Gökten zembille savaş mı indi?
Feyzi Açıkalın
Son Köşe Yazıları

Gökten zembille savaş mı indi?

11.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

11 Mart 2021 tarihinde çıkan kitabımın adı, ‘Gökten inişinin birinci yılında COVID-19’ idi. Beklenmedik bir anda, ansızın anlamına gelen gökten zembille iniş analojisiyle, COVID-19 virüsü hastalığının siyasi iktidarın yardımına gelişindeki zamanlamaya dikkat çekmek istemiştim. Dünyayı sarsan salgın, her anlamda zor günler geçiren AKP siyasi rejimine bir lütuf gibi gelmişti. Siyasi iktidar ekonominin bozulmasını COVID-19 önlemleriyle ilişkilendirmekle kalmamış, normal zamanlarda sakınacağı otoriter girişimlere ve oldubittilere o dönemde başvurmuştu. Bu anlamda, ABD-İsrail saldırısı aynı etkiyi verecek miydi? Soru buydu.

Savaş diye dünya tarihine geçecek ama ABD-İsrail iş birliğinin İran’a saldırısı olarak tanımlanması gereken vahşet, yabancı haber kanallarında yer alırken ‘theatre’ yani tiyatro kelimesi sıkça kullanılıyordu. Gerçekten de sergilenen büyük bir tiyatroydu… Tiyatroyu sahneye koyanlar oyun günü yaklaştıkça, 2025 Ekim’inde Savunma Bakanlığı’nın adını ‘Savaş Bakanlığı’ koymuş kimse de “Hayırdır, ne savaşı?” diyememişti. Nitekim tiyatro ilk gösterimini kendi evinde değil ama konfor alanını tehditten çok uzaklıktaki bir ‘turne’ olarak sunmuştu. Dikkatinizi çekerim; turne, hazırlanan bir oyunun farklı şehir ve ülkelerde sahnelenmek üzere çıktığı gezici gösteri demektir. Yani gösterinin bir yan ülkeye taşınması çok kolaydır ve ihtimal dahilindedir!

Eserin adı da ilginçtir: Epic Fury! Türkçeye ‘Destansı Öfke’ diye de çevrilebilir. Operasyonlarına isim vermeye çok önem veren ABD yönetimi teoloji ve mitolojiden de yararlanır. Nitekim Fury İncil ve Tevrat’ta da büyük günahlara, haksızlıklara karşı gelişmiş öfke olarak yer alıyor. Tiyatro yönetmeni anlamlandırmayı genişleterek mitolojiye başvuruyor ve oradan asıl önemli olan ‘intikam’ kelimesini devşiriyor. Fury yeraltının üç intikam tanrıçasından birinin adıdır! Böylece tiyatro oyununda intikam alma öfkenin önüne geçiyor. Buradaki soru da İran’ın ABD’ye, intikam alınması gereken ne denli büyük bir kötülük yapmış olabileceğidir…

Eğer bir devlet olarak İran’ın kötülüğü sorgulanıyorsa, intikam gerekçesi kişisel bir hesaplaşmaya dayanıyor demektir. Dünyanın en büyük demokrasisi diye adlandırılan bir ülkenin kurumsal merkezinde şeriatçı ayin yaparak savaşı kutsayan tarikatçının, dünyanın öbür ucundaki bir başka dininin tarikatçısıyla ne hesaplaşması olabilir? İşin kötüsü ABD’deki tarikatçının ortağı da üçüncü bir dininin tarikatçısıdır. Öyleyse sergilenen din değil ama tarikatçıların var olma savaşı mıdır? Gözü dönmüş, ülkelerindeki insan dahil her türlü varlığın yok olması konusu umurlarında olmayan tarikatçıların…

Oyunu kurgulayanlar senaryoyu 90 yıl öncesindekinden aşırıyorlar. Ekrana çıkan çok saçlı beyaz, yakışıklı erkekler liderlerinin jest ve mimikleriyle konuşuyor. Sarı boyalı saçlı kadın sözcüler de öyle; sert, alaycı, kısa yanıtlar vererek liderlerini yüceltip, bir öncekilerini kötüleyerek ilerliyorlar. Oyunun dram bölümü ise İran’a ait. Dinci faşist yapılanmadan yıllardır çekenler, yeni nesil bir başka faşist tarafından kurtarılma senaryosunu hazmedemiyorlar. Ama saldırgan düşman karşısında, ülkelerinin bekası adına rejimi savunmak zorunda kalıyorlar. Koşulsuzca ABD’yi destekleyen diasporadaki İranlılar ise bir başka yazının konusu…

