Psikolojik savaş...

13 Haziran 2022 Pazartesi

Savaşların kazanılıp kaybedilmesinde çok önemli bir faktörün “psikoloji” olduğu bütün savaşların tarihinde görülür. “Saldırganın üstün olduğu”na ilişkin bir önkabul savaşa giren taraf için baştan bir kayıp duygusu yaratır. “Biz kazanamayız” yargısını içselleştiren taraf “teslim olmaya” hazırlanmış olur. Savaş öncesinde tarafların “tatbikat” denilen “uygulama denemeleri” karşı tarafa gözdağı vermek için, psikolojik üstünlük sağlamak için yapılan gösterilerdir. Bu nedenle de “psikolojik savaş” çok dikkat edilmesi gereken bir savaş taktiğidir.

BUNLAR GİTMEZ!

“Bunlar gitmez. Seçim olursa her türlü hileyi yaparlar. Eğer çok zorlanırlarsa seçim de yapmazlar. Bak görürsün.” Bu iktidarı uzaklaştırmanın ilk adımı bu önyargıyı yenmek olacaktır.

Toplumun kolektif bilinçaltına şu mesajların yerleştirilmesi zorunludur:

“Onlar gitmeyecek, BİZ GÖNDERECEĞİZ. BİZ HAKLIYIZ, BİZ KAZANACAĞIZ.”

Savunmaya çekilerek değil, her cephede ilerleyerek zafere yürümek doğru stratejidir. Onun için de savaş stratejilerini tanımak gerekiyor.

AKP BAŞKANININ STRATEJİSİ

Erdoğan “En doğru savunma saldırıdır” formülü ile hareket eder. Çok zengin bir “hareket repertuvarına” sahiptir. “Müjdeli ataklar”, “yaptığının tersini söyleme”, “gizli anlaşmalar”, “ödün verip geri almalar”, “yanlışları inkâr etme”, “suçu başkalarına yıkma”. Bunların hepsini duruma göre uygular. Kendi dışındakileri “küçümseme”, “aşağılama”, “hakaret etme” sürekli taktiğidir. “Yalancı”, “alçak”, “hain”, “terörist” sözcüklerini hiç duraksamadan kullanır. Yanında yer alanları yolsuzluk ve haksızlıklarda bile korur ve onlara güven sağlar. Kendisine biat edenlere iktidarın nimetlerini dağıtır. Yanından ayrılanları aforoz eder ve bağışlamaz. Bu stratejiyle bugüne kadar gelmiştir. 

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN STRATEJİSİ

CHP Genel Başkanı olarak Kemal Kılıçdaroğlu, “yıpratma ve aşındırma” stratejisi uygulamıştır. Son dönemlere kadar “meydan okuma”ya girişmemiştir. Ama AKP iktidarını ve Erdoğan’ı, çeşitli konularda sıkıştırarak yıpratma yolunu seçmiştir: “128 Milyar dolar nerede?”, “Gece yarısı dolar operasyonu ile kimler zengin edildi?”, “Tank palet fabrikası neden Katar’a satıldı?”, “Neden bütün ihaleler Beşli Çeteye veriliyor?”

Bunlar ve benzerleri ile “yıpratma ve sıkıştırma” stratejisi uygulanmaktadır. Bu alanda en büyük başarısı ise “ALTILI MASA”yı kurması, muhalefeti bir araya getirmesidir. Son zamanlarda yaptığı hamleler de yeni alanlar açtı:

- TÜİK önüne gidip bilgi alma girişimi

- SADAT önüne gidip hesap sorma girişimi

- Kanal İstanbul işinde bürokratlara yaptığı uyarı

- TÜRGEV ve ENSAR yoluyla Amerika’ya transfer edilen 1 milyar dolar

Bu ve benzeri hamleler “yıpratma ve aşındırma” yolunda kurulan yeni uç noktalar oldu. Bu hamleler gerek kendi partisi için gerekse ortak muhalefet için yararlı olmuştur.

MERAL AKŞENER’İN STRATEJİSİ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise “kuşatma ve kaynakların yolunu kesme” stratejisi uygulamaktadır. Meydan okumadan ancak sistemli olarak eleştirilerini canlı tutmakta, seçmen kitlesi ile bağlarını pekiştirmektedir. Çarşı pazar dolaşarak, halkla, esnafla ilişki kurarak, dertlerini sorarak iktidarı en zayıf olduğu yerde “kuşatmaktadır”. Sağlam ve kararlı bağ kurarak hem savlarını güçlendirmekte hem de partisinin oy oranını dikkat çekecek oranda artırmaktadır. Zor durumda olanlara durumu göstermek doğru yöntemdir. Aldığı oyların önemi de AKP’den ve MHP’den gelmesidir. Başarılı stratejisini sürdürmektedir.

ELBETTE BİZ KAZANACAĞIZ

Haklı olan biziz. Doğru olan biziz. Bilimle yaşayan biziz. Sanatla yaratan biziz. Atatürk Cumhuriyetini emanet alan biziz. Bağımsız olan biziz. Laik olan biziz. Kutsal olanı sömürülmekten kurtaran biziz. İnsanları düşünen biziz. Adaleti kuracak olan biziz. Laik eğitimi yapacak olan biziz. ELBETTE BİZ KAZANACAĞIZ. 2023’TE LAİK CUMHURİYETİN 100. YILINI KUTLAYACAĞIZ.

BİZ, BİZLER, BÜTÜN ULUSUMUZ...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çarşı pazar gezerken!.. 1 Ağustos 2022