Sosyal Demokrasi Derneği’nin görüşü

Sosyal Demokrasi Derneği’nin görüşü

11.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

İçeride yatan hastaları, yaşlıları, engellileri, bebekleri, çocukları, 28 Şubat mağdurlarını, Gezi Direnişi mağdurlarını ve haksızlığa, hukuksuzluğa kurban edilen tüm mahpusları, elbette Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ı da unutmadan...

Onlara yapılanları kanıksamadan...

Sosyal Demokrasi tartışmasını sürdürüyorum.

Sosyal Demokrasi Derneği Genel Başkanı Sami Doğan bir mektup yollamış; önemli bölümlerini aşağıda alıntıladım.

***

“Biz sosyal demokrasi derneği olarak, bir düşünce kuruluşu olarak sosyal demokrasiyi;

Siyasal ve sosyal haklarda eşitliğe dayalı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetildiği, demokratik bir toplumda yaşama hakkını savunan,

Aklın ve bilimin öncülüğünde demokratik hak ve özgürlüklerin genişletilmesini isteyen,

İnsan haklarını ve onurunu her şeyin üstünde tutan ve dayanışma ruhunu güçlendirmeyi amaçlayan

Ekolojik amaçlara önem veren ve çevre dostu politikaları destekleyen

Bir düşünce olarak görüyor ve kabul ediyoruz.

CHP, 1959’da İsmet İnönü’nün genel başkanlığında kurultayda kabul edilen ‘ilk hedefler beyannamesi’ ile:

Temel hak ve özgürlüklerin

Düşünce ifade ve basın özgürlüğünün

Sosyal, sendikal ve ekonomik hakların

güvence altına alınması doğrultusunda önemli adımlar atmıştır.

CHP 1965 yılında ortanın solunda durduğunu açıklamıştır.

1976 kurultayında ise Bülent Ecevit’in genel başkanlığında, bir yandan temel ilkeler olarak ‘Altı Ok’ korunmuş, diğer taraftan ‘Demokratik Sol’ kavramı parti programının ilkelerinden biri haline gelmiştir.

CHP’nin Altı Ok’unda yer alan ilkelerin de bugün anlaşılacağı üzere, sosyal demokrat ideolojiyle hiçbir çelişkisi yoktur.

CHP’nin yine 1976 yılında Sosyalist Enternasyonel’e üye olduğunu anımsamakta da fayda vardır.

Bugün sosyal demokrasinin ve demokratik solculuğun, Atatürkçülük ve Altı Ok ile bağdaşmadığını savunan çevreler, CHP’nin tarihsel birikimine ve kurumsal kimliğine haksızlık etmektedir.

Bu bağlamda CHP’nin, yukarıda sıraladığımız ilkeleri benimseyen bir Sosyal Demokrat parti olduğuna inanıyoruz.

‘CHP Sosyal Demokrat bir parti midir, değil midir’ gibi bir tartışmayı özellikle, ülke için hayati önem taşıyan bir genel seçim öncesinde doğru bulmuyoruz.

Öte yandan Sosyal Demokrasi Derneği olarak, önümüzdeki süreçte değişen dünya ve Türkiye koşullarını dikkate alarak ‘21. Yüzyılda Sosyal Demokrasinin Türkiye Programını’ hazırlayarak kamuoyunun bilgilerine sunmak istiyoruz.

Bu programın ana başlıkları;

Ekonomiyi en iyi Sosyal Demokratlar yönetir.

Sosyal adaleti ve refahı en iyi Sosyal Demokratlar sağlar.

İşleyen bir demokrasiyi en iyi Sosyal Demokratlar gerçekleştirir.

Ulusal çıkarları en iyi Sosyal Demokratlar korur

olacaktır.

Sosyal Demokrasi, tarihinde belli noktalarda olduğu gibi, bugün de yenileşmenin zorluklarını yaşıyor.

Burada önemli nokta, yeni neoliberal rüzgârlara kapılmadan, solun özünü ve ilkelerini koruyarak, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı gibi tüm dünyayı doğrudan etkileyen gelişmeleri doğru değerlendirerek yeni sorunlara yeni çözümler ve yeni kurumlar üretebilmektir.

Zengin bir program ve tartışma kültürüne sahip olan Sosyal Demokrasi bunu başaracak güçtedir çünkü başta emekçiler olmak üzere geniş toplum kesimleri, dün olduğu gibi bugün de özgürlük, eşitlik, dayanışma, adalet, demokrasi ve barışın hâkim olduğu bir toplum ve dünya istiyor.

İşte tüm bu nedenlerle 2023 seçimlerinde Sosyal Demokratların iktidara gelme şansı çok yüksektir.”

***

Değerli okurlarım, yukarda önemli bölümlerini alıntıladığım mektupta açıklanan görüşlerin, benim bu köşedeki yazılarımla aynı doğrultuda olduğunu mutlaka fark etmişlerdir.

Sosyal Demokrasi Derneği’ni kutlar ve kendilerine teşekkür ederim.

Umudum odur ki seçimlerden sonra Demokratik ve Laik Sosyal Hukuk Devleti yeniden işletildiğinde bu satırları içeride okuyan haksızlık ve hukuksuzluk kurbanlarının sorunları da ivedilikle çözülecektir.

Yazarın Son Yazıları

İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026