Adamlar seçimle gitmiyor!

17 Ağustos 2020 Pazartesi

Uzun yıllar iktidarda kalan, devleti, “siyaset rejimini” (siyaset, yolsuzluk ve eleştiri olarak kabul edilebilir olanının sınırlarını) şekillendiren, çevresinde devletin kaynaklarından beslenen, bağımlı tabaka, Cezayir’deki deyimle bir “Pouvoir” (güç/iktidar) oluşan “adamlar” seçimleri kaybetme noktasında, çok şiddetli tepkiler sergiliyor.

Bir ülkede seçimlerin yapılmaya devam ediyor olmasına bakarak “adamların” seçimlerle gideceğini düşünenler esas olarak oyunun parçası, “Pouvoir”ın payandası oluyorlar.

Tunus’tan Belarus’a                                                                                               

Tunus, Mısır, Sudan, Cezayir’de adamlar seçimleri sürekli çaldılar. Bir aşamada, halk “yeter” deyince başlayan bir süreç, ülkeyi yönetilemez noktaya getirdi. “Pouvoir”ın en etkili kurumu ordu, en azından var olanı korumak için adamı feda etti; halkın demokratikleşme taleplerini kabul eder gibi yaparken aslında isyanı denetim altına almak için kolları sıvadı. Yeni bir pazarlıklar, dengeler süreci başladı. Mısır, Sudan, Cezayir’de adamlar gitti ama “Pouvoir” yerinde kaldı. Tunus’ta pazarlık süreci, siyasi dengeleri her an yeniden şekillendirerek devam ediyor.

Yirmi altı yıldır Belarus’u babasının çiftliği gibi yöneten A. Lukashenko, son seçimlerin sonuçlarını kabul etmeyen bir isyan dalgasıyla karşı karşıya. Güvenlik güçlerinin göstericilere karşı ölçüsüz şiddet uyguladığı, sık sık gerçek mermi kullandığı, cumartesi gününe kadar, tutuklananların sayısının 7 bine ulaştığı, yüzlerce göstericinin yaralandığı, iki kişinin öldüğü, serbest bırakılanların bedenlerindeki izlerin, yaygın işkence söylentilerini doğruladığı bildiriliyor.

Kırılma noktası mı?

Lukashenko, SSCB’den kalan mülkiyet ve ekonomik ilişkileri hemen hiç değiştirmeden yönetiyor. Ülke ekonomisi adeta, devlet kapitalizmi döneminde donup kalmış gibi.

Belarus rejimi, devlet işletmelerinin mülkiyetini elinde tutmayı seçtiği için özelleştirme süreçlerinde ortaya çıkan bir oligark tabakası yok. Buna karşılık rejimin, SSCB’den kalan güvenlik aygıtının ötesinde dört ayak üzerinde durduğu söylenebilir. (1) Rusya’dan, rafinelerde işlenmek üzere alınan özel tarifeli petrolün ve diğer devlet işletmelerinin gelirleri. (2) Yeni gelişmeye başlayan dijital ekonomi. (3) Muhalefet adaylarının katılması sık sık baskıyla ya da tutuklamalarla önlenen, medyayı muhalefete kapatarak sonuçları güvenceye alınan bir seçim sistemi. (4) Sürekli canlı tutulan bir “dış tehditler” söylemi.

Son yıllarda, Rusya petrol fiyatlarını dünya fiyatları düzeyine çekince rejimin kaynakları (milli gelirin yüzde 4’üne yakın) daraldı. Dijital ekonomi, bu daralmayı karşılayacak kadar olmasa da önemli bir gelir yaratıyor ama internet, sosyal medya muhalefete yeni olanaklar getirdi. Protestoları bastırmak için interneti kapatmanın günlük maliyeti 56 milyon dolar civarında. Ekonomik durgunluk, demokratik talepler, rejimin pandemiyi ciddiye almayan tutumu da halkın öfkesini artırıyordu.

Son seçimlerde muhalefeti, tutuklu kocasının yerine aday olan ev kadını Tukhanovskaya temsil ediyordu. Güvenlik kaygısıyla çocuklarını yurtdışına gönderen Tukhanovskaya seçim kampanyasını yurtdışına kaçmak zorunda kalan iki eski adayın eşleri, Tsepkalo ve Kolesnikova ile birlikte yürütüyordu. Seçim kampanyasının talebi çok basitti: Seçilirsek, bütün siyasi tutukluları serbest bırakacağız, hemen adil bir genel seçimler düzenleyeceğiz! Muhalefet mitinglerinin çapından, bu platformun büyük ilgi çektiği anlaşılıyordu.

Lukhashenko seçimleri, oyların yüzde 80.2’sini alarak kazandığını açıkladı. The Moscow Times’in bir yazarına göre, “bu açıklama, yüzde 65-66 dolayında bir sonuç açıklamak için hazırlanmış Yüksek Seçim Kurulunu bile şaşırttı”.

Halk sokaklarda, isyan halinde. Sonuçlara resmen itiraz etmek için YSK’ye giden Tukhanovskaya, içerde çok uzun süre kaldıktan sonra, TV’de elindeki bir metne bakarak halkı sonuçları kabul etmeye, evlerine dönmeye çağırdı, apar topar ülke dışına kaçtı.

Ben bu yazıyı yazarken, genel grev çağrısı da yapan muhalefet, pazar günü öğleden sonra ülke tarihinin en büyük gösterisini gerçekleştirmeye hazırlanıyor, Putin Lukeshenko’ya kapsamlı destek vereceğini açıklıyor, rejim bir karşıt gösteri düzenlemeye çalışıyordu.


Yazarın Son Yazıları

Büyük belirsizlik 12 Ekim 2020
ABD’ye ne oluyor? 5 Ekim 2020
Ya seçimle gitmezse? 24 Eylül 2020
Fanteziler ve iki tarih 3 Eylül 2020