İran’da yaşananlardan yola çıkarak empati yapıldığında, ülkemiz adına ne büyük bir tehlikenin içinde bulunduğumuz anlaşılabilir. Akıl almaz bir teknolojiyle yapılan saldırı ve egemen gücün pervasızlığı, ülkemiz insanını karamsarlığa sürükleyebilir. Karamsarlık, aynı senaryonun bize uygulanması olasılığı karşısında karşılaşılabilecek çaresizlikten kaynaklanır. Kısa süre öncesine göre hayal bile edemediği küresel güç gösterisini naklen izleyen insanımızın, kendi ülkesindeki hukuksuzluk, yolsuzluk ve yoksulluğu ikinci plana atması normal ama tehlikelidir. Bu durum aynı Covid döneminde yaşandığı gibi, ülkemizdeki siyasi rejimin işine gelir. Ülkemizin tehdit altında olduğu savıyla her türlü baskıyı yoğunlaştırarak, artık açık hale getirdiği ajandalarının hızlanmasını sağlar. Ulusal sınırlar içindeki egemenliğimizi koruma adına halkımızın tek yürek olması beklenir. Fakat İran’daki despot dinci rejimin, kendi kadim halkını bir başka despotun saldırısı karşısında nasıl çaresiz hale getirdiği, bu tür rejimlere hâlâ özenenler için ders alıcı olmalıdır. İran’a dayatılmak istenen ‘koşulsuz teslimiyet’in bir benzerini ülkemiz muhalefetine uygulamak isteyen siyasi iktidar, demokrasisini kuramamış ülkelerin içine düştüğü durumu görüp ders çıkarmalıdır… 

 

İlgili Konular: #AKP #ABD #İran

Yazarın Son Yazıları

Gökten zembille savaş mı indi?

11 Mart 2021 tarihinde çıkan kitabımın adı, ‘Gökten zembille inişinin birinci yılında COVID-19’ idi.

Devamını Oku
11.03.2026
Eskişehir taraftarı

Eskişehir Ultra taraftarlarının, İspanyolların ünlü “Paquito el Chocolatero” şarkısıyla gerçekleştirdikleri tribün şovu spor dünyasında viral oldu.

Devamını Oku
07.03.2026
Akıllı Gianni

“Dünya yıkılsa hafta sonu golf oynamaktan vazgeçmem” diyen Donald J. Trump gerçekten dünya yıkılmakta, savaş makineleri İran’ı cehenneme çevirmekteyken Florida’da golf oynuyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Rotası Saray olan TUR

TUR kısaltmasından Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nu anlıyoruz.

Devamını Oku
25.02.2026
6 Şubat depremi bir milattı

6 Şubat depremi yaklaşan Mayıs 2023 Genel Seçimleri öncesi gelmişti.

Devamını Oku
06.02.2026
Bombalanmayla gelecek özgürlüğü bekleyen göçmenler

Bombalanmayla gelecek özgürlüğü bekleyen göçmenler

Devamını Oku
02.02.2026
2025 ‘Seçimsizleştirme’den ‘Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

2025 ‘Seçimsizleştirme’den ‘Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

Devamını Oku
04.01.2026
Türk bisikleti nereye?

Yazının konusu yarışmacı, elit bisiklet sporu ve sporcusudur.

Devamını Oku
08.10.2025
Emine Abla Turizmi

Bir Doğu Karadeniz gezisi öncesi Google’da konuk değerlendirmeleri arandığında, göze ilk çarpan, hizmet sektöründeki sözgelimi “Emine Abla ve Ali Abi” betimlemeleri oluyor.

Devamını Oku
02.09.2025
Her şey Yerel Yönetimler Yasasıyla başladı

Her şey değil tabii ki; taşradaki/yereldeki ganimetin üretimi ve paylaşımını öngören bu yasaya sıra geldiğinde, ülkedeki kamuya ait varlıklar çoktan görücüye çıkmış, satılmıştı bile.

