Tüyleriniz ürperecek
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Tüyleriniz ürperecek

25.01.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Cesaretli bir insan olsaydım, Enes’ten önce bütün Türkiye beni duymuş olurdu.” 

E-posta böyle bitiyordu. Telaşla telefona sarıldılar. Karşıdaki sesin bataklıktan çıkmak için bir ele ihtiyacı vardı. O eli uzattılar, kurtardılar. 

Her gün cenaze kaldırır, gözyaşı döker, ağıt yakar olduk. Ya sonra? 

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel bu soruyu dert etti. İki hafta önce sosyal medyadan şu mesajı paylaştı: “Enes Kara gibi benzer ya da farklı sebeplerle cemaat/tarikat/vakıf yurtlarına mahkûm edilmiş, kendisini risk altında hisseden, umutsuzluğa kapılmış her bir kardeşime çağrımdır… Bana ulaşın, birlikte çare arayalım. Hallederiz!” 

Özel’i aradım ve çağrısının nasıl karşılık bulduğunu sordum. Şunları söyledi: 

“Bize ulaşanların 150’ye yakını cemaat yurtlarında ya da evlerinde kalanlardı. Telefonunu veren 120 arkadaşımızla görüştük. Kurtulmak istiyorlardı. Bazı ailelerden ‘Çocuğum yurtta kalıyor, yardım edin’ diyenler de vardı. Onların da çocuklarını aradık.” 

Peki, ne yapmışlardı? Yazının girişinde aktardığım olayı anlattı. Heyecanlı bir şekilde devam etti Özgür Özel: 

“Yaklaşık 40 arkadaşımızın sorununu çeşitli yöntemlerle çözdük. İstanbul’da, Ankara’da ve Mersin’de belediyelerimizin yurtlarına yerleşenler oldu. Ayrıca çok sayıda gönüllü başvurusu gerçekleşti. Onların başvurularını da çocuklarla eşleştiriyoruz şimdi. Biraz maddi katkı olursa eve çıkabileceğini söyleyenler olabiliyor… Onlara da burs takviyesi sağlıyoruz.” 

İlk kez, diyor CHP’li Özel: 

“İlk kez bir kapalı kutudan, Türkiye’nin dört bir yanından geldiği için birbirini destekleyen sağlıklı veri akışı var dışarıya doğru. Bir kişi söylese şüpheyle bakabilirsiniz belki… Ama örneğin, üç farklı şehirdeki aynı cemaatin yurdundan üç benzer şikâyet aldık. Verilen saatler, içeride tutulan zorunluluklar, hepsi birbirini tutuyor. Kamuoyu ile bunları paylaştığımızda, oralarda yaşananların kolay şeyler olmadığını herkes görecek. Çaresizlikten yararlanan ve ciddi baskı oluşturulan bir sistem var, onu ortaya çıkaracağız.” 

Biliyoruz ki tarikatların pençesinde çırpınan çok Enes Kara var. Özgür Özel, o çocuklara yardım etmek isteyen çok da insan olduğunu vurguluyor. İşte onları buluşturacak bir dayanışma ağını kurumsallaştırmayı da hayal ediyor. Yönetiminde olduğu TÜLOV adlı vakfın bu derdin çözüm merkezi olmasını istiyor. 

CHP’li Özel, kendisine ulaşanların yaşadıklarını yakın zamanda raporlaştıracak. “Tüyleriniz ürperecek” diyor.


YOK CANIM

Konuşma boyunca sürekli “Yok artık” diyordum. Nasıl demeyeyim? 

Neymiş efendim, daha o başsavcının AYM üyesi olmasının perde arkasını bile yeterince bilmiyormuşuz. Onu yeterince anlamadan AKP’li yeni üyeyi analiz edemezmişiz. 

Anlatın, diyorum… Nefes bile almadan başlıyor. 

Rivayet odur ki Cumhurbaşkanı o başsavcıyı gizlice Saray’a çağırmış. “Seni Yargıtay üyesi yapacağım” demiş. Başsavcının gözü yüksekte, “Efendim uygun görürseniz ben Anayasa Mahkemesi üyesi olmak istiyorum” diye yanıt vermiş. Gelecek düşünülmüş, uygun görülmüş. 

Kolay mı oraya çıkmak, merdiven gerek. Haliyle önce Yargıtay üyesi olmuş. 

Ah işte, Anayasa Mahkemesi üyeliğine müracaat süresi de dolmak üzereymiş. Hemen dilekçe verilmiş, başvuruda bulunulmuş. Ama işte Yargıtay’da da infial yaratmış bu. Tepki tepki üstüne… Malum, Saray’ın her yerde kulağı var, elbette duymuş. Yargıtay Başkanı çağrılmış, başsavcının AYM üyesi olması konusundaki kararlılık iletilmiş. 

Durun durun, bitmiyor… 

Yargıtay Başkanı dönmüş, daire başkanlarını toplamış, “emir büyük yerden” konulu müzakereler başlamış. Daire başkanları kendi üyelerine de Cumhurbaşkanı’nın bu husustaki hassasiyetini aktarmış. Gelin görün ki istenilen netice tam da sağlanamamış. Bunun üzerine bazı adayların çekilmeleri istenmiş. Devreye bu kez Saray’ın İdari İşler Başkanı girmiş, böylece iddialı isimler teker teker adaylıktan çekilmiş. 

Az daha unutuyordum. Şuna da “Yok artık!” dedim: 

Koskoca Cumhurbaşkanı, o başsavcının daha yeni Yargıtay üyesi olduğu, AYM’ye layık daha kıdemli üyeler bulunduğu yönündeki karşı itirazlara şu cevabı verir mi: 

“O arkadaşlar, çok layık oldukları için mi kendilerinin Yargıtay üyeliği yaptıklarını sanıyor?”

Yok canım, bunu da dememiştir!

Yazarın Son Yazıları

Devletin ‘habersiz’ cezaevi raporu

Fahrettin Altun sürgün edilip Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı’na atanınca bir sorunun yanıtını aramıştım.

Devamını Oku
06.03.2026
Kim casus, kim hain ve aslında kim yurtsever?

Kurmay albay hakkında bir ihbar yapıldı.

Devamını Oku
04.03.2026
‘İBO Show’a katıldı’ diye kovulan öğretmen

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

Devamını Oku
27.02.2026
O dizi ekibinin sicili

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Devamını Oku
25.02.2026
İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025