosferi değişecek, tecrit bitince toplum alternatif çözüm önerileriyle önünü görebilecek.” 

O halde yeni soru şu: Seçime giderken Öcalan ne diyecek de siyasi atmosfer değişecek? Nedir HDP’nin umduğu alternatif? 

2019’daki yerel seçimlerde “HDP’nin şimdiye kadarki tarafsız çizgisinde ısrar etmesini” isteyerek örtülü boykot çağrısında bulunan Öcalan değil miydi? 

Kürt seçmenin çoğunluğu Öcalan’ı değil de “Gerekirse bağrınıza taş basın ve ‘faşizme hayır’ anlamına gelecek oyunuzu kullanın” diyen Demirtaş’ı dinlememiş miydi? 

Farkında değil misiniz: 

Demirtaş Kürt basınına yapılan gözaltı operasyonunu eleştirirken HDP’nin “tecrit kaldırılsın” yürüyüşüne dair şimdilik hiçbir şey demedi. Sahi, HDP de İmralı’ya değil de Edirne Cezaevi’ne doğru yapsaydı yürüyüşünü, kamuoyundan nasıl destek alırdı? 

Sanki dert şu: Türkiye koşar adım seçime giderken HDP Öcalan’ın ne düşündüğünü öğrenip, ona göre pozisyon almak istiyor. “Tecrit kaldırılsın” yürüyüşleriyle hem kitlesini mobilize etmeye hem de yön bulmaya çalışıyor. 

Ama işte tam da bu süreçte iktidarın eline büyük bir koz da veriliyor. Zira, yazının girişinde sorduğum senaryonun devreye girmesi bekleniyor. Öyle ya, AKP “Alın işte, dediğiniz gibi görüş yasağını kaldırdık” diyebilir. Der ve Öcalan da yine HDP’nin diğer muhalefet partileriyle birlikte yol yürümesine karşı çıkabilir. Zira, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Edirne’deki, en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” sözü vücut bulabilir. 

Ve sahi, HDP bu sınava ve sonuçlarına hazır mı? 

KİM NASIL ÇÖZÜM BEKLİYOR

Tam da bu süreçte... 

Erdoğan Vanlılara şöyle seslendi: “Yakalarına yapışın ve ‘Yeniden silaha sarılarak çözüm sürecini bitirmenizi sizden kim istedi’ diye sorun.”

Cumhurbaşkanı böylece hem çözüm sürecine sahip çıktı hem de Kürtlere HDP’den hesap sormaları çağrısında bulundu. 

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın dünkü grup toplantısında söylediği şu söz ise yanıt gibiydi: “Kürt sorununda demokratik çözüm ancak müzakere, diyalog ve demokratik siyasetle mümkündür. Tecrit çözümsüzlüğün bir parçasıdır.” 

Görünen o ki HDP yönetiminin halen “müzakereden” umudu vardı. 

Aslına bakılırsa, gerek üst üste yapılan gözaltılar, gerekse “tecrit kaldırılsın” yürüyüşleri tıpkı 2013’teki çözüm süreci öncesini hatırlatıyordu. Acaba pazarlık masasına oturmadan sertleşme bir politikaysa, iktidar bunu mu deniyordu? Seçim öncesi Kürtlerin gönlünü kazanmak için taviz verilecek kozlar mı biriktiriliyordu? 

Eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner’i aradım. “Kardeş olan Kürtlerin ve Türklerin arasını bulmayı” amaçlayan Demokrasi ve Birlik Derneği’ni kuran Metiner’e olası çözüm sürecini sordum. Şu yanıtı aldım: “Biz dernek olarak eski tarz bir çözüm sürecine karşıyız. PKK’nin ve HDP’nin üstünlüğüne yol açacak yöntemlere asla ‘evet’ demeyiz.”

Metiner “ancak” dedi ve ekledi: “PKK’nin silah bırakması herkesin hayrına olur. Silahları ebediyen toprağa gömerlerse Türk milleti de gerekli sağduyuyu gösterir, gerekli olan neyse yapılır. Her şey PKK’nin atacağı adımlara bağlı.”  

Peki, ya AKP’nin oyuna talip olduğu muhafazakâr Kürtler? Onların temsilcisi olduğu iddiasındaki HÜDAPAR’ın genel başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu da aradım. Özetle şunları duydum: 

“Biz bir Kürt açılımı havası sezmiyoruz. Ancak olur da daha önceki çözüm sürecindeki aynı yollar denenirse yine akamete uğrayacaktır. Fakat ortada sorunlar olduğu gerçektir. Kürtlerin temel hakları herhangi bir pazarlığa ve şarta bağlanmadan verilmelidir. Bunun için de illaki devletin ve Kürtlerin temsilcisinin oturduğu bir masa kurulması gerekmez.” 

Gelinen noktada şundan şüphe yok: 

Sandığa gidiş yolunda Kürtler, Öcalan’ın da, Demirtaş’ın da, AKP’lilerin de sesini çok duyacak. Kime kulak verecekleri ise Türkiye’nin geleceğini çizecek.

Yazarın Son Yazıları

Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025
Devletin verileri nasıl ele geçirildi?

Önce 79 kelimeden oluşan şu cümleyi okuyalım...

Devamını Oku
19.09.2025
Bu yazı da yasaklanır mı?

Sadece siyaset konuşmaktan büyük emek verilen bir raporu köşeye taşıma fırsatım olmadı.

Devamını Oku
17.09.2025
Konuşmadığımız 9 konu

Haklı olarak CHP’yi tartışıyoruz.

Devamını Oku
10.09.2025
Yok mu başka Kuzu’lar?

Gururla hep aynı hatırlatmayı yaptılar: “Türkiye, kozmik marangozu Sabah gazetesinden öğrendi.”

Devamını Oku
05.09.2025
MHP’li başkanın oğlu kaza yapınca...

“Bize çarpan araca baktım. Ancak içinde kimse yoktu. Çevrede toplananlara sorduğumda, araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını söylediler.”

Devamını Oku
03.09.2025
3 soruda Kapki-Birinci olayı

Özgür Özel’in dünkü açıklamalarının özeti ne?

Devamını Oku
15.08.2025
Kim bu President?

“Devletin önemli bir kademesinde iş alımlarına etki edebilecek bir pozisyonda çalışıyorum. Pek çok üst düzey bürokratlarla ilişkilerim bulunuyor.”...

Devamını Oku
13.08.2025
Tartışılan şirketin sicilindeki leke

Açıkçası unutmuştum. Bir bilişimci dostum anımsattı:

Devamını Oku
08.08.2025
E-imza skandalının perde arkası

Önce iddianamedeki şu uzun cümleyi dikkatlice okuyalım...

Devamını Oku
06.08.2025