Devamını Oku
13.07.2025
En iyimiz en çalışkanımızdı…

Bu sözleri CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kaybettiği yakın çalışma arkadaşı, Manisa Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’ in ardından söylemişti.

Devamını Oku
11.06.2025
Siyasi tutuklamaların taşradaki etkisi

Yazının başlığında ‘siyasi gözaltı’ ya da ‘tutuklama’ sözleri yer alınca, bu anlatımın öznesinin CHP olduğunu anlıyoruz.

Devamını Oku
01.06.2025
Özgür Özel nasıl koşuyor

Özgür Özel nasıl koşuyor

Devamını Oku
27.05.2025
Kötülüğün resmini çizdiler

Kötülüğün resmini çizdiler

Devamını Oku
25.05.2025
En Batı’daki Doğu Fas

En Batı’daki Doğu Fas

Devamını Oku
27.04.2025
AKP umudu çoğalttı!

AKP umudu çoğalttı!

Devamını Oku
24.03.2025
Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk

Yarınını Yaren leylek gibi bekleyen halk

Devamını Oku
16.03.2025
14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik

14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevgisizlik

Devamını Oku
16.02.2025
Hristiyanlıkla ilgili bişey…

Hristiyanlıkla ilgili bişey…

Devamını Oku
07.01.2025
2024 yılı bir büyük şakaydı…

2024 yılı bir büyük şakaydı…

Devamını Oku
04.01.2025
Birden fazla Vietnam

Birden fazla Vietnam

Devamını Oku
19.12.2024
AKP’nin demokrasi şöleni kongreleri

AKP’nin demokrasi şöleni kongreleri

Devamını Oku
12.10.2024
Tasarruf tedbirini bahane eden yerel basın

Tasarruf tedbirini bahane eden yerel basın

Devamını Oku
22.08.2024
Olimpiyat açılış ve kapanıştan ibaret değildir

Olimpiyat açılış ve kapanıştan ibaret değildir

Devamını Oku
09.08.2024
Avrupa Futbol Şampiyonası kapatılsın… Olimpiyat kalsın…

Avrupa Futbol Şampiyonası kapatılsın… Olimpiyat kalsın…

Devamını Oku
20.07.2024
3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde Nâzım Hikmet

3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde Nazım Hikmet

Devamını Oku
03.06.2024
Cumhuriyet’le tanışıklığımın kırkıncı yılında

Cumhuriyet’le tanışıklığımın kırkıncı yılında

Devamını Oku
09.05.2024
Ah şu çöl tozları

Ah şu çöl tozları

Devamını Oku
27.04.2024
Son Güneş Tutulması örneğinde bilimin popülerleştirilmesi

Son Güneş Tutulması örneğinde bilimin popülerleştirilmesi

Devamını Oku
13.04.2024
Umarım 2054 yerel seçimlerinde

Umarım 2054 yerel seçimlerinde

Devamını Oku
30.03.2024
Ergun Hiçyılmaz’ın ardından

Ergun Hiçyılmaz’ın ardından

Devamını Oku
14.02.2024
Deve pazarlığı

Deve pazarlığı

Devamını Oku
27.01.2024
Ülke tarihinin gördüğü en ‘siyasi’ yerel seçim

Ülke tarihinin gördüğü en ‘siyasi’ yerel seçim

Devamını Oku
10.01.2024
Seçmece başlıklarla 2023 yılı özeti

Seçmece başlıklarla 2023 yılı özeti

Devamını Oku
31.12.2023
Cumhuriyetin başkenti Ankara ve Anıtkabir

Cumhuriyetin başkenti Ankara ve Anıtkabir

Devamını Oku
29.10.2023
100. değil asıl 101. yılın nasıl kutlanacağı önemli

100. değil asıl 101. yılın nasıl kutlanacağı önemli

Devamını Oku
27.10.2023
Hızır'ın malları

Hızır'ın mallar

Devamını Oku
22.10.2023
Sıradanlaştırılıp değersizleştirilen 100. yıl kutlamaları

Sıradanlaştırılıp değersizleştirilen 100. yıl kutlamaları

Devamını Oku
18.10.2023
Derna’nın trajedisi

Derna’nın trajedisi

Devamını Oku
15.09.2023
Yerel seçimler neden hayat memat meselesi oldu

Yerel seçimler neden hayat memat meselesi oldu

Devamını Oku
10.09.2023