Feyzi Açıkalın

Harç mı haraç mı?

24 Eylül 2020 Perşembe

Şöyle başlayalım; AKP iktidarı yaşamın her alanında olduğu gibi sporun da vıcık vıcık içinde yer alıyor. Siyasi iktidarın olurunu almayan hiçbir federasyon başkanı seçimi kazanamıyor.

İktidarın tek spor anlayışının, mümkün olduğunca çok sayıdaki gence lisans çıkartmak ve tesis yapmaktan geçtiği biliniyor. Sivrilebilen genç sporcular ise rejimin propaganda aracı haline getiriliyor. Bu anlamda, kendi görüşlerine yakın sporcuların önü açılıyor.

Sözü edilen anlayış ile yeterli sayıda yarışma yapılmıyor ve de uluslararası ölçekte yarışmacı sporcu çıkamıyor. Bu durumda da kısıtlı sayıda, belirli amaca hizmet eden iktidar kontrollü yarışmalar yerine amatörce yapılan, sosyal birlikteliğin sağlandığı organizasyonlar öne çıkıyor.

Bunlardan birisi ve en bilineni de Gran Fondo adı altında yapılan bisiklet etkinlikleri. Yurdun belirli köşelerinde yapılmaya başlanan, özellikle amatör veteran sporcuların katılım sağladığı Gran Fondo’lar, bisiklet federasyonundan izin alarak yapılıyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu geçen günlerde, katılımcı başına aldığı 10 lirayı 50 liraya çıkarttığını ilan ederek ilginç bir karara imza attı. KDV ve POS komisyonu ile aslında organizatöre 60 lira ek maliyet yükleyen bu karar şaşkınlık yarattı.

Yine AKP siyasi rejiminin bir işleyişi olarak, spor federasyonları yarış organizasyonu ya da tesis ihaleleri üstünden para kazanmaya teşvik ediliyor! Bütçelerini bu yolla oluşturmaları bekleniyor! Böylece bağımsız yarış ya da etkinlik organizatörleri birer sömürü aracı haline geliyor. Sporu tabana yaymaktan yoksun, yıldız sporcu yetiştirip gençleri spora öykündürmekten uzak politikalar güden kifayetsiz federasyonlar, yalnızca gücü ellerinden kaybetmemek için bile spora zarar vermekten kaçınmayabiliyor.

Bağımsız organizatörler de bu durumda yan yollara baş vurmak durumunda kalıyor. Federasyona direk gitmek yerine, valilikler, belediyeler, herkes için spor federasyonu ve il müdürlükleri gibi kurumlar üstünden izin başvurusu yapmayı planlıyorlar.

Böylece, ülkenin gidişatından bağımsız olamayan, saçmasapan bir spor yönetimi ve anlayışına güzelim insanlar mahkum ediliyor...


Yazarın Son Yazıları

Harç mı haraç mı? 24 Eylül 2020
Hilafette turizm 21 Temmuz 2020