Erdal Sağlam

Şapkadan şimdi de ‘çekirdek enflasyon’ çıkardılar

09 Eylül 2021 Perşembe

Asıl işi olan enflasyonla mücadelede başarı sağlayamayan Merkez Bankası, başarısızlığını örtmek için, şapkadan tavşan çıkarmaya devam ediyor. “Enflasyonun üstünde reel faiz belirlemeye devam edeceğiz” diyen banka yönetimi, enflasyon oranı politika faizini geçince çark etti; artık “çekirdek enflasyon oranı”na bakacağını söylemeye başladı.

3 Eylül’de açıklanan ağustos ayı rakamıyla birlikte yıllık yüzde 19.25’lik enflasyon oranına ulaşılınca piyasalar, “Merkez Bankası’nın faiz artırmamak için ne yapacağını” tartışmaya başladılar. Bırakın faiz artırmayı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteğini yerine getirip faizi indirebilmek için Merkez Bankası’nın bahaneler üretmesini zaten bekliyorlardı. Piyasalarda ağustosta düşen çekirdek enflasyonun baz almaya başlayacağı konuşulmaya başlanmıştı.

Dün Türk-Alman Ticaret Odası toplantısına katılan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, beklendiği gibi, artık beklenen ve çekirdek enflasyon oranlarına odaklanacaklarını söyledi. Bunun anlamı “Manşet enflasyon politika faizi aşmasına rağmen, daha düşük olan çekirdek enflasyonu baz alacağım, böylece birkaç ay içinde faizi de indirebilirim” demek. Böylece Erdoğan’ın isteği yerine getirilmiş, koltuk da korunmuş olacak, herhalde.

Tabii ki, bunun uydurulmuş bir bahane olduğunu herkes görüyor. İşte bu nedenle, piyasalar beklemesine rağmen Kavcıoğlu’nun açıklamalarına tepki verdi; açıklama sırasında kurlar yüzde 1’in üzerinde değer kazanıp dolar kuru 8.48 TL’ye kadar çıktı. Sonradan gevşese de bu hareket Merkez Bankası’nın şapkadan çıkardığı tavşana kimsenin inanmadığını ortaya çıkarmış oldu.

Kavcıoğlu, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmelerine ilişkin analizler sundu, önümüzdeki dönemde “arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına daha fazla ağırlık verileceğini” söyledi.

Bu sözler, bundan sonra çekirdek enflasyona odaklanacakları anlamına geliyor. Ağustosta manşet enflasyon oranı 19.25’e yükselirken, alt endekslerden biri olan Çekirdek-C endeksi ağustosta yüzde 17.2’den 16.8’e gerilemişti. Otomotiv sektöründeki ÖTV matrah ayarlamaları ile fiyatlarda sağlanan düşüş, çekirdek enflasyondaki gerilemenin asıl nedeniydi. Önümüzdeki dönem otomobil fiyatlarında hem iç hem küresel etkilerle zamlar bekleniyor. 

Turizm sezonu ve piyasalardaki yaz rehaveti nedeniyle görece istikrarlı seyreden kurlar da çekirdek enflasyonu olumlu etkiledi. Eylülden sonra kur artışlarının yeniden hızlanması, hem manşet hem çekirdek enflasyonu artırması bekleniyor.

Bu arada üretici ile tüketici fiyatları arasındaki makasın yükseldiği, canlı seyreden iç talebe bağlı olarak önümüzdeki dönemde bunun manşet enflasyon olan tüketici fiyatlarını artırmaya devam edeceği açık. ÜFE yüzde 45.5’i bulmuşken TÜFE artışı yüzde 19.25’te kaldı ve bu makas tümüyle kapanmasa da azalmak zorunda.

PEMBE TABLO

Yeterince sıkı para uygulamadığı için enflasyonla mücadelede etkisiz kaldığı açıkça ortaya çıkan Merkez Bankası’nın başkanı Kavcıoğlu, dünkü sunumunda pembe tablolar çizmeye devam etti. Kavcıoğlu, “Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini” söyledi. Yaşanılan şokların kalıcı etkilerini sınırlayıcı, dengeyi gözeten ve fiyat istikrarı öncelikleyen bir politika duruşu sergilediklerini iddia eden Kavcıoğlu, turizmdeki toparlanma, altın ithalatındaki düşüş ve ihracat artışının da dış dengeyi desteklediğini söyledi. Cari açığın azalmasının kur üzerindeki baskıyı azalttığını kaydeden Kavcıoğlu, döviz rezervlerindeki artışın da planladıkları gibi gittiğini söyledi. Yakında pandemi öncesi fiyatlama davranışlarına geri dönüleceğini, rezervlerin güçlenmeye devam edeceğini belirten Merkez Bankası Başkanı, TL’nin güçlendirilmesine çalışacaklarını söyledi.

Merkez Bankası’nın faiz kararını alacağı 23 Eylül’deki Para Politikası Kurulu’nun hemen öncesinde, ABD Merkez Bankası Fed, 21-22 Eylül tarihlerinde toplanacak ve önemli kararlar alacak. Fed’in bu toplantıda varlık alım programının azaltılması için hazırlanan takvimi açıklaması bekleniyor.

Açıklanacak takvim, küresel iklimin bizim gibi gelişmekte olan ülkeler aleyhine dönmesi, kaynak akışının daralması, bu nedenle dolar karşısında yerel para birimlerinin değer kaybetmesi sonucunu doğuracak. TL’nin değer kaybının artması, yılın son çeyreğinde kurların, dolayısıyla enflasyonun yeniden hız kazanmasını beraberinde getirebilir.

Fed takvimine Delta varyantındaki artış ve bunun küresel enflasyona etkilerini, Türkiye’ye özgü iç ve dış politika sıkıntılarını ekleyecek olursak, enflasyonun düşeceği dolayısıyla faiz indiriminin yapılacağı dönem olarak gösterilen yılın son çeyreği, beklenenden çok daha çetin geçebilir.

Son birkaç aydır aşırı değer kaybına uğramayan TL’deki seyir, dünkü Kavcıoğlu açıklamasıyla yeniden bozulmaya, TL olumsuz ayrışmaya başladı. 

Umarız bu göz boyamaya dönük yanlış kararlar devam etmez.

Yoksa TL’nin değeri ve enflasyon için tahmin yapmak iyice güçleşecek. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları