Kılıçdaroğlu’nun ve Akşener’in ortak planı

17 Ağustos 2021 Salı

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın belediye başkanlıklarının bir dönem daha devam etmesini istedi. 

Bu açıklama iki başkanın da olası Cumhurbaşkanlığı adaylığının önünü kesmek olarak yorumlandı. Şimdiden yıpratmak istememek, belediyeleri elde tutmak ve kendi adaylığı gibi birçok ihtimal bu çıkışın nedeni olarak sıralandı. 

Hepsi mümkün. Ben ise başka bir noktayı aktaracağım. 

CHP ve İYİ Parti kulislerinde yüksek sesle söylenen şu: 

Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması Millet İttifakı’nın diğer ortağı Meral Akşener’le birlikte planlandı. Yani, iki liderin ortak stratejisinin parçası ve üzerine düşünülüp söylenmiş bir sözdü. 

Hatırlayın, sık sık “İmamoğlu mu, Yavaş mı aday olacak” tartışmaları yapılıyordu. Dikkat edilecek olursa, şimdi “Kılıçdaroğlu mu Akşener mi aday olacak” sorusu konuşuluyor. Bu nedenle her iki partiden görüştüğüm isimler, genel başkanların stratejisinin işe yaradığını söylüyor.


SELDEN SONRA YİNE DEREYE İNŞAAT

TBMM Başkanı Mustafa Şentop özetle şöyle dedi: 

“Seller dolayısıyla, dere yataklarındaki yapılaşmayı oturup yeniden düşünmeliyiz. Oradaki yapılaşmalara izin verilmemeliydi. İnşallah bunlardan ders çıkararak yolumuza devam ederiz.”

Gelin görün ki “inşallah” demeyle olmuyor. 

Bakın, daha bir yıl önce Giresun’da, Dereli’de sel felaketi yaşandı. 11 kişi hayatını kaybetti. Ne üzücü ki cesedine halen ulaşılmayanlar da var. 

Peki, kısa sürede ne oldu? 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum kameraların karşısına geçti. “Yeni Dereli böyle olacak” diye bir proje tanıttı.              

İşte o “yeni” projeyi Anadolu Ajansı şöyle yazdı: 

“İlçede 22 Ağustos 2020’de meydana gelen sel afetinin ardından alınan kararla yıkımı gerçekleştirilen işyerleri ve konutların bulunduğu alanda uygulanmaya başlanan ve ticari üniteler, konutlar, kamu binaları, regülasyon ile gezinti alanlarından oluşan ‘Yeni Dereli Projesi’ sürüyor.” 

Bakın, bu uzun cümlenin özeti nedir biliyor musunuz? Sel sonrası evler ve işyerleri yine dere yatağına yapıldı. 

Sorsan, “kotu yükselttik” derler... 

Neyse, ben konuşmayayım, fotoğraf anlatsın. 

İşte sel sonrası Dereli’deki dere yatağına yapılan yeni inşaatların karesi:


ERDOĞAN VE EVREN BULUŞTU

Sanatçılar Girişimi, “Ülkemiz için kaygılıyız” başlığıyla bir bildiri kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da şöyle yanıt verdi: 

“Bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor. Onların meslekleri sanat. Hangi sanatsa sanatlarını icra etsinler. Biz de onlara saygı duyalım. Erken seçimmiş, başkanlık sistemiymiş. Bırakın bunlar bizim işimiz. Ömrümüzü buna vermişiz, siz anlamazsınız. Piyano, keman, sazını çal dinleyelim. Bu işlere burnunu sokma.” 

Sanatçılar Girişimi’nin çıkışı 12 Eylül döneminin tarihe “Aydınlar Dilekçesi” olarak geçen metni hatırlattı. 

İlginç midir, bugünkü bildiri kadar ona verilen tepki de çok benzerdi. 

Bakın, Kenan Evren aydınların eleştirilerine o dönem hangi sözlerle yanıt veriyordu: 

“İstedikleri kadar yazsınlar, istedikleri kadar söylesinler, biz doğru bildiğimiz yoldan ayrılmayacağız. Bazı aydın damgası taşıyan çevreler bu görüşleri savunuyorlar. Yalnız onlar bilir. Biz çok aydın gördük, vatan hainliği yaptı. Bir şairimiz vardı yurtdışına kaçtı, orada öldü. O aydın değil miydi? Ne yapayım öyle aydını. Aydın damgası kimsenin inhisarında değildir. Millete hükmetmek için aydın olmak gerekmez.” 

Kenan Evren mezarda ama fikri iktidarda, diyenler haksız mı?


ZAMANINDA DEMİŞLER 

Orhan Veli Kanık / 1949: Bir İslam Birliği hayali peşinde koşmak, dolayısıyla dinin devlet işine karışmasını kaçınılmaz bir hale getirmek, prensiplerinden biri de laiklik olan bir rejimde, bir geriliktir. Yani irticadır. Fabrikaya karşı el tezgâhı, traktöre karşı karasaban, diş fırçasına karşı misvak, okula karşı medrese, bilgiye ve kanuna karşı mızraklı ilm-i hal birer geriliktir. Yani irticadır. Biz irticayı nerede görürsek, yenmeye çalışacağız. İleri fikirli Türk gençliği de bizimle beraber.

Uğur Mumcu / 1981: Bana sorarsanız, geçmiş dönemin bütün bakanlarından, müsteşarlarından ve genel müdürlerinden “mal bildirimi” istemek çok yararlı olur. “Dün siyasete atıldığın zaman ne kadar paran vardı, bugün ne kadar?” Bu karşılaştırma bile belli ipuçları vermeye yeter. 

Adam bir partiye sayıp sövüyor; bir de bakıyorsunuz, bir süre sonra bu partiye geçivermiş. Bu arada da özel yaşamında gözle görülür değişiklikler olmuş; kat almış, arabasını değiştirmiş, yurtdışına gidip gelmiş, bir şirkete ortak olmuş, otel açmış, söyle yapmış, böyle yapmış... Şüphelenmez misiniz? Şüphelenirsiniz... 

Kaşif Kozinoğlu / 2011: ABD, Irak’ta batağa saplanmış, Afganistan’da yenilmiştir. Şimdi bu mağlubiyetini senin sırtına yükleyecektir. Allah sonumuzu hayır etsin! 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ahtapotun kolları 14 Eylül 2021