Bireysel boykot yanlıştır, partisel boykot ise çok zordur

Bireysel boykot yanlıştır, partisel boykot ise çok zordur

25.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu sütunda 21 Ocak Pazar günü yazdığım yazıda şöyle demiştim:

“Türkiye, Anayasa Mahkemesi kararlarına bile uyulmayan, açıkça ‘Anayasa Darbesi’ yapılan bir ortamda, güya ‘adil, şeffaf ve yargı denetiminde’ olan sözde ‘Demokratik Yerel Seçimlere’ gidiyor.

Ben muhalefet partilerinin yerinde olsam, AYM kararları uygulanana kadar seçimleri boykot ederdim.

Çünkü iktidarın Anayasa Mahkemesi kararlarına bile uymadığı bir ortamda, sözde ‘yargı güvencesiyle seçim yapmak’ muhalefet için, doğrudan doğruya boynunu giyotine uzatmak anlamına gelir.

Üstelik iktidarın YSK’yi de kullanarak seçimleri, nasıl yozlaştırdığı, 16 Nisan 2017 Halkoylamasında ve ondan sonraki seçimlerde yaptığı baskı ve dezenformasyon yöntemleriyle zaten tarihe geçti.”

***

Daha sonra 22 Ocak Pazartesi günü kongar.org adresindeki haftalık yorum yazım GÜNCEL’de de gazetedeki bu yazıma göndermede bulunarak “Anayasa Darbesi” yapan iktidar, bu darbeyi sürdürdüğü sürece seçim güvenliği söz konusu olamayacağı için, muhalefet partilerinin yerel seçimleri protesto etmesi gerektiğini tekrarlayarak şöyle demiştim:

“BEN MUHALEFET PARTİLERİNİN YERİNDE OLSAM, AYM KARARLARI UYGULANANA KADAR SEÇİMLERİ BOYKOT EDERDİM.

ÇÜNKÜ İKTİDARIN ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARINA BİLE UYMADIĞI BİR ORTAMDA, SÖZDE ‘YARGI GÜVENCESİYLE SEÇİM YAPMAK’ MUHALEFET İÇİN, DOĞRUDAN DOĞRUYA BOYNUNU GİYOTİNE UZATMAK ANLAMINA GELİR.”

***

Cumhuriyet Gazetesi’ni ve beni izleyenler bilirler, ben yazılarımı eski adı Twitter olan X’te, Facebook’taki iki hesabımda ve Instagram’da, takipçilerimle ve dijital medyadaki kamuoyuyla paylaşırım.

Yukarıdaki yazılarımı da paylaşınca gelen tepkilerden, derdimi iyi anlatamadığımı anladım...

Okurlarımın pek çoğu, bu boykot önerimi, bireysel boykot olarak algılamışlardı.

Sevgili okurlarım, sakın bireysel boykotu savunduğumu sanmayın.

TAM TERSİNE, BEN ASLA BİREYSEL BOYKOTTAN YANA DEĞİLİM:

Çünkü her bireysel boykotun, kullanılmayan her oyun, iktidara yaradığı bilimsel bir gerçektir.

Benim amacım, iktidarın AYM kararlarına uymamasıyla gerçekleştirilen bir “Anayasa Darbesi” yaşanan ülkemizde, seçim yapmanın da zorluğuna, hatta anlamsızlığına dikkat çekmek ve olanaklı ise bütün muhalefet partilerinin bu konuda birleşik bir eyleme gitmesini sağlamaktı.

Elbette böyle bir boykot aslında çok gecikmiş bir eylem olacaktı çünkü:

1) Böyle bir boykot, 2014 seçimlerinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan görevinden istifa etmeden, bütün yetkileri ile, Cumhurbaşkanlığı seçimine katıldığı zaman yapılmalıydı.

2) Böyle bir boykot, bir protesto, 16 Nisan 2017 Halkoylaması sonuçlarının, yasadışı oy sayımlarına dayalı olarak ilan edileceğinin açıklandığı sırada yapılmalıydı.

3) Böyle bir boykot, OHAL baskıları altında gidilen 2018 seçimlerinde yapılmalıydı.

4) Böyle bir boykot, 2023 seçimlerinde, Anayasa’nın sadece iki kez aday olunabileceğine ilişkin açık hükmüne aykırı olarak Erdoğan üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olduğu zaman yapılmalıydı.

***

Ne yazık ki “Demokrasi Bilinci” sadece seçmende değil, siyasal partilerimizde de eksik ve/veya yanlış:

Dolayısıyla, bütün partilerin, gittikçe daha da otoriterleşen bu baskıcı iktidarı, “bağımsız bir yargının” denetleyeceği, demokratik, serbest, şeffaf ve adil bir seçim yapmaya zorlayacak böyle bir boykota katılmaları çok çok zor.

Zaten, ülkede “bağımsız yargı” kaldı mı ki?

Şimdiye kadar seçimlerdeki haksızlık ve hukuksuzluklarına YSK’yi alet eden “Şahsım Devleti”, bu kez Anayasa’yı da askıya almış olarak 2024 yerel seçimlerine gidiyor.

Ben sadece partilerin dikkatini bu noktaya çekmek istedim...

Elbette herhangi bir partinin, seçimleri tek başına boykot etmesi, hiçbir sonuç vermez!

Yazarın Son Yazıları

İktidar hırsı ‘insanlığı’ tehdit ediyor

İktidar hırsı, ‘insanlığı’ tehdit ediyor” derken “insanlık” kelimesini iki ayrı anlamda kullandım: 1) Liderlerin iktidarda kalmak uğruna yaptıkları işler, “insanlığın” sonunu getirecek boyutlara ulaşabilir. 2) Liderlerin iktidarda kalmak için yaptıkları girişimler, onların “insanlığını” yok edebilir.

Devamını Oku
20.03.2026
CHP davası: Bir 'anayasa darbesi!'

Salı günü Özgür Özel’in yaptığı konuşma haklı olarak gündemin başına oturdu. “Haklı olarak” diyorum çünkü bu konuşma aslında bir “Anayasa Darbesi” açıklamasıydı: İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Anayasa Darbesi!”

Devamını Oku
19.03.2026
İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026