Atatürk’ü anlayarak anmak

Atatürk’ü anlayarak anmak

10.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Değerli okurlarım, Atatürk’e en büyük kötülüğü 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri yapmıştır.

12 Mart 1971 Darbesi, Atatürkçülük adına, “Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı” diyerek İlhan Selçuk gibi Türkiye’de, Sosyalizm ile Atatürkçülük arasında bir köprü kurmaya çalışanları işkencelerle susturdu.

12 Eylül 1980 darbesi ise Atatürkçülük adına, General Rogers’ın sözüne güvenerek hem Kıbrıs konusunda Yunanistan’a karşı kullanabileceğimiz, elimizdeki NATO’ya dönüş kozunu çöpe attı  hem de Anayasa’ya zorunlu din derslerini sokarak, YÖK’ü kurarak, siyasal partileri kapatıp cemaatlerle işbirliği yaparak, üniversiteleri ilkokul derekesine indirerek, Demokratik Rejimi Siyasal İslamın kucağına bıraktı.

***

“Kenanizm” Ali Sirmen’in harika bir icadıdır:

Sirmen bu terimi, Atatürkçülüğü yozlaştırıp kendi Neoemperyalist baskılarını meşrulaştırmak için kullanan darbecilerin lideri Kenan Evren’e gönderme yaparak üretmiştir.

“Kenanizm”, Atatürk ve arkadaşlarının hedeflediği Demokratik Cumhuriyete, “Kemalizm”e karşı olan, “Amerikancı Ilımlı İslam”a dayalı baskıcı bir rejim kurmak için kullanılan yöntemleri ifade eden “ideolojik bir modeli” ifade eder!

***

Ekonomik kökenli sınıfsal gelişme, siyasal ve hukuksal kökenli Atatürk Devrimlerini aynı hızda izleyemediği için Türkiye bugünlere geldi...

Altyapısal gelişme, üstyapı devrimlerini aynı hızda izleyemedi:

Sermaye ve işçi sınıfları, Demokrasiyi kurmak ve geliştirmek için gerekli olan güce, bilince erişemeden Çok Partili Düzen’e geçildi...

Demokrasinin kurulması ve geliştirilmesi, CHP’nin toprak reformuna karşı çıkan, toprak ağalarının temsilcisi olan, “Dörtlü Takrir” sahibi Menderes ve arkadaşlarından beklendi:

Türkiye, 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ve 1926 yılında Medeni Kanun’un kabulü ile simgelenen bir dizi devrimle “Laik Cumhuriyete” geçmişti ama bunu destekleyecek ve koruyacak bir sınıfsal yapıdan mahrumdu.

Ne yazık ki çağdaş sermaye ve işçi sınflarının gelişmesi Cumhuriyetin ve Medeni Kanun’un, devrim yasalarının kabulü kadar hızlı olamadı...

Feodal yapı egemenken Çok Partili Düzen’e geçilince, toplum, toprak ağalarını temsil eden demagojik liderlerin elinde “Atatürk Devrimlerinden” yani çağdaş demokrasi hedefinden uzaklaştı.

***

1961 Anayasası da aynı sorunla karşılaştı:

Türkiye Cumhuriyeti’ne çağ atlatan, onu çağdaş “Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk Devleti” yapan 1961 Anayasası, arkasında yeterli toplumsal ve ekonomik sınıfsal güç bulunmadığı için, Antikomünist, Neoemperyalist küresel ve yerel rüzgârların etkisiyle hacamat edildi:

İşte “Kenanizm”, bu hacamat operasyonunun darbeci askerler tarafından, utanmadan, Atatürkçülük, “Kemalizm” adına yapılmasına, Sirmen’in taktığı isimdir!

Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç’ın “Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı” sloganıyla doruk noktasına ulaşan Antikomünist, Neoemperyalist “Kenanizm” ilk olarak 12 Mart 1971 darbesiyle ortaya çıktı:

“Atatürkçü”, “Kemalist” olduklarını iddia eden Tağmaç ve arkadaşları, 1961 Anayasası’nı, “Atatürkçüyüz diye diye Atatürkçülüğü tepeleyerek”, ordu eliyle iğdiş etti.

Bu yetmedi, 12 Eylül 1980 askeri darbesi, 12 Mart’ın yok edemediği her türlü demokratik ve sol birikimi, din-tarım toplumunun kalıntıları olan cemaatlerle işbirliği halinde, “Atatürkçü Düşünce Sistemi” adını taktıkları faşist uygulamalarla, ezdi geçti, ülkeyi bugünlere getirdi; örneğin zorunlu din derslerini Anayasaya, utanmadan Atatürkçülük adına, soktu!

***

Yarın 10 Kasım anılarım ve günümüzde Atatürkçülük.

Yazarın Son Yazıları

Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026