Uğur Mumcu niçin öldürüldü?

Uğur Mumcu niçin öldürüldü?

23.01.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, yarın Uğur Mumcu’nun dinci faşistler tarafından alçakça katledilmesinin yıldönümü. 

Değerli gazeteci, yazar, benim hem dostum hem de ideal arkadaşım Uğur Mumcu, Türkiye’yi bugünlere getirmek için öldürüldü: 

Uğur’un katledilmesi, emperyalistler ve onların uşakları olan dinci ve etnikçi teröristler tarafından, Türkiye’yi istikrarsızlaştırarak bugünkü yapıya taşımak için işlenen cinayetler serisinin zirve noktasıydı. 

Onun katillerini yakalayan dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Işık Kansu ile yaptığı söyleşide bu gerçeği bütün açıklığıyla, kamuoyuyla paylaşmıştı: 

“Daha önce yetiştirilmiş, uyuyan örgütlerdi bunlar, bu operasyonla ortaya çıktı. 

Özellikle İran’daki devrimden sonra, Türkiye’den oraya giderek yetiştirilen ve yıllar içerisinde Türkiye’de kullanılması için uykuya yatırılmış örgütlerdi bunlar. 

Uyuyan örgütlerin içerisinde başörtüsü eylemine katılanlar çıktı. Hatta, daha önce uykuya yatırılmış bir sürü örgütlerin olabileceği anlaşıldı.” 

Özetle Türkiye, siyasal cinayetlerle “Dizayn” edildi! 

Genel Yayın Yönetmenimiz Mine Esen dün Uğur Mumcu’nun kendisini tanımlayan sözlerini özetlemişti: 

Ben, Atatürkçüyüm, 

Ben, Cumhuriyetçiyim 

Ben, laikim 

Ben, antiemperyalistim 

Ben, tam bağımsız Türkiye’den yanayım 

Ben insan hakları savunucusuyum 

Ben, terörün karşısındayım 

Ben, yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım 

Uğur, elbette kişi olarak, bunlardan daha da fazla özelliklere sahipti: 

Zekiydi, çalışkandı 

Dürüsttü, namusluydu 

İyi bir düşünür, iyi bir yazar, iyi bir araştırmacı gazeteciydi 

Yurtseverdi, Sosyalistti 

Cesurdu, kavgacıydı 

Şakacıydı 

Bugün Sevgili Uğur Mumcu’yu bir okurumuzun yazdığı bir halk şiiri ile anmak istiyorum: 

UĞURA SESLENİŞ 

Mustafa AYDINLI 

Yoktu senin eşin, ne de benzerin 

Nasıl doldurulur bilmem ki yerin? 

Halkına mal oldu bütün eserin 

Halkının sevgisin, gör Uğur Mumcu 

İsterler ki kimse bir şey sezmesin 

Aydın düşünmesin, kalem yazmasın 

Halkı uyandırıp işi bozmasın 

Yaşatmak isterler kör Uğur Mumcu 

Boştan yere yobazlara çatmadın 

Elli yıldır yanlış adım atmadın 

Onurunu, kalemini satmadın 

Yar idin halkına, yar Uğur Mumcu 

Şimdi moda her boyaya boyanmak 

Solcu yatıp sabah sağcı uyanmak 

Ne zor imiş yokluğuna dayanmak 

Yanıyor yüreğim kor Uğur Mumcu 

Yılanın başını seze gelmiştin 

Gerçeği korkmadan yazagelmiştin 

Ne yılmıştın ne de dize gelmiştin 

Bir idin dünyada, bir Uğur Mumcu 

Çıkarını savunurken halkının 

Korkusuydun nice hırsız tilkinin 

Duruşunla yüz akıydın ülkenin 

Gönüllere ettin yer Uğur Mumcu 

Kuvayi Millici, kalpaklı idin 

Milletin vicdanı, hem aklı idin 

Susturdular, çünkü sen haklı idin 

Gerçek aydın olmak zor Uğur Mumcu 

Bilgisiz düşünce olamaz derdin 

Hakkı arkaladın, haksızı yerdin 

Bu kutsal davada canını verdin 

Bu davaya aday, her Uğur Mumcu 

Ardından verilen namus sözleri 

Gelmiyor yerine üzer bizleri 

Ortalığa saçtın nice gizleri 

Kalemin gençliğe ver Uğur Mumcu 

Aydınlı içimi döker söylerim 

Acıdan bağrımı söker söylerim 

Katillerin belli çıkar söylerim 

Susmaktır aydına ar Uğur Mumcu 

Not; Yarın akşam saat 20.00’de, Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi’nde Uğur Mumcu konusunda bir konferans vereceğim.

Yazarın Son Yazıları

Seçimi geçersiz kılmak

İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...

Devamını Oku
25.06.2026
Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026