On maddede yanıt: Erdoğan aday olabilir mi?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

On maddede yanıt: Erdoğan aday olabilir mi?

30.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet erdemli insanların rejimidir. Kanun yoksa, keyfiyet kural olmuşsa, erdemli insanlar rejimi yerini korkuya dayanan despotizme bırakmıştır.

Geçen hafta, Erdoğan’ın 3. kez neden aday olamayacağını anlattım. Perşembe günü, Mülkiye Dergisi’nde yayınlanan bir yazıya atıf yaptım. Söz konusu makale, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un, Erdoğan’ın adaylığını destekleyen tezlerine yanıt veriyordu. Şentop, içeriğe yanıt vermek yerine, yazarın kimliğinin peşine düştü. "Bize cevap vermek için faili meçhul bazı makaleler yazdırıyorlar" dedi.

Şentop’a kalırsa bu konuyu hiç konuşmamalıyız. Öyle ki geçen yıl şunu söylemişti: "Bu konuyu gündeme getiren arkadaşlar, milletvekilleri boylarını aşan sularda yüzüyorlar. Bu hukukçuların yapacağı bir tartışma". Yani hukukçu değilseniz, Cumhurbaşkanı’nın adaylığı hakkında konuşamazsınız.

Bu tartışmayı toplumdan kaçırmak o kadar yanlış ki…

Bakıyorum, "kronometre sıfırlandı" diyerek aday olabileceğini anlatan Erdoğan’ın kendisi hukukçu değil. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni öneren yasa teklifini açıyorum. En üstte Binali Yıldırım’ın imzası var. O da teklifteki çoğu kişi gibi, hukukçu değil, mühendis.

Haliyle Anayasa, sadece hukukçuların konuşacağı bir konu değil. Öyle olsa, Anayasa suçlarını, sadece suç işlediğinin farkında olan hukukçular işlerdi!

Gelelim asıl meseleye…

KANUNA AYKIRI

Hukukçuların da aralarında olduğu çoğunluk, Cumhurbaşkanı’nın 3. kez aday olamayacağında birleşiyor.

Neden mi?

Bir: Anayasada açık ifade var: “Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” Kimseye istisna vermemiş. Haliyle ikinci kez Cumhurbaşkanlığı yapan Erdoğan da süresinin sonuna geldi.

İki: Kanunlar, kalemin mürekkebi değildir. Bir ruhu vardır. Bütün dünyada, cumhurbaşkanlarına görev sınırı konmasının nedeni belli. İktidarın kişinin mülkü olmasını engellemek, demokrasiyi korumak için… Geç demokrasiye geçen Afrika’da bile, 2005’ten beri 32 ülkede Cumhurbaşkanı’nın görev süresi iki dönem. Öyleyse "ilki sayılmaz" diyerek sınırları delmek; kanunun maksadına, ruhuna, niyetine de aykırı.

ASLINDA SORUN ÇÖZÜLEBİLİRDİ

Üç: Başından tartışma hiç olmayabilirdi. Nasıl mı? Abdullah Gül meselesindeki gibi. Gül seçildikten sonra çıkan yasa (2007), yeniden seçimini tartışmalı hale getirmişti. AKP 2012’de, durumunu netleştiren bir yasa daha çıkardı. AYM kısmen iptal kısmen kabul etse de Gül’ün görev süresi de adaylığı da resmen kanuna bağlandı. AKP, 2017’deki yasa değişikliğinde ya da sonrasında, görevde olan Erdoğan’a özel bir istisnai madde koysa, bugün bunu tartışmayacaktık.

Dört: Yine de tartışmayı bitirmenin bir yolu vardı. Anayasa, erken seçim kararını Meclis’in alması halinde, Erdoğan’a yeniden adaylık hakkı veriyordu. Muhalefet de "6 Nisan’dan önce erken seçime evet" diyerek buna kapı açtı. Gelgelelim, AKP kabul etmedi. Bu kapı da kapandı.

