Sabri Uzun gözaltısının altındaki bit yeniği
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Sabri Uzun gözaltısının altındaki bit yeniği

25.04.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

“Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler” diyor Ece Ayhan. Ataol Ağabey ise “ölümdür yaşanan tek başına/aşk, iki kişiliktir” diye tamamlıyor. Öyleyse aşkın iki kişilik bir örgütlenme olduğunu söyleyebiliriz.
Suç örgütü için en az üç kişi lazımdır. Yetmez; suç aletleri de hiyerarşi de gerekir.
Örgüte yardım içinse silah ya da lojistik sağlama olmazsa olmazdır.
Hukukun da bir aritmetiği var. İçtihat yapmak, iki kere ikinin beş edeceği anlamına gelmez.
Sanki adalet düzenini terk ettikten sonra bütün ayarlarımızı da kaybettik.
Türkiye’de Emniyet’in en tepesine çıkmış Sabri Uzun’un önceki gün gözaltına alınmasından söz ediyorum. “Cumhurbaşkanına hakaret” artık sıradan vaka haline geldi. Ancak Uzun’u “terör örgütü propagandası ve örgüte yardım” ile suçlamaları sizi de şaşırttı mı? Örgütün FETÖ olduğu da söylendi ya... Peki Uzun, “örgüt işleri”ne nasıl girmiş?
Çok zor değil...
Eline telefonunu almış, Twitter uygulamasını açmış ve mesaj atmıştı. Parmak ucuyla yazdıkları, bir dönem yönettiği Emniyet’in nezarethanesine götürülmesine gerekçe oldu. “Birileri” neredeyse bir yıldır takip ediyordu. Son mesajından sonra “alalım” denildi.
Sahi Sabri Uzun gibi göz önünde, devletin iyi tanıdığı bir isim ifadeye çağrılmak yerine neden gözaltına alınarak günlerce nezarethanede tutulur? Mesele gözdağı mı?

Gizli sanık Sabri Uzun
Sabri Uzun denilince aklıma benim de yargılandığım OdaTV davası geliyor. Zira Uzun, OdaTV davasının “gizli sanığı”ydı. FETÖ operasyonlarını sürdürebilseydi, Uzun da tutuklanacaktı.
Aslında görünen köyü tariften başka bir şey değil.
Malum, 2010 yılının ağustos ayında eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabını yayımladı. Kitap, FETÖ’nün poliste örgütlenmesini apaçık şekilde anlatıyordu. Avcı, kısa süre içerisinde alakasız şekilde Devrimci Karargâh örgütü operasyonlarına dahil edilerek tutuklandı. Yetmedi, PKK ve TİKKO propagandasından hakkında soruşturma açıldı. Yetmedi, OdaTV davasında 2011 yılının mart ayında bir kez daha tutuklandı. Hedef, Avcı’nın şahsından çok kitabıydı. FETÖ’cü savcılar kitabı Avcı’nın değil OdaTV davasında yargılanan gazetecilerin hazırladığını iddia ediyordu.
Aynı günlerde gazeteci Saygı Öztürk’ün FETÖ’yü anlattığı “Okyanus Ötesi’ndeki Vaiz” kitabı çıktı. Kitabın içerisinde çok kritik bir ayrıntı vardı: “2001 yılında ‘Emniyet’te Fethullahçı yapılanma yok’ diyen İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun da ‘nasıl yanıldıklarını’ anlatabilmek için, Avcı gibi kitap yazıyor.”
Yeni hedef Sabri Uzun’un kitabı oldu.
OdaTV davasındaki kumpas belgelerinin arasında “Sabri Uzun” isimli bir dosya yer alıyordu. Belgede şunlar yazıyordu: “Sabri’nin kitap konusunda çekincesi var ikna etmeye çalışalım, kitabı seçimden önce yetişmeli. Nedim, Ahmet Şık’la bu konuda görüşsün, Kitaba çalışırken cesur olun.”
Samanyolu TV dizilerini aratmayan ifadeler, Sabri Uzun’un hazırladığı kitabına gölge düşürmeyi amaçlıyordu. Güya Soner Yalçın talimat vermiş, Ahmet Şık ve Nedim Şener de oturup Sabri Uzun’un adıyla kitap yazıyordu. Bu yalan dünyası nedeniyle gazeteciler hapis yattı. Sabri Uzun ise direkten döndü. O gün değil ama FETÖ operasyonları başlayınca, yani Cumhurbaşkanı “İnlerine gireceğiz” dedikten sonra, “İn” adıyla yazdıklarını yayımladı. Sayesinde, Emniyet’i bir dönem yöneten Uzun’un gözünden FETÖ’yü okuduk.

