Dışlananların deyimiyle Erdoğan, AKP eskilerinin yüzde 98’ini dışarıda bırakıp, sadece yüzde 2’siyle yola devam edince, kalan yüzde 98 isyan etmeye başladı.
Bu isyan da “eski hesapların” açılmasına, “kirli çamaşırların” ortaya serilmesine yol açıyor.
Zaten hep böyle olur, bir dönem bir liderle yürüyüp iktidar sürenler, yarı yolda kalınca bağırıp çağırmaya başlarlar.
Hüseyin Çelik de o hesap, kendisini dışarıda kalmış görünce, vermiş veriştirmiş.
Bence Hürriyet’te Ahmet Hakan’a söylediği en önemli sözü şöyle:
“Kim kime haksızlık yaptıysa, Allah onun burnundan fitil fitil getirsin.”
Ama...
Eğer Hüseyin Çelik samimiyse, yaptığı haksızlıklar için ilk günahı kendisi çıkarmak zorunda.
Neden derseniz, anlatayım.
Yıl 2006.
Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanı.
Geçen hafta kaybettiğimiz eğitimci İbrahim Arıkan ise sonra adı değiştirilen ÖZDEBİR yani Özel Dershaneler Birliği’nin kurucu başkanı.
İbrahim Arıkan çıkıp, “Dershane enflasyonu var, gayri yasal uygulamalar inanılmaz boyutlara ulaştı. Dershaneler tüccar zihniyetiyle yönetilmeye başlandı. Mevzuata rağmen dershane isimleri satılıyor. Bazıları ‘bu ticarettir, istediğimizi yaparız’ diyor. Bakanlık seyirci kalıyor. Hatta gayri yasal isim ticaretini yasal göstermeye çalışıyor. Dershaneler konusu dejenere oluyor. Tüm bu olumsuz nedenlerden dolayı, biz 34 yıllık kendi dershanemizi kapatıyoruz” dedi, dediğini yaptı ve MEF Dershanesi’ni o yıl kapattı.
Dershaneler konusunda daha sonra yaşananlar malum, İbrahim Arıkan’ın tüm dedikleri çıktı, AKP kendisi dershaneleri kapatmak için kanun çıkarmak zorunda kaldı.
O yıllarda bu konuşmalar sırasında, kamuoyuna yansımayan bir başka olay daha yaşandı.
İbrahim Arıkan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e gitti, şikâyetlerini ona da anlattı, bakanı göreve çağırdı.
Ne oldu biliyor musunuz?
İbrahim Arıkan, yardım istediği bakanın yanından, “Sizin çirkin davranış ve tavırlarınızdan hicap duyuyorum” diyerek ayrılmak zorunluluğu hissetti.
Şimdi Hüseyin Çelik çıkıp AKP’den dışlandığı için haktan hukuktan bahsedip, “Kim kime haksızlık yaptıysa, Allah onun burnundan fitil fitil getirsin” diyor.
Hüseyin Çelik eğer samimiyse, önce İbrahim Arıkan’ın mezarına gitsin, dindar biri olarak bir fatiha okusun, kendisine yaptığı haksızlık için nedamet getirsin. Biz de samimiyetine inanalım.
Hüseyin Çelik’in, özellikle AKP sözcüsü olduğu yıllarda, gazetelerin tepeden tırnağa tüm yöneticilerini her gün birkaç kez tek tek arayıp, medya atmosferinin bugünlere gelmesine nasıl zemin hazırladığını da en iyi bizim gazeteciler bilir.
Ama hangi gazeteci konuşsa hedef olacağını da bilir.
O yüzden dürüstçe kendisi çıkıp, “Ben görev başındayken bazı haberler için gazeteleri aradım, fırça attım, hatta bazılarının işine bile sebep olmuş olabilirim. Bugünkü medya atmosferinin oluşmasında benim de payım var. Kim kime haksızlık yaptıysa, Allah onun burnundan fitil fitil getirsin” desin.
O zaman belki samimiyetine inanırız.
Yoksa, oyun dışına itilmiş çocuklar gibi, “Futbol topunun sahibi oyun kurucu”ya ağlayan görüntüsüyle kalır.
Doğan Satmış
Son Köşe Yazıları
Hüseyin Çelik’in pişmanlığı
Yazarın Son Yazıları
Yeni başbakan yüzde 12.5’lik Türk Boris Johnson
Yeni başbakan yüzde 12.5’lik Türk Boris Johnson
Devamını Oku
25.06.2016
Volkan nasıl patladı?
Volkan nasıl patladı?
Devamını Oku
21.06.2016
Atatürk’ü silmek ne kazandırır?
Atatürk’ü silmek ne kazandırır?
Devamını Oku
18.06.2016
İspanya fark yaptı
İspanya fark yaptı
Devamını Oku
18.06.2016
Cenazeler
Cenazeler
Devamını Oku
11.06.2016
Tehcirde Alman subayların yaptıkları
Tehcirde Alman subayların yaptıkları
Devamını Oku
04.06.2016