ANAYASADA SÜREKLİLİK VAR

Beş: Perşembe söz ettim. Şentop; 3. kez adaylığın kapısını açmak için, yasadaki açık ifadeleri bıraktı. Komisyon raporuna ve kanun tekniğine daldı. Sokağa çıkıp sorun. Referandumda sandığa giden halktan hiç kimse ama hiç kimse, komisyon raporuna ya da kanunun gerekçesine oy vermedi. Kanuna verdi. Haliyle, kanun yazan kalemi tutan kişi bile olsa, kimsenin yorumu, gerekçesi Anayasa’nın üstüne konamaz.

Altı: Savunu şu: 2017’den önceki Cumhurbaşkanı başka, sonraki başka. İki dönem kuralı 2017’de değil, 2007’de geldi. O günden bu yana değişmedi. 2017’de Cumhurbaşkanı’nın yönetici yetkileri arttı. Ama ne adı ne Anayasa’daki yeri, ne statüsü değişti. Yani Cumhurbaşkanlığı’nda süreklilik var. Haliyle Erdoğan 2018’den beri değil, 2014’den beri Cumhurbaşkanı.

DEĞİŞTİĞİNİ KABUL ETMİYORLARDI

Yedi: 2017’de "Cumhurbaşkanlığı" kaldırılıp mesela "Başkanlık" getirilebilirdi. Bütün Anayasa buna göre yenilenirdi. Erdoğan da 2018’de "1. Başkan Erdoğan" olur, şimdi de 2. seçimine girerdi. Ama yapılmadı. Haliyle yetkiler farklı olsa da eskisi de yenisi de aynı Cumhurbaşkanı. Örnek olsun, Cumhurbaşkanı’nın suç işlemesi durumunda yargılanması aynı şekilde duruyor. Mahkemelere bakıyorum. 2018’den önce vatandaşlara açılmış Cumhurbaşkanı’na hakaret davaları, "o Cumhurbaşkanlığı ilga oldu" diyerek düşürülmemiş. Yargılamalar süreklilik içinde devam etmiş.

Sekiz: Bir ayrıntı daha... 2017 değişiklikleri, eski kurumlar üzerine bina edildi. "Sistem değişiyor" diyenlere karşı, "sadece fiili durum legalleşiyor" denildi. Bakın o gün Anayasa’yı değiştiren komisyonun başındaki Mustafa Şentop ne yazmış: "2007’den itibaren Türkiye’de özü itibariyle yarı başkanlık sistemine geçildiğini…". Bakın, "getirin yasayı" diyerek sistemi değiştiren adımı atan Devlet Bahçeli, o gün ne demiş: "Fili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin süratle yol ve yöntemlerinin aranması." Yani, sistem yenilenip Erdoğan "sıfır kronometreli aday" olmadı. Fiili olarak değişmiş sisteme göre düzenleme yapıldı.

YA KRONOMETRE HEP SIFIRLANIRSA

Dokuz: Bir de YSK var. Evet YSK, Erdoğan’ın kontrolünde. Ancak geçen yıl bir vatandaş CİMER’e "Erdoğan aday olabilir mi" diye sordu. CİMER, soruyu YSK’ya gönderdi. YSK’dan gelen yanıt yasayı hatırlatıyordu: "Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir." Çünkü Anayasa’da bu yazıyordu. Anayasa’da yazandan fazlasını YSK söyleyemez. Söylerse suç işler.

On: Geçmiş geleceğin habercisidir. Diyelim yarın kurulacak yeni Meclis, Cumhurbaşkanı’na yeni yetkiler verdi. Ya da bazı yetkileri geri almaya karar verdi. Bu durumda ne olacak? Kronometre bir daha mı sıfırlanacak? Bu, "bi daha bi daha" diyerek, Anayasa’nın istismarıdır. Bir kişinin sonsuz iktidarı için Cumhuriyet’in sonunun hazırlanmasıdır.

Nihayetinde, Erdoğan’ın aday olamayacağını söylemek, kişisel bir hesaplaşma değil, Cumhuriyet’in savunusudur. Erdemli insanların rejiminin ilk zaferi, kendi korkularını yendiği gün kazanılacak.

Yazarın Son Yazıları

Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025