FETÖ ile karşı karşıya
Sabri Uzun’un FETÖ kumpaslarıyla yüzleşmesinde bu olay ilk değildi.
Örnek mi?
Polis müdürü Recep Güven, 14 Haziran 2001’de Uzun’un masasına ilk kez Ergenekon kumpası şemasını koydu. Sabri Uzun, daha o yıllarda bunu reddetti.
Aynı şema 2006 yılında yine Recep Güven tarafından Uzun’a sunuldu. Sabri Uzun bir kez daha kumpasın parçası olmayı kabul etmedi.
Bir ay sonra adı “Şemdinli Olayları Hakkında Bilgi Notu”na haksız bir şekilde karıştırılarak tasfiye edildi. FETÖ’nün Büyükanıt’ı hedef aldığı not, Uzun’a maledilmişti. Sabri Uzun, uzun süre görevden alınmasının askerlerin işi olduğunu sandı. Üç yıl sonra gazeteci Cüneyt Özdemir’e artık böyle düşünmediğini şöyle anlatıyordu: “Sabri Uzun o yıllarda kendisini görevden alan önemli bir ‘güç’ olduğunu söylüyor, ama artık bunun askerler olduğunu düşünmüyordu! Hatta görevden alınmasında dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın göreve gelmesi sürecinde yaşanan bir komployu ortaya çıkarmasının etkili olduğuna inanıyordu.”
Peki neydi o komplo?
Sabri Uzun’un İçişleri Bakanlığı müfettişlerine 20 Eylül 2010 tarihinde verdiği ifadeden aktaralım: “Ben bu cemaatin (FETÖ kastediliyor) bir komutanla ilgili yaptığı yasadışı işi bizzat tespit edip ilgili bir makama kişiye özel yazıyla bildirdim.”
Yaşar Büyükanıt’ın özel hayatına ilişkin FETÖ merkezli sızıntıları hatırlarsanız Sabri Uzun’un kastettikleri daha iyi anlaşılır.
Sanırım görülüyor...
Sabri Uzun hakkında yapılacak en son suçlama FETÖ olabilir.
AKP’nin “ne istedilerse verdik” dediği dönemde, resmi olarak ise 2001’den itibaren Sabri Uzun ile FETÖ karşı karşıya geldi. Kumpaslara karşı çıktı. Hatta bir kısmını devlete raporladı. Tasfiye edildi. Hapishanenin ucundan döndü. Nihayetinde halihazırda süren FETÖ davalarında tanık oldu.

Başka hesaplar mı var
İlginçtir, 2011 yılında “Sabri Uzun’un kitabını yazacaktı” diye tutuklanan Ahmet Şık, 2016 yılında Erdoğan karşıtı tweetleri bahane edilerek Cumhuriyet davasında tutuklandı. Tıpkı Sabri Uzun’un önceki gün Erdoğan aleyhindeki mesajı bahane edilerek gözaltına alınması gibi.
Cumhurbaşkanına hakaret mesajlarının da, FETÖ iddialarının da, başka hesaplaşmalara perde yapıldığı günlerden geçiyoruz. Öyle ya, boşanma davalarında bile eşler birbirini bu yolla suçlayarak kolay yoldan ayrılabiliyor. Anlaşılıyor ki son dönemde FETÖ ile mücadelede yapılan hataları da, iktidarın politikalarını da eleştiren Sabri Uzun’un başına gelen pek de farklı görünmüyor.
Sakın Sabri Uzun’un bugün ödediği, görünenin çok dışında bir hesap olmasın! Umarım söylendiği gibi bazı hasımlarının “fırsat bu fırsat” dediği durumla karşı karşıya değilizdir! Umarım gözaltının seçim sonrasına gelmesi sadece bir tesadüftür! Umarım yargı mensupları dışında kimse işin içinde değildir!
Bu kez “hata yaptık” demek için yıllarca beklemesinler de!

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025