Laiklik ne değildir?

Laiklik ne değildir?

22.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’de en çok yozlaştırılan, yıpratılan, içi boşaltılan kavramların başında laiklik gelir.

Özellikle dine dayalı siyaset yapanlar yani dinciler, en şiddetli laiklik karşıtlarıdır.

Üstelik bunlar, daha en başta, terim ve/veya kavram üzerinden saptırma yapmaya başlarlar:

Örneğin İslamcıların yazdığı bazı sözlüklerde laiklik “din karşıtlığı”, “dinsizlik” olarak tanımlanmıştır.

Oysa laiklik, din karşıtlığı ya da dinsizlik DEĞİLDİR:

Bütün dinleri, mezhepleri, inançları ve inançsızları da KORUYAN bir DEMOKRATİK DEVLET İLKESİDİR.

***

Laiklik kavramını saptırmak isteyenlerin kullandığı “Birey laik olmaz, devlet laik olur” ifadesi de DOĞRU DEĞİLDİR!

ÇÜNKÜ laik devletten yana olan birey, tanım gereği, laiktir.

Örneğin, bir Hıristiyan ya da bir Müslüman, devletin laiklik ilkesinden yanaysa, laik bir Hıristiyan veya laik bir Müslüman olur.

***

Laiklik, bazılarının savunduğu gibi SADECE din ve devlet işlerinin birbirlerinden ayrılması demek de DEĞİLDİR:

Laik devletin, din ve devlet işlerini ayırmasının yanında iki önemli görevi daha vardır:

Birinci olarak, çoğunlukta olan inanç sahiplerinin, bu inançta olmayan vatandaşlara baskı yapmasını engellemekle, bütün inanç sahiplerini ve elbette inançsızları da ÇOĞUNLUK BASKISINA KARŞI KORUMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.

İkinci olarak, hangi inançta olurlarsa olsunlar, inanç sahibi insanlara, Allah adına, din adına, şeyhler, şıhlar, hacılar, hocalar, rahipler, papazlar tarafından, inançlarını nasıl yaşayacaklarına ilişkin BASKI YAPILMASINI DA ENGELLEMEKLE YÜKÜMLÜDÜR.

***

Laiklik çağımızı kana bulayan dinci-tarikatçı-mezhepçi teröre karşı da en büyük sığınak, en etkili ilaçtır!

Laikliği anlatmak, savunmak SUÇ DEĞİLDİR:

Tam tersine Laikliği anlatmak, savunmak, anarşi ve teröre karşı DEMOKRASİYİ SAVUNMAKTIR!

***

Aynı dinden olan insanların ve değişik ülke halklarının dinlerini yaşama biçimleri birbirlerinden çok farklıdır.

Örneğin, Suudi Arabistan’da, İran’da, Libya’da, Malezya’da, Tunus’ta, Suriye’de, Irak’ta ve Türkiye’de yaşayan Müslümanların din uygulamaları birbirinden çok değişiktir.

Bırakınız farklı dinleri, tek bir din mensuplarının, örneğin Müslümanların bile hangi kurallara uyarak yaşayacağı, ülkeler ve mezhepler arasında dahi tartışmalıyken bir de din ilkeleri ile devlet ilkeleri çatışırsa ne olur?

Değerler ve inançlar kavgası meydana gelir, kaos çıkar, felaket olur!

Çözüm laikliktedir:

Çünkü Demokratik ve Laik Devlet, bütün dinlere, mezheplere, inançlara ve inançsızlara aynı uzaklıktadır ve HEPSİNİ KORUR.

***

LAİKLİĞE KARŞI OLANLAR:

ÜLKEMİZİN BİRLİĞİNE, DİRLİĞİNE, DÜZENİNE, BARIŞINA, GÜVENLİĞİNE VE REFAHINA KARŞI OLANLARDIR!

Yazarın Son Yazıları

Seçimi geçersiz kılmak

İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...

Devamını Oku
25.06.2026
Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026