Erdal Sağlam

Düşük asgari ücret enflasyonla iyice eriyecek

29 Aralık 2020 Salı

2021 yılında uygulanacak asgari ücret bekâr bir işçi için net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlendi. Mevcut koşullara göre, ailenin ihtiyacı hesaba katılmadan, belirlenen bu asgari ücretle geçinmenin ne kadar zor olacağı ortada. Bu arada yükseliş eğilimini sürdüren enflasyonun zaten düşük olan bu ücreti, önümüzdeki birkaç ay içerisinde bile daha da eriteceği göz ardı edilmemeli.

Hükümetin 500 TL’lik asgari ücret zammını, “işçimizi enflasyona ezdirmedik” diyerek, yüzde 14’lük enflasyona karşılık yüzde 21’lik zam yapmasıyla övünerek satacağını şimdiden söyleyebiliriz. Bunun ardında asgari ücret belirlemedeki mevcut sistemin yetersizliği yatıyor. Neredeyse TÜİK’in saptadığı bir işçinin kalori ihtiyacına göre hesaplanan rakama yakın bir rakamdan söz ediyoruz. Ne ailesinin ne de kendisinin gıda dışındaki asgari harcamalarının bile hesaba katıldığı bir ücret işçiye layık görülüyor. Bu arada yüzde 21’lik zammın gıda fiyatlarındaki bir yıllık artış kadar olduğunu da unutmayalım.

Kasımda yüzde 14’ü aşan enflasyon oranları, aralık sonu yüzde 15 civarında olacak. Yani hesaplanan reel ücret artışı uygulamaya girdiğinde zaten 1 puan erimiş olacak. Ayrıca önümüzdeki 4-5 ayda enflasyon artmaya devam edecek. Çünkü 2020 ilk 4 ayında düşük enflasyon rakamları olduğu için baz etkisi enflasyonu yükseltecek. Nisan-mayısta yüzde 17 civarında bir rakamı görebiliriz.

Yılın ikinci yarısında enflasyon oranları düşüşe geçse de 2021 yılsonu için belirlenen yüzde 9.4’lük oranın yakalanması çok zor gözüküyor. Piyasa beklentileri bile 2021’in yüzde 10.5 civarında bir enflasyonla kapatılacağı yönünde. Bu da asgari ücretin önümüzdeki yıl iyice eriyeceğini gösteriyor.

Asgari ücret komisyonunda işçi kesimini temsil eden Türk-İş Sekreteri Nazmi Irgat, Bakan Selçuk’un açıklamasının ardından söz alarak bu rakamın hükümet ve işveren kesimi tarafından kabul edildiğini, oyçokluğuyla karar alındığını kendilerinin karara katılmadıklarını söyledi.

Komisyona sadece en büyükleri olan Türk-İş katılıyor ama üç işçi konfederasyonu ortak hareket ederek, en az 3 bin liralık bir asgari ücret rakamının teklif edilmesi gerektiğini, bir süredir dile getiriyorlardı.

Aldığımız duyumlara göre, ne kadar katılmasalar da hükümetin daha az bir rakamla gelmesini bekledikleri için bu rakamdan sendikacılar çok da şikâyetçi değillermiş. Pandemi döneminde çok daha düşük bir teklifin gelmesinden korktukları için “kötünün iyisi” gibi görüyorlar demek daha doğru olacak.

İşyeri kapatmalara etkisi

Komisyon üyesi İşverenler Konfederasyonu, başından beri pandemiyi hatırlatıp, işletmelerin hayatiyetlerini zor sürdürdüklerini, bu nedenle belirlenecek asgari ücretin işyerlerine zarar verecek kadar yüksek olmamasını istiyorlar. Gerçekten de Maliye gelir vergisi oranlarını asgari ücret için indirmeye yanaşmadığı için asgari ücretin işverene maliyeti yüksek oluyor.

Yapılan hesaplamalara göre, 2 bin 825 TL 90 kuruş net, 3 bin 577 TL brüt yeni asgari ücretin işverene maliyeti 4 bin 203 TL 56 kuruşu buluyor. 2021 yılında da 75 TL’lik devlet katkısı süreceği için asgari ücretli bir işçi için işverenin cebinden çıkacak para 4 bin 128 TL 56 kuruş olacak.

Bu rakamın böyle bir dönemde, özellikle hizmetler sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için önemli bir maliyet olacağı kesin. Özellikle az işçi çalıştıran esnaf ve kobilere, işçi başına bu maliyet, zaten işleri yokken yüksek görülebilir.

Bunun işyeri kapatmalara etkisine gelince; bilindiği gibi işten çıkarma yasağı devam ediyor ve 2021 Haziran ayına kadar uzatılması bekleniyor. Bu nedenle işverenler şimdi işçi azaltma yoluna gidemeyecekler. Ancak işyerinin kapatılması halinde işten çıkarmalar geçerli olabileceği için zor durumda kalan lokanta gibi küçük işletmelerin, berber gibi esnafın asgari ücret maliyetini hesaba katıp, işletmelerini kapatabilecekleri belirtiliyor.

2021 yıl ortasından başlayarak çalışma hayatındaki kurallar normale dönmeye başladığında, yani esnek çalışma, ücretsiz izin ve işçi çıkarma yasağı ortadan kalktığında ise asıl tabloyu görmeye başlayacağız. O dönemde yaşanacak işten çıkarma ya da kapatmaların büyük ölçüde yaşanan pandemi sürecinde devletin katkısının yetersizliği nedeniyle olacağı açık. Ancak bu süreçte asgari ücret yükü de yine tartışmaların içinde olabilir.

Özetle; iktidar dar ve sabit gelirliden yana olmadığını, yetersiz devlet katkısı ardından asgari ücret tercihiyle de bir kez daha ortaya koymuş oldu.


Yazarın Son Yazıları