Deprem, emperyalizm, cehalet ve dincilik

Deprem, emperyalizm, cehalet ve dincilik

31.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, tam da iktidarın kendi ihmallerini örtbas etmek için “Kader, Fıtrat, İmtihan ve Şehit” kavramlarının kullandığı Elazığ-Malatya Depremi’nden önce, Emperyalizmin, dinciliği nasıl kullandığını anlattığım son yazılarımdan birinde, şöyle dediğimi anımsayacaklar:

Atatürk Batı emperyalizmine, Batı’nın Temel İnsan Hak ve Özgürlükleri bağlamında, Laik Demokrasi adına karşı çıkıyordu...

İşte bu nedenle, Samuel P. Huntington, Sovyetler Birliği çöktükten sonra yazdığı ‘Uygarlıklar Çatışması’ kitabında Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin aleyhine koskoca bir bölüm ayırdı...

...Ve utanmadan ‘Kadın hakları ve laiklik, Emperyalist değerlerdir. Siz bunlara inanmayın, kendi geleneksel değerlerinize bağlı kalın’ diye öğüt verdi!”

***

Sevgili okurlarım, ben çok küçükken, ailemde sırasız ve beklenmedik bir ölümle tanıştığım ve bütün ömrümce bununla birlikte yaşadığım için deprem ve kaza gibi olaylar beni derinden etkiliyor:

Ölenlerin acılarını yüreğimde hissediyorum ve derhal, “önlenebilir miydi” sorusu aklıma geliyor!

Japonya’nın tüm dünyaya öğrettiği gibi, insanları öldüren, deprem değil çürük binalar ve alınmayan önlemler!

***

Depremden sonra iktidar, hemen kendi ihmallerini örtbas etmek için yine dini değerlere sığınarak “Kader, Fıtrat, İmtihan ve Şehit” kavramları üzerinden söylemler geliştirdi.

Tam bu noktada Salı günkü yazısında Zülâl Kalkandelen benim de gözümden kaçmış olan bir kitabı gündeme getirdi ve Emperyalizmin ülkemizdeki dinci yansımalarını mükemmel bir biçimde açıkladı; yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Susan Jacoby, ‘The Age of American Unreason’ (Amerikan Mantıksızlık Çağı) adlı mükemmel eserinde, Aydınlanma, laik gelenek ve bilim karşıtlığı olarak ortaya çıkan bu anlayışın sonuçlarını anlatıyor.

Bush döneminde doruk noktasına varananti-entelektüalizm’, holding medyasının pompaladığı rantçı popüler kültür aracılığıyla Amerika’ya hâkim oldu.

Bilimsel çalışmaları din karşıtı gibi gösteren, küresel ısınmayı yok sayan, evrim teorisine karşı çıkan, bilginin karşısına hurafeleri çıkaran bu görüş, her geçen gün güç kazandı...

...Jacoby’ye göre, sorun sadece politikacıların doğruyu söylememesi değil; insanların kamu görüşü oluşturabilmek için bilmeleri gerekenleri öğrenmek adına hiçbir çaba harcamaması...

Yığınlar, bunun sonucunda işlenen insanlık suçlarının asıl nedenini araştırmaz hale geldi, yöneticileri sorgulamadı.

Reagan döneminden bu yana entelektüeli ‘elitist’ göstermeye çalışan dinci sağın geriletilmesi sadece Amerika için değil, tüm dünya için çok önemliydi.

Çünkü Bush’la iyice popülerleşen cehalet ve korku temelli bu ideolojinin yönettiği Mantıksızlık Çağı, adeta bir virüs gibi tüm dünyaya yayılıyordu.

Aradan geçen zamanda bu virüs, Amerika’da Trump ile en vurucu darbesini yaptı. Türkiye’de ise son 18 yıldır zirvede; sonuç olarak örselenen bilimin yerini her alanda ‘kader ve fıtrat’ aldı.”

***

İşte deprem felaketi ile emperyalizm, cehalet, din, siyaset arasındaki ilişkiler bu kadar net:

KAHROLSUN CEHALET...

YAŞASIN BİLİM!

Yazarın Son Yazıları

Seçimi geçersiz kılmak

İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...

Devamını Oku
25.06.2026